• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.77)
the gold rush - charlie chaplin
altın aramak için klondike altın madenleri bölgesine giden ‘the tramp’, burada çeşitli insanlık dramıyla ve zorluklarla karşılaşır. kötü hava koşulları nedeniyle bir kulübede başka bir altın arayıcısı ve kaçak bir mahkumla yolları kesişen şarlo kısa zamanda trajik olaylara şahit olur. bu esnada insanoğlunun hırslı ve maddi yönlerini hayretle keşfeden şarlo, sonunda altın madenleri bölgesine eriştiğinde artık bir maden işçisi olmak istemediğine karar verir. fakat macera bununla sınırlı değildir.
  1. ayakkabı yeme sahnesi ile meşhur olan ancak bence çok daha güzel bir plan yapıp bekleme sahnesi barındıran 1925 yapımı film.
  2. daha önce çok sayıda kısa metrajlı ve iki tane de orta metrajlı film yapmış olan chaplin'in woman of paris: a drama of fate'ten sonra çektiği ikinci uzun metrajlı filmidir. bu filminde de öncekilerde olduğu gibi "küçük serseri" şarlo'yu canlandırmaktadır. film o tarihte rekor sayılacak bir süre olan 14 ayda ve astronomik sayıcak bir maliyetle tamamlandı. chaplin filme tam 650.000 dolar harcamıştı.
  3. filmin en can alıcı ve fakirliğin dibi denebilecek sahne , yemek niyetine ayakkabı yeme sahnesidir. link
  4. şarlo'nun bu filmdeki garibanlığı bana hep başka görünmüştür. gurbet, aşk, kimsesizlik ve yoksulluk... bunlar ilk aklıma gelen kelimeler.
    gülerken içten içe üzüldüğüm çok sahne oldu.
    sebebini çözebilmiş değilim.

    ağlayarak gülmek veya gülerek ağlamak... öyle bir şey işte.