• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.25)
tystnaden - ingmar bergman
iki kız kardeş birbirini sevmemektedirler. küçük olanın çocuğuyla beraber gittikleri bir tatilden dönüşte, dilini bilmedikleri bir ülkenin otelinde bir geceliğine konaklarlar. bu arada büyük olan kardeş ölümcül bir hastalıktan muzdariptir.
  1. bergmanın ‘’oda üçlemesi’’ olarak bilinen kasvetli ve kederli üçlemesinin sonuncu filmi. diğerleri sasom i en spegel (1961) ve nattvardsgasterna (1962). üçlemeyi oluşturan filmlerin ortak özelliği öykülerinin karamsarlık ve mutsuzluk içermeleri, ruhen örselenmiş, inançlarını yitirmiş, yalnız, umutsuz karakterler ve iletişimsizliktir.

    1963 yapımı bu film de aynı atmosferde dolanırken dıştan en içlere bilinçdışının derinliklerine kadar girer.

    bergman bu filmin en kişisel filmi olduğunu söylemiştir.

    ismini filmin atmosferinden almıştır. seçici bir ses kullanımı, ses tonlamaları ve sessizlik insanı rahatsız eder. az diyalog olmasına rağmen en çok düşündüren filmlerdendir. psikolojisi sert, düşünsel bir film.

    en çok imge kullandığı filmlerinden biridir.

    ester aklı anna da bedeni simgeler. beden akla direnir. sahneler aklın olmadığı zamanlarda dingin beyaz, aklın belirdiği sahnelerde ise olabildiğince karanlıktır.

    görüntü yönetmeni sven nykvist, bergman'ın bu klostrofobik filmini alan derinliğini fazlaca kullanarak çekmeyi tercih etmiştir.

    finalde anna yeğenine ‘’yabancı dilde kelimeler: ruh’’ yazar. anlarız ki tek başına beden ya da akıl işe yaramaz. ikisi de ruha muhtaçtırlar.

    iletişimsizlik üzerine kurulmuş ‘’sessizlik’’ anna, ester ve otel görevlisinin ‘’bach’’ dinlemesiyle bozulur ki bu sahne de müziğin iletişimi ve evrenselliğini ortaya serer.
  2. hem kadın hem de kız kardeş olgusu üzerine bergman'ın elinden çıkan en iyilere oynayan filmdir.
  3. anne,teyze ve çocuk arasında geçen herkesin kendi dünyasında,kendi derdinde olduğu iletişimsizlik ve aile,akraba kopukluğunu anlatan bergman filmi.

    filmde çocuğun yalnız ve ilgisiz kalması kuzey toplumunun durumunu ortaya koyuyor konforlu ve bütün imkanlara sahip insanların nasıl bunalıma girdiğini bergman kasvetli bir şeklide izleyiciye aktarıyor.