• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
waterworld - kevin reynolds
dünyanın sular altında kaldığı bir gelecekte insan ırkı hayatta kalma mücadelesini köhne sandallarda ve geçici, yerleşik olmayan şehirlerde sürdürmektedir. sadece birkaç insan ısrarla “dryland” adı verilen efsanevi bir bölgede yaşamayı sürdürmektedir. bu gizemli bölgenin nerede olduğunu arayan şeytani deacon (dennnis hopper) genç enola ve annesi helen’ın yaşadığı şehre saldırır.
  1. muhtemelen keşke başkası çekseydi diyeceğiniz filmlerden. benim ilk aklıma gelen james cameron. veya derdini çok daha kör göze parmak anlatmayı başarabilen david fincher tarzı bir yönetmen.

    gişedeki müthiş çakılmasına rağmen, eni sonu derdi olan bir film çünkü ( global ısınma dışında, ne kadar klişe olsa da, ne kadar zorlama olsa da aşağıda kendimce yorum yapmaya çalışacağım ).

    sonlara doğru, insanların emeğini ve duygularını sömüren deacon 'un sahip olduğu exxon valdez 'in batışı, başından beri duygusuz ve sevgisiz denizci karakterinin küçük kız enola sayesinde birden bire u dönüşü... kapitalizmi yenecek olan umutlar ve insanların birbirlerine duydukları sevgi. exxon valdez, 1985 senesinde dünya tarihinin insan eliyle yapılmış en büyük çevre felaketlerinden birisine yol açan petrol sızıntısının gerçekleştiği gemi. bu filmde, belki de tabiat ana intikamını, tüm dünyayı sular altında bırakarak ( filmde gerçekten de öyle ) almıştır.

    film 1995 senesinde yapılmış. sanat yönetimi falan tartışmasız harika, post apokaliptik filmlerin en aydınlıklarından, sanıyorum sıkıntısı bu. aslında mad max 'in suda geçen versiyonu olsa, daha çok ses getirebilirmiş gibi duruyor, ama işte dediğim gibi, sistemi ancak barış, sevgi, kardeşlikle alt edebilirsiniz deyince o şansta kalmamış oluyor pek.

    ben filmi izlerken aklımdan şu kelime geçti hep : steampunk

    kısacası waterworld, tam olmamış bir film, birşeyler eksik kalmış duygusu hep var. ancak imdb notundan da yukarısını hak ediyor. biraz aceleye gelmiş gibi durmasının nedeni muhtemelen, başta belirttiğim yönetmen faktörü.

    ( bu arada, filmin maliyeti 175 milyon dolarmış, açılış haftası yaklaşık 21 milyon dolar getirse de, amerika 'da ki toplam hasılatı 88 milyon dolarla sınırlı kalmış. dünya çapında yaklaşık 175 milyon dolarla, toplamda 264 milyon dolarlık hasılat elde etmiş. )

    not: biraz zorlasam küçük kız enola 'yı da enola gay 'e bağlarım da, o kadar da değil film...