1. çöpte buldukları kitaplarla kütüphane yapan temizlik görevlileri ve markete gelişinde sürekli kitap reyonunda kitapları inceleyen yaşlı teyze için ona koltuk yapan market haberini okuduktan sonra aklıma gelen fikirlerin üzerine merak ettiğim youser fikirleri.
    mesela ben polikliniklerde sıra bekleyen insanların oyalanması için içi çeşitli kitaplarla (hatta özellikle sağlık kitapları ilgi çekici olanlarından ya da kültürel ve entelektüel seviyeyi biraz olsun arttırabilecek her çeşit kitap ve dergi) dolu ufak bir kütüphane olsa diyorum. aynı şekilde insanların sıra beklemesi gereken ptt, banka, devlet dairesi gibi herhangi bir yerde de olabilir. vardır hatta belki böyle yerler ama yeterince özenli ve ilgi çekici olduğunu sanmıyorum. daha ilgi çekici olması açısından çizgi romanlar çok iyi olabilir hatta.
    vatandaşlara geri dönüşümlü çöplerini gerekli yerlere ulaştırmaları karşılığında ufak bir miktar da olsa para ya da devletle ilgili işlerinde kullanabilecekleri kupon ya da jetonlar verilse. bak adı bile hazır; e-para ya da e-jeton. bunlar belki de hali hazırda ufak çapta denenen fikirlerdir bilemiyorum ama yoksa eğer güzel bir uygulama olur bence.
    ev kadınlarının daha sosyal olması açısından da bir fikir var aklımda. ancak kendi annemden biliyorum ahşap boyama kursuna her zaman gidemiyordu çünkü boyalar pahalıydı ve kendini eve yük oluyor gibi hissediyordu. bence bu yüzden birçok kadın bu kurslara gitmiyor. işte tüm masrafların devlet tarafından ya da bağışçılar tarafından karşılandığı ve sadece el işi değil yüzme gibi sportif aktivitelerin de yer aldığı kadın kahvehaneleri ya da kadın merkezleri (kabul güzel bir isim bulamıyorum) yapılsa ya da varsa yaygınlaşsa da ev hanımları toplumda daha aktif olsa. yüzme bilen kişi sayısı artsa ve insanlar böyle zevklerden geç de olsa tat çıkarsalar.
    mesela 6-12 yaş arası tüm çocukların bir spor veya sanat dalı ile ilgili kursa gitme zorunluluğu olsa ya da okulda bu branşlardan ders alıp yarışmalara ya da takımlara girme zorunluluğu olsa. yani devlet bu alanlara yönelmeyi okullarla zorunlu hale getirse. hatta lise ve üniversitelere girişte bunlar ek puan getirse. beden-resim ve müzik dersleri boş dersler olarak geçirilmese ve çocuklar az da olsa bu konularda daha aktif hale gelse mesela çok güzel olurdu. hatta talent show kültürü gelse ülkeye ve çocuklar yeteneklerini gösterip alanlarında yarışarak notlarını yükseltmeye çabalasa. yani kitaplara sorulara gömülmeseler. yaş sınırı tamamen benim örneklemem bu arada.
    din derslerini sayıca arttıracaklarına çocukları daha eğitimli yapacak konularda eğitim verilse. ben de müslümanım mesela ama din derslerinde baskıcı bir şekilde islam tarihi öğretilmesindense teoloji ve düşünme biçimleri ve ahlak felsefesinin karşılıklı konuşma ile irdelenmesini daha uygun buluyorum. hatta bu derste sınav yapılmasa da yerine münazara şeklinde öğrencilerin fikirlerini belirttiği bir düşünce alışverişi ortamı olsa. bir antik yunan ortamı hayal ediyorum liselerimizde youreads.
    fransız liseleri gibi yabancı eğitimli liselerde sanat tarihi öğretiliyor mesela arkadaşım bir resme bakıp "barok tarzda bu" yorumunu yapabiliyorken ben de kültürlüyum diye geçiniyorum. mesela resim derslerinde habire 23 nisanla ilgili resim çizin baskısı yapmak yerine sınava tabi tutulmadan çocuklara böyle bir sanat nosyonu kazandırılsa.
    bir de yetişkinlik hayatında ihtiyaç duyulan şeylerin öğretildiği sınav yapılmayan hayat bilgisi kıvamında mini dersler okutulsa. mesela devlet dairelerinde işimiz düşünce yapılması gerekenler, görgü kuralları, acil birşey yoksa acil servisin meşgul edilmemesi gerektiği, resmi birşey yapılacaksa izlenmesi gereken yollar, vatandaşlık hakları gibi lifehack kıvamında şeylerin öğretildiği bir mini ders hepimizin yetişkinlik hayatını kolaylaştırırdı.
    hayır yani yüce devletimin parası ayakkabı kutularında helâk olmasındansa buraya harcansın istiyorum.
    daha çok fikrim var ama sizinki de göz tabi bunu okuyacak. o yüzden varsa dünya için iyi bir fikirleri, youser'ları bunları paylaşmaya davet ederim.
  2. adab-ı muaşeret kurallarını her kanaldan yayalım.
    okullarda bunun için bir ders olsun.
    maddeleri için reklamlar çekilsin.
    her trende uyan gerizekalıların bile öğrenmesi için trend olsun.
    uymayanları dışlayalım demiyorum ama bu kurallar yayılıp benimsendikçe insanlar zaten uymayanları hayatlarında istemeyecekler.
    saygı ve görgü ile sonsuza kadar mutlu mutlu yaşayalım.
    parov
  3. eminim ki, masamızın üzerinde, 'dünyayı daha iyi bir yer yap' düğmesi olsa herkes bu düğmeyi en az bir kere kullanacaktır. ancak, o düğme yerine insanların eline kazma ve kürek verip, 'haydi dünyayı daha iyi bir yer yap' deseniz aklınıza gelmeyecek bahaneler üreteceklerdir.
    bunun nedeni, tembellik, bencillik ve işin kolayına kaçmak değildir bence.

    tıpkı, organizmalar gibi düşünceler, fikirler ve doğrular ile yanlışlar da evrimleşir. bilimdeki evrime, 'bilimin gelişmesi' deriz. doğrularım evriliyor demeyiz de, doğrularım değişti deriz. üzerimize düşen görevler de zaman içinde kabullenebilir olmadığı takdirde asla sorumluluğumuz gibi görülmez.
    bazı anlar vardır ve bu durumun, yani sorumluluk duygusunu birden içimize salıverir.
    bu sorumluluk ateşini yakan şeyi annelik duygusuyla açıklamak doğru gibi geliyor...

    annelik, tamamen homonaldir. annenin bebeğine hissettiği yoğun duygu ve bağlılık, evrenin gelişimine baktığınızda, aklınıza bu denli hızlı gelişmesinin nedeninin bir iksir olabileceği fikrini getirir. sadece bir iksir bir insanı bu kadar değiştirebilir. tembel ve dünyayı umursamayan bir insan düşünün. korkak ve çekingen olması da cabasıyken, anne olması tüm dünyaya bakışını değiştirir. psikolojik sorunları veya tramvatik bir geçmişi olmayan bir kadının anne olmasından önceki hali ile olduktan sonraki hali arasındaki farklar çoğunlukla gözlenebilir niteliktedir. elbette doğumdan sonraki gün yapılamaz bu gözlem. bu enerjinin de bir evrimi olacaktır. anne, genel olarak 2 yıl içinde dünyadaki bazı kötülükleri anlamadığını söylemeye başlayacak ve haksızlıklarla mücadelede prensipleri olduğunu görmeye başlayacaktır. aslında, temel güdüsü bebeğinin geleceği için güzel bir dünya dilemektir. ancak, annenin diğer insanlardan farkı, bunun için dilemekten fazlasının gerektiğini bilmesidir.

    dünya' nın daha iyi bir yer olabilmesi için, insanlar eğitilmeli elbette. ama beynin derinliklerinde bazı hormonların salgılanması için toplumsal ihtiyaçlara da cevap verilmelidir. bir insanın beyninin salgılarından biri de serotonindir. bu hormon basit anlamda insanları mutlu ettiği kanıtlanmış bir hormondur. bu hormonu salgılamayan bir beyin, çok nadiren çevresini mutlu eder. ancak bu hormonu salgılama oranı yüksek olan insanlar da kötülük yapabilir. hatta bazı saplantılı katillerin, kurbanlarını öldürdüğünde veya onlara eziyet ettiğinde aşırı mutlu olmasının nedeninin de mutluluk hormonuyla ilgili olduğu söylenmekte (kanıtlanmış bir şey değil). yani, işini seviyor denilebilir.

    bu işin hormonlarla mı yapılacağını bilmiyoruz ama dünyayı daha iyi bir hale getirmenin en güzel yolu, her şeyin en güzel yollarından biri olan, 'kendini tanı' felsefesidir belki de.
    *

    dünya' nın hali, annelerin davranışları ile şekillenir. annenizin kim olduğuyla ilgilidir. anneniz yok ise etrafınızla ilgilidir.
    serotonin hormonu annenizle ilgilidir.
    ...
    kendinizi tanımak annenizle ilgilidir.
    mutlu anne, mutlu dünyadır.
  4. dünyayı daha iyi bir yer haline getirmenin tek yolu, herkesi bunun şimdi gerçekleştiğine inandırmaktır. çünkü iyi kişiye göredir ve sonuçta her fikir sahibinin çabası kendi ideolojisini başkalarına yaşatma çabasından ibarettir. eğer herkesin kendini en iyi hissedebileceği bir şey arıyorsak, bunu aşırı gelişmiş enerji teknolojisine eşlik eden bir simülasyon ile sağlarız muhtemelen, bu daha iyi bir şey midir derseniz... kim bilir?
  5. insanların üremesini durduracak (kısır bırakacak) bir virüs yaymak. yavaş yavaş insanlığın sona ermesi ve yok olması.

    dünya insanlar olmadan kendi halinde eminim çok daha güzel bir yer olacaktır.
  6. uzun yazı yazarken paragraf kullanmak.
  7. uzun yazmamak.
  8. 1. ücretsiz eğitim ve öğretim.
    2. ücretsiz sağlık hizmetleri.
    3. kısasa kısas.

    siyasilerin vaatleri gibi oldu ama para verseler seçime girmem.
  9. tek çare sosyalizm