figan - beyoğlu quarted - youreads

  • youreads puanı (0.00)


  1. ancak bir şiire yansıyabilecek/ ancak bir şiirle yansıtılabilecek izlenimler ediniyorum ama şair olmadığım için hepsi öylece kalıyor. "ruhta birikmiş sözlerin sürgüsü açılsın diye" iki bin on dokuz diyesim geliyor. iki bin on dokuz. sonrası yok. başlık yok, dize yok. (zaten sesim o şairinki gibi tok ve vurgularım onunki gibi dik değil. :) ağaçlar boyunca yürürken bir suretle karşılaşmamak için eğilen boyuna, ağaçların sitemi var. bir iple kesilen uçuk yarasını sardığım peçetenin, çöpe atılınca bana küsmüşlüğü var. beş dakikalık şarkıyı beş kere üçüncü dakikasında başa sarmanın iki dakinanın alınganlığına eklediği var. gözümü kapattığımda canlanan ışıklı çizgilerin, yerini, etiketlenmiş sıcak kara kütlelere bırakmasında yaşama ufak da olsa bir ikna olmuşluk var. bir morluğun dolap üstündeki soluşunun aynı zamanda pencere önündeki soluşu olmasında iki değil; yüz, belki bin beş yüz kutup var. arşenin aşındıran değil aşınan, tozu bulutu etrafa saçan olmasında gördüğüm muziplik var. elli yıl öncenin hiç elli yıl önce gibi gelmemesi; bir dakika sonranın yüz yıl sonra gibi gelmesi var. ama tek bir dize yok.işte figan, bana, sesiyle sessizliğimi ve dizesizliğimi fark ettirdi. süregiden noktalarla (ve süregitmenin nokta olmaya aykırılığıyla) üçüncü dakikada telefona uzanan elime, iki dakika durmasını öğütlüyorum. isterdim ki figanı bir yürüyüş esnasında tanıyayım örneğin kütüphaneden fakülteye giden yolda "sağa sola bakmadan, hızlı, kararlı, saldırgan adımlarla yürürdüm; yüzüm o yaştaki bir kızda çok ender rastlanacak türden bir katılık taşırdı."yı yaşarken falan. bu geceye kısmetmiş. dizesizliğin, bir şiiri olmamanın, bir şiir olmamanın; bir şiirde olmanın tebessümüyle dinliyorum.