• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.67)
peruk gibi hüzünlü - yalçın tosun
58. sait faik hikaye armağanı

dostluk, arkadaşlık, sevgi, tutku, bağlılık ve keder... bu duygular arasında mekik dokuyan, gönül kırıklıklarını ustalıklı bir sevecenlikle onarmaya çalışan bir kitap, peruk gibi hüzünlü.

ilk öykü kitabı anne, baba ve diğer ölümcül şeyler ile adını duyuran yalçın tosun, kısa sürede ikinci baskısı yapılan bu kitabıyla 2011 notre dame de sion edebiyat ödülü'ne de layık görülmüştü. öyküleri, edebiyat yazıları ve röportajları adam öykü, notos, kitap-lık, roll ve radikal kitap dergilerinde yayımlanan yalçın tosun'un kitaba adını veren "peruk gibi hüzünlü" adlı şiiri mabel matiz tarafından bestelenmiş ve sanatçının aynı adlı albümünde yer almıştı.
  1. hukukçu yazarlar kervanından bir isim. şahsen kitabı tamamen tesadüf ederi keşfettim. o zamana kadar benim için mabel matiz şarkısından ibaretti.

    ezgi kitapevi'nde kitaba aç bir şekilde gezerken arkadaşımın yıllardır arıyormuş gibi kitabı eline alınca istemsiz bağırmıştım "ama o mabel matiz şarkısı" diye. sonra konu açıklığa kavuştu,mabel matiz kitaptaki aynı adlı şiiri bestelemiş ve albüme koymuş.
  2. imzalı bir şekilde durur kitaplığımda. "cocuklar tekinsizdir, annelerse uçurum; olur olmaz düşülür. " sözü ile başlar kitap ve her öykünün başına yerleştirilmiş olan kısa sözlerin birleşmesiyle mabel matiz'in bestelediği en sevdiğim şarkılardan biri olmuştur.
    (bkz: peruk gibi hüzünlü - mabel matiz)
  3. sait faik hikaye armağanı’na o kadar layık ki. çünkü yazarın sait faik’i ne kadar okuduğu, ne kadar içselleştirdiği ve ne kadar özümsediği, kitabın her satırında, her hikayesinde okuyucuya göz kırpıyor. kitabı alma isteğim, önsözü ile oluşmuştu. yazarı hiç tanımasam da kitabın adı ve iliştirdiği o söz ile okumaya başladım. henüz dördüncü hikayede olsam da geldiğim noktaya kadar kendime, bu yazarın neden sözüm ona saçma sapan yazarlar kadar tanınmadığı sorusunu sordum. sanırım anlatmak istediğini süslemeden, yeterince açık, sade ve samimi şekilde yansıttığı ya da tanınmış öykü yazarlarının heybetinin gölgesinde ilerlediği için.

    güle güle, keyifle bazen hüzünle okunacak bir kitap.
  4. kısacık öykülerden oluşan, süssüz sade yalçın tosun eseri. her öyküyü ayrı ayrı çok sevdim, o kadar yalın bir dille o kadar mühim meseleleri ele almış ki yazar hayran kalmamak elde değil.

    en vurucu gelen bölüm ilk bölümdü benim için. hep çocukluktan gelen öykülere yer verilmiş, hepsi de buruk hikayeler. ihmale istismara uğrayan çocukların öyküleri, görmezden gelinen hayalet kabul edilen, hayalet olsun istenen çocukların öyküleri... onların 2 3 sayfaya sığışmış hüzünlü öyküleri.

    yalnızca ilk bölüm değil -birkaç hikayeyi hariç tutarsak- kitabın tamamı çok başarılı bence. tavsiye ederim, evet okumayan çok şey kaçırır.