sevgilinin anneye benzemesi - youreads



  1. heteroseksüel kadınlar için çok daha nahoş olacak durumdur.
  2. sigmund freud'un gözünde dolar işaretleri oluşmasına neden olacak fenomen.
  3. kan bağı olma ihtimalini düşündüren durumdur.
  4. ilişkinin devamı için tehlikeli bir durum. tamam belli bir zaman sonra zaten aşk bitiyor, ilişki başka bir sevgi boyutuna geçiyor ama tutkunun gömülmesine, ruhun yaşlanmasına sebep olmamak lazım. başlığın ilk yazısındaki dereceyi bırakın, aynı parfümü bile kullanmamaya çalışıyorum kendi adıma :)
  5. ekşi'deki bir başlığı aklıma getiren tespit.
    orda da kadınların babalarına benzeyen erkeklerden hoşlanması konuşuluyordu.
    demek ki bunlar hep psikoloji.
    ya da kadınların sevgililerine anaç yaklaşması da buna benzer.
    demek ki bizde de varmış.
  6. fiziki ya da davranış olarak benzeyen birisi oluyor çoğunlukla gerçekten ama benim bu güne kadar hiç anneme benzemiyodu hoşlandığım kişiler falan da. keza annem de iyidir hoştur ama onun gibi istemem zor kadın vesselam
    wtf
  7. benim erkek arkadaşım anneme benziyor , ben de onun kankasına benziyorum. bu hangi kompleks?

    * sigara içişim babasına benziyormuş.
    ** bulaşık yıkarken sigara içişim de mahalledeki herhangi bir dayıya benziyormuş ( göbekli ve kıllı olması şartı ile )
  8. allahlar korusun.
  9. çok enteresan bir konudur bu.
    sevgili anneye benzemez... benzetilir zamanla. bu durum evli erkekler için daha acınasıdır.

    anneler, oğullarını büyütürken, onlara gereken tavırları koymazlar çoğu zaman... şu amerikan filmlerindeki 'davranışına karşı bugün cezalısın, 2 gün odandan çıkmama cezası veriyorum sana' gibi tavırlar yoktur bazı kültürlerde. anneler evlatlarına kıyamaz derler. oysa ki çok güzel kıyarlar bencillikten.

    bir anne için, evladına davranışı konusunda 'bencillik' ifadesi yakışık almıyor biliyorum. ama öyle.
    çünkü, anneler evlatlarının geleceklerinin temel prensiplerinden birini hiç oluşturmazlar aslında. sırf kıyamadıklarını düşündükleri için tavır koymazlar!
    oysa ki eğitimin temel eylemi, bir davranışın karşısına konulacak 'tavır' ilkesinden geçer.

    bir erkek, sevdiğini söylediği kadının tavırlarını, yani istek ve beklentilerini sözleriyle değil de davranışsal ifadelerle belirttiğinde, asla anlayamaz onu. nedeni işte bu başlıktır. sevgilinin ve eşin anneye benzemesi durumu.

    erkekler genelde kadınları anlaşılmaz bulur. çünkü, gelişim dönemlerinde annelerini anlamaktan uzak kalmışlardır. bir annenin gerçekten kadınsal isteklerinin ne olduğunu, eşinden beklentilerini ve genel geçer dürtülerini görmemiş ya da görmek istememişlerdir. anne, evladına kızdığında sonrasında çay yapıp getirmişlerdir. evlat, evin köşesine çoraplarını attığında toplamışlardır. odasını dağınık bıraktığında, yatağını toplamadığında mızmızlansa da yine yeni yeniden arkasını toplamışlardır. çünkü sözüm ona kıyamamışlardır.
    işte yıllar sonra evlenen erkek, aynı tavrı (ya da tavırsızlığı diyeyim) karısından ya da sevgilisinden göremeyince ilişkiyi anlamsız bulmaktadır. bu durum kadınlar için de aynıdır. kadınlar da kocalarını babaları yerine koymaktadır. babasının onları koşulsuz sevmeleri ve korumalarını eşlerinden beklerler farkında olmadan.

    bu tarz şeyleri çözmeden evlenen kişiler birbirlerini anlayamazlar.

    yani aslında, sevgili veya eş anneye benzemiyor, erkekler aslında aynı tavrı bekliyor ve benzetiyor.

    not: belki başlık fiziksel benzetmeyi ele alıyorsa da bu da bir farklı açıklama olarak kalsın burada)