1. bu gerçekleştirilmesi planlanan referandumdur. ispanya hükümeti kolluk güçleri aracılığıyla oy pusulalarını toplamakta ve sandıkları dağıtmakta. referandumun hakkıyla gerçekleşmesine izin verilirse büyük ihtimalle evet çıkacağı söyleniyor.
    catalonia is not spain
    kurdistan is not iraq :)
    seed
  2. katalonya bugün, bizim gibi ortadoğu (esasen batı merkezli bir tabir olduğu için hiç içimden gelerek kullanmasam bile neyi kast ettiği çok açık olduğu için işimi kolaylaştırıyor) halklarının neredeyse sürekli tanık olduğu bir deneyimi yaşıyor franco diktatörlüğünden bu yana ilk kez. bask ve etha deneyimini bir yana bırakarak söylüyorum elbette.

    referandumun yapılacağı 1 ekim tarihi kesinleştiğinden bu yana birçok olay yaşandı. katalan hükümetine ve katalan sol parti cup'a ait binalar kara maskeli polisler tarafından basıldı. 14 hükümet görevlisi tutuklandı. katalanlar sokaklara döküldü. işte o zaman franco döneminin "guardia civil (sivil muhafız)" denilen güvenlik görevlileri diktatörlük döneminden sonra ilk kez sokaklarda görüldü. son hafta da sandıklara ve oy pusulalarına yönelik baskınlar gerçekleştirildi. perşembenin geleceği çarşambadan belliydi. bugünün referandumu engellemek üzere olağanüstü güvenlik önlemleri ve polis/guardia civil şiddetiyle geçeceği açıktı. cidden de öyle oluyor. tamamen sivil ve şiddet içermeyen bir direniş ve mücadeleye ispanyol hükümeti tam da bildiğimiz tabirle, "orantısız bir şiddet" ile müdahale etti ve etmeye de devam ediyor. görüntüleri paylaşmak hiç istemiyorum. yaşlı/kadın/erkek ayrımı yapılmadan cidden orantısız, rezil ve hınç dolu bir şiddet mevcut. arzu edenler twitter'da #catalanreferendum etiketiyle takip edebilirler.

    politik olarak uzun değerlendirmeler de yapılabilir elbette bu meseleye ilişkin. bunlardan biri katalonya'nın ispanya'nın ekonomik ve gelir düzeyi anlamda en gelişmiş bölgesi olması mevzusu mesela. katalonya'nın bağımsızlığı ispanya'nın ekonomik anlamda çöküşü anlamına gelebilir yorumlarını yapan da çok. ama benim açımdan önemli olan avrupa'nın göbeğinde yaşanan polis ve devlet şiddeti (gerçi g20, nato, imf benzeri zirvelerde de böylesi şiddet görüntüleri yaşanmış ve hatta ölüm olayları meydana gelmişti). avrupa'nın demokrasi kırmızı çizgisi "mülteci krizi" ile zedelenmişti. şimdi görüyoruz bu gidişle birliğin en önemli varlık sebeplerinden biri olan demokrasi belki de eskisi kadar kıymetli bir ortak unsur olmayacak. zaten epeyce uzun bir zamandır yalnızca ab sınırları içinde bir anlamı vardı, sınırların dışındaki anti-demokratik uygulamalara işlerine geldiklerinde müdahale ediyorlardı.

    epey uzattım farkındayım. twitter'da bir arkadaşın yaptığı yorumla bitireyim iletiyi.

    "katalonyada yaşananlar ortadoğu'da baskıcı rejimlerce memnuniyetle karşılanıyor. avrupa'da kendileri gibi bir örneğin var olması harika bir şey!"