1. benjamin franklin elinde imkanlar dahilinde bile birşeyler yapmaya çalışırken üstünden asırlar geçmesine rağmen pek bir şey yok. tek işlevi ışık saçmak olan güneşten bile enerji üretilebilirken yıldırımın elektriğinin depolanamaması bilim için büyük ayıptır. üşüyoruz tesla reis.
  2. saniyede 700km hızla düşen bir yıldırımın enerjisini depolamak için ihtiyaç duyulan 120 megavoltlu tutabilecek kapasitörlerin yıldırımın düşeceği tahmin edilen noktalardaki istasyonlara kurulmasıyla yapılabilir kuşkusuz. ancak harcanan paralar sonunda bölgede yeteri kadar yıldırım düşmezse ölü bir yatırım olacaktır. yıldırımdan enerji elde edemememizin en büyük sıkıntısı buradan kaynaklanmakta bildiğim kadarıyla. bu kadar yüksek voltajın regüle edilebilmesi için yine tesisler kurulması gerekecektir. bunun maaliyeti de kuşkusuz dertlerin büyüklerinden biridir. ileride bununla ilgili gezer istasyonlar(mevsimsel olarak kurulup konumu değiştirilebilen) yapılabilirse ( bunların da güvenlik sıkıntısı olacaktır.) enerji üretimi için sürdürülebilir bir kaynak olacaktır. bu gezer istasyonlarda elde edilen elektrik regüle edilecek tesislere yönlendirilebilir.

    yapılacak analiz çalışmalarıyla bulut hareketlerinden yıldırım potansiyeli yüksek yerler belirlenip buralarda bu mobilite edilebilen tesisler yapılabilirse bu işi kotarabiliriz. ki bir yıldırım haritası çıkarmak gis uzmanları için çok da zor değil. yağış verileri ile meteoroji istasyonlarından elde edilecek veriler analizlenebilir. yazılacak modüller ile bu konuya etki eden hava olayları da haritalama sürecine dahil edilebilir.
  3. hatırladığım kadarıyla yıldırımlar olmasaydı dünyanın manyetik alanını aşabilen ve atmosferde biriken kozmik radyasyonların dünyada yaşama olumsuz etkileri olurdu. yerkürenin herhangi bir yerinde her an yıldırımlar bunları sönümlüyor. oldu ki başardılar ve dünyadaki tüm yıldırımları yakalıyorlar. o zaman emin olun bunun da b.ku çıkardı.