• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.22)
alemdağ'da var bir yılan - sait faik abasıyanık
"...onun hikayelerini okuyup sokağa çıktığımız zaman bir evin damını, uzakta uçan kuşu, yaprakların arasından denizi görünce birileri arkamızdan 'hişt! hişt!' diye seslenecek."
- oktay rifat-

"...işte hikayelerimi nasıl yazdığımı şimdilik merak eden dostum, yarın incir çekirdiğini doldurmayacak mevzuları yazan bir hikayecinin iyi bir hikayeci olmadığını yazacağına göre, bilmem hikayem oldu mu? olmadıysa ne yapalım? bizim hikaye anlayışımız da böyle efendim."

diyen büyük yazarın ilk kez 1954'te yayımlanan hikaye kitabı alemdağ'da var bir yılan yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.

mektuplar, manüskriler ve gün ışığına çıkmamış yepyeni metinler sırada...
  1. nasıl es geçilir, şaşırdım. türk öykücülüğünün bu istisna yazarı ve müstesna eseri..

    anlamı yazarın hayatını bildiğinizde derinleşen kitaplar vardır. yazar ve yazını arasındaki somut bağ metinden okura ulaşırken bir empati dili gelişir. belki de yeterlidir, bilmiyorum. ancak alemdağ'da var bir yılan yazarın hayatının şiirsel bir temsili olsa da o kadar yalın bir yalnızlık sunulu ki, tüm yalnızlığını servetiymiş gibi öyle lirik bir anlatıyla kusmuş ki, insan yıkılıyor.

    bu kitabı okuduğum için çok mutluyum. içindeki öyküleri okuduğum için, özellikle ilk öykülerdeki sürreal sürece tutunmaktan, sait faik'in tutunduğu tek dal olan sözcüklere eriştiğim için, bir mutluluk ve bu yalın yalnızlıkla..

    bir başyapıt.
  2. sait faik'in durum öykücülüğünü fantastik unsurlarla zenginleştirip, en iyi öykü kitabı olup olmadığı taraflarca tartışılabilirse de en zevkle okunan öykü kitabı olduğu konusunda tarafların anlaşıp bunun nesnel bir görüş olduğu yönünde görüş birliğine varmalarını istirham ettiğim kitabı.
  3. gözleriniz kelimeler arasında dans ederken rüyada mıyım acaba? diye soruyorsunuz kendinize. anlatılanlar bir o kadar hayal, bir o kadar gerçek.

    panço, görüyor musun yalnızlığımı?
    alsana beni de cebine bir susam tanesi gibi...
    olmadı sarılalım panço, kimsemiz yok kendimizden başka...