1. "ben, leyla taşçı. bir kamyonetin arkasında tanıştım istanbulla. derme çatma bir evde yaşadım, küçük yaşta çalışmaya başladım. evlat oldum, kardeş oldum, eş oldum, anne oldum. kendimden başka her şey oldum.

    ben, gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde denk geldiğiniz binlerce kadından biriyim... "hayatımı yazsam roman olur" derler ya, öyle .. valla..."

    antabus (aslında, alkol tedavisi için verilen bir ilaç) sanat yönetmenliğini erdal beşikçioğlu’nun, yönetmenliğini ise ilham yazar’ın yaptığı, nihal yalçın'ın oynadığı tek kişilik bir tiyatro oyunu. seray şahiner'in antabus adlı kitabından sahneye uyarlanmış.

    seray şahiner'in dilini ve tarzını çok sevdiğim için oyun ankara'ya turneye geldiğinde hemen bilet aldım. kitap seray şahiner'in diline ve tarzına sadık kalınarak sahneye konmuş. ne bir eksik ne bir fazla. nihal yalçın da bence hem kitabın ve oyunun hakkını vermiş. daha önce tv dizilerinde ve birkaç filmde izlemişliğim var. beklediğimden daha iyi bulduğumu itiraf etmeliyim. zaten gayet iyi yazılmış ve yönetilmiş senaryoyu alıp, çok daha iyi yerlere taşıyor. son derece hüzünlü bir anı yaşatırken, bir anda kahkahalara boğulmanızı sağlayabiliyor. bence çok başarılı bir tiyatro oyuncu aynı zamanda. bu arada, tv dizisi oyuncularının popülerliğinden yararlanıp tiyatro oyunlarına izleyici çekme konusundaki önyargılarım da bir parça olsun hafiflemiş oldu.

    ayrıca ankara tatbikat sahnesinde ilk kez oyun izledim. gayet de hoş bir salonmuş. yani oyun bir bütün olarak keyif verdi. hem mekandan hem de oyundan gayet hoşnut bir şekilde ayrıldım.

    denk gelirseniz izleyin bu oyunu ama kitabı mutlaka okuyun. pişman olmazsınız. şiddetle karşılaştığımızda aldığımız tutumla yüzleşmemizi sağlıyor her cümlesiyle. "iyi olmak istiyoruz ama iyi değiliz" dedirtiyor.