• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
barbarları beklerken - john maxwell coetzee
nobel ödülü sahibi j. m. coetzee, bu romanında hayalî bir imparatorlukta geçen olayları anlatıyor. ancak, yazarın 1970'ler güney afrika'sına gönderme yaptığını seziyoruz. geniş topraklara yayılmış bir imparatorluğun en ucundaki bölgede yaşayan barbarlar, sözümona, ayaklanmak, imparatorluğu tehdit etmek üzeredirler. onları bastırmak bahanesiyle merkezden gönderilen albay ve emrindekiler, müthiş bir işkence ve kıyım başlatırlar. bu olaylar, o bölgede görevli, yıllardır başkentin yüzünü görmemiş sulh yargıcı'nın ağzından aktarılır. barbarları beklerken, ürkütücü bir zorbalığın öyküsünü dile getirmekle birlikte, öncelikle bir aşk, sevecenlik, bağışlama ve insancıl duygular romanı. coetzee roman kişilerini, olayların geçtiği ortamı öylesine ustaca aktarıyor ki, karakterlerin hiçbiri karikatürleşmeden, iyi ve kötü yanlarıyla somutlaşıyor. coetzee zorbalara da, onların kurbanlarına da aynı insancıl tavır içinde yaklaşıyor. barbarları beklerken'i okurken, bir yandan az gelişmiş ülkelerde yıllardır oynanan siyasal oyunları izleyecek, öte yandan alışılmadık ama gerçek, sarsıcı bir aşka tanık olacaksınız.
  1. coetzee, bu kitabında baş karakter olarak seçtiği hakimin iç dünyasındaki sorgulamalar ve başına gelenlerle insana ve insanın doğasına dair çok güzel tespitler yapıyor. ayrıca kitabın isminin ve içeriğinin (olan bitenin) de çok uyumlu olduğunu belirtmekte fayda var. dino buzzati'nin tatar çölü*'nü andırıyor biraz da.

    "çok fazla şey biliyorum ve bu bilgi insana bir kez bulaşınca artık kurtulmak mümkün olmuyor galiba."
    "ölümden korkmadığıma gerçekten inanıyorum. bence çekindiğim şey böylesine aptal ve şaşkın biri olarak ölmenin utancı."
    "bazı insanlar haksız yere acı çektiğinde acılarına tanık olanların kaderi bunun utancını hissetmektir."