• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.33)
bozkurtların ölümü - hüseyin nihal atsız
"… bir roman yazmak üzereyim. hem de öyle bir roman ki hayatın bizzat kendisini aksettirecek. içinde hem romantizme, hem de realizme yer olmakla beraber bizzat hayatın akışından ayrılmayacağım ve buna olduğu kadar tarihe de sadık kalacağım. bir roman ki size 1300 yıl öncesini yaşatacak ve birbiri ardınca sahneye çıkan kahramanlar günümüze kadar gelecek. bir roman ki içinde yalnız bir tek kahraman bulunmayacak. içindeki her şahıs, tıpkı hayatta olduğu gibi başlıbaşına bir kahraman olacak." hüseyin nihal atsiz, sağlam tarih bilgisi, türkçeye hakimiyeti ve sağlam tekniğiyle edebiyatımıza kazandırdığı, tarihi roman türünün en güzel örneği olan "bozkurtların ölümü" öylesine etkili olmuştur ki, romandaki kişi isimleri çocuklara ad olarak konulmuş, eski türk diline ait birçok kelime de dillere yerleşmiş, daha yazarının sağlığında edebiyatımızın klasikleri arasına girmiştir. bozkurtların ölümü ve devamı olarak sonradan kaleme alınan bozkurtlar diriliyor, her türk gencinin mutlaka okuması gereken, edebiyatımızın temel eserleri arasında önemli bir yer edinen eserlerdir.
  1. okumaya başladığınızda bir rüyanın(hem 'o kadar güzel, o kadar başka ki farklı bir kelimeyle tanımlayamıyorum' diyebileceğim bir rüya, hem de bazen tam olarak 'kabus'a dönüşüp içimden bir şeyler kopuyormuş gibi hissettiren bir rüya) içine dalıyorsunuz ve uyanana kadar rüyada olduğunuzu bile unutuyorsunuz. vasiyetini okuyunca nefret ettiğim bu adam kitaplarını okuduğumda "senin allahına kurban bee!" dedirtiyor bana. yazarın siyasi görüşlerinden dolayı pek okuyucuya ulaşamamış bir kitap ama eleştirdiğim şey okuyanların da okumayanların da çoğunun tek kelimeyle beynine kodluyor olması. ya "ulu!", ya da "faşist!"

    o adam siyasi görüşlerinden ibaret değil, her şeyden önce bir canlı, sonra bir insan, ayrıca da bir 'yazar.'

    cengiz aytmatov gibi büyük bir değere, bu kitabı için "bozkırda büyümüş olan ben bile, bozkır hayatını, hiç bozkır görmemiş hüseyin nihal atsız kadar canlı anlatamazdım." dedirtebilecek kadar gerçek bir yazar hem de.

    okuyalım arkaşlar. hadi bakalım ayaklar kaplarına, istikamet sahafa. *
  2. 13 yaşındayken okumuştum bunu. kütüphanede en alt sırada, karton kapağında beyaz ojeye benzer bir şeyle yazılmış ismi zor okunuyordu ama bir şekilde aldım bir de bunları deneyim dedim ama o günden sonra iyi ciltli kitaplara soğuk bakar oldum çünkü başladıktan sonra bitirene kadar hiçbir şey yapamadım,

    kapağını kapattığımda gece saat 2 olmuştu ben 14 saattir yemek yememiştim ama açlık falan hiçbir şey yoktu sadece neler oldu bitti onları düşünüyordum. gün olur asra bedelin ne demek olduğunu o gün anladım. öyle bir kitap...
    erlik