1. çağdaş dünyanın en büyük sorunu. sevgi açlığı içinde büyüyen nesilin psikiyatrik vaka olması normal.
  2. önemli olan nicelik değil nitelik olduğu için psikiyatrik vaka olmaya sebep olacak kadar sorun yaşanacağını düşünmüyorum. hatta anne yeterince doyum sağladığında bunu çocuğuna da yansıtacaktır. çocuk için uygun bir bakım veren bulunursa, ilgili ve bilinçli ebeveynleri olduğu sürece çocuk da huzurlu olacaktır.
  3. çalışmayan kadınların çocuklarındaki sevgi 'tokluğu'ndan bin kere yeğ olan sözüm ona açlık. çok pis genelleme yapacağım: gördüğüm en uslu çocuklar hep çalışan kadınların çocukları, istisnalar elbette vardır. çocuk sevmek eğer her istediğini yapmak ve şımarık bir ego canavarı yaratmaksa bu önerme doğru; fakat çocuk sevmek çocukla ilgilenmek ve doğru yola yönelmesini sağlamaksa bu kanı çok çok yanlış.
  4. toplumun dayatmasından başka bir şey değildir. çocuk için anneye bağımlılık belli bir yaşa kadardır. bu noktadan sonra anneye olan bağımlılığı alışkanlıktan dolayı kalacaktır. bu tarz vicdanı söylemlerde bulunmak, zaten iş hayatında tutunmak için çaba gösteren anneyi, vicdan azabına sokup hepten elini eteğini çekmesine sebep olmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
    o yüzden bazı şeyleri kadına yığmayın isterseniz. anne anneyse, baba ne? babanın da babalık görevleri vardır. çalışan babaların çocuklarındaki sevgi açlığını niye konuşmuyoruz mesela? çünkü anne çalışmaz, baba çalışır. baba para kazanırken anne ev yemeğini yapar, işlerini halleder, çocuklara bakar. akşam baba evden geldiğinde babaya sofra hazırlar. hep yüzünde gülümseme olmalıdır. çünkü iş ortamında stresle boğulan baba bir de evde gülümseyen annenin tribi çekmemelidir. baba para verir. anne bakar falan. geçin arkadaşlar bu işi. işinize geldiği zaman modern işinize geldiği zaman yobaz olmayın.

    evet, anne bir bebeğin hayatında çok önemlidir. ama belirli bir noktaya kadar. daha sonra o çocuğun sevgi açlığı çekmesindeki tek sebep, anne ve babanın çocuk yetiştirme konusundaki cahilliğidir. durmadan annenin tepesinde dikilmemesi değildir.
  5. çocuklardaki sevgi açlığının sebebi annenin çalışıyor olması değil ebeveynlerin (hem anne hem de baba) yeterince çocuklarıyla ilgilenmeyip sevgi gösterememeleridir.

    nice anneler vardır ki hep evdedir ama çocuğunun yanında değildir. bütün gün ev işleriyle uğraşır, yemek yapar, oturur dizi izler, örgü örer vs. bu sırada da çocuğunun eline verir tableti, açar televizyonu, çocukla zerre ilgilenmez. ne onunla herhangi bir paylaşımda bulunur ne oyun oynar. çocuk bütün gün kara aynaların önünde yapayalnız zaman geçirir. yaptığı aktiviteler onu geliştirmez, eğitmez ya da mutlu etmez aksine yalnızlığa ve mutsuzluğa iter. işte bu çocuklar sevgiye açtır.

    bunun yanında öyle anneler vardır ki bütün gün çocuğunun yanında değildir ama sonrasında çocuğuyla geçirdiği o bir kaç saatin hakkını sonuna kadar verir. bütün gün çocuğuyla iki kelime konuşmayıp ilgilenmeyen anneden çok daha kaliteli ve eğlenceli zaman geçirir çocuğuyla.

    şimdi şöyle itirazlar gelebilir; her çalışan anne çocuğuyla böyle ilgilenemez işten geldikten sonra çünkü yorgundur, çünkü odur budur şudur. ya da her evdeki anne de çocuğuna karşı böyle ilgisiz değildir. evet, doğru. her anne öyle ya da böyle değildir. ama bu gözler ikisini de gördü. demek ki çocuğun sevgi açlığını annenin çalışıyor olmasına bağlayamayız. benim değinmek istediğim nokta bu sadece, tespitin doğru olmadığı. yoksa çocukların mutluluğu pek çok değişkene bağlıdır. sadece annenin çalışıyor ya da çalışmıyor oluşuyla değerlendirelemeyecek ölçüde çok yönlü ve önemli bir konudur.

    çocuklar zaten üç yaşından sonra sosyalleşme ihtiyacı içinde olduklarından, onunla çok ilgili bir anneyle evde olmak da onlar için en iyisi değildir. dolayısıyla kendilerine uygun arkadaşlarla zaman geçirebilecekleri kreş ya da aktivite merkezleri onlar için çok daha faydalı ve gereklidir. ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki ebeveynlerin tüm yaşamlarını çocuklarına adayarak kendi yaşamlarından tamamen feragat etmeleri de sağlıklı bir davranış değildir. kendinden vazgeçmiş mutsuz anne/babalar eşittir mutsuz çocuklardır. o yüzden her şer kararında güzeldir, çocuk sevgisi de. hem böylece kendini prens ve prensesler zanneden, istediği olmayınca çığlığı basan, herkesi parmağında oynatan, çocuk saflığını yitirmiş üç yaşında ego bombalarıyla da dolmamış olur etraf.
  6. kendimi bildim bileli annem çalışır, bi yaşa kadar bakıcılarla daha sonra kreş veya anaokullarında büyüdüm ama bir güne bir gün böyle bir şey hissetmedim. hem de 7 yaşımda iki kardeşim daha oldu. onlara sorsam onlar da hissetmemiştir. mühim olan her olayda olduğu gibi nasıl davranacağını bilmek.
  7. babası ilgilensin azıcık da
  8. benim annem çalışmadı. yani sadece babamın yanında çalıştı bir dönem. o zaman da ben kendimi hatırlamıyordum. beni büyütürken çalışmadı kısaca. ama ben çalışsın isterdim. olduğundan daha bağımsız olsun isterdim. neden? çünkü örnek alabilmek için. küçüklüğüm annemin arkadaşlarıyla verdiği kısır partileriyle geçti oğlum, siz neyin sevgisinden bahsediyorsunuz? sonrasında yaşça ilerledim. içe kapanıklığım anneme olan bağlılığımla bir olunca aslında büyüyememiş oldum. kolum kanadım kırık bir insana dönüştüm. tabii bunu tek sebep olarak sunmak haksızlık ve yanlış olur. ama yine de bendeki etkisi yadsınamaz.
  9. annesine ve çocuğuna göre değişen durumdur.

    benim annem 16 yıldır her gece çalışıyor. müzisyen. kendi kendime büyüdüm ve kardeşimi büyüttüm. 24 yaşındayım. sevgi eksikliğini dibine kadar hissettim evet ama büyüdükçe farkına vardım ki babam çalışıyor ama annem de çalışmasa bir şeyler şuan sahip olduğumuz standartlarda olmayacaktı.
    çok kızdım ona. bizimle ilgilenmiyor , vakit geçirmiyor , hep uyuyor diye... burnundan getirdim desem yeridir defalarca ağlattım hatta... çok zorladım sınırı. her şeyi biz daha iyi bir geleceğe sahip olalım diye yaptığını çok sonradan anladım.
    sevgisiz mi kaldım? evet biraz. yeni yeni aşmaya çalışıyoruz onu da...