• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
cinayeti gördüm - julio cortazar
bu kitapta, fantastik kısa öykünün büyük ustalarından julio cortazar'ın en güzel öykülerinden bir seçki sunuyoruz. seksek adlı başyapıtıyla geleneksel roman yapısını altüst eden cortazar, bu öykülerinde gerçekliğin görünen yanından çok, görünen ardındakine yöneliyor. cortazar'ın öyküleri, taocu çin klasiği zhuangzi'deki bir öyküyü anımsatır: rüyasında kelebek olduğunu gören bir adam, uyandığında, rüyasında kelebek olduğunu görmüş bir adam mı, yoksa rüyasında insan olduğunu görmüş bir kelebek mi olduğunu anlayamaz. cortazar'ın belki de en ünlü öyküsü olan "şeytanın salyaları", 1966'da michelangelo antonioni tarafından "blow-up" adıyla beyazperdeye uyarlanmış, film ülkemizde "cinayeti gördüm" adıyla gösterilmişti. yaşamın bir yanılsama olduğunu anlatan bu öykü, nihal yeğinobalı'nın dilimize kazandırdığı bu kitaba da adını verdi.

(arka kapak)
  1. cortazar'ın yanılsamalar, rüyalar üzerine kurduğu öykülerinin derlendiği bir seçki cinayeti gördüm. kitaba, yıllar önce ülkemizde cinayeti gördüm ismiyle gösterime giren filmin adının verilmesi tabi ki bir pazarlama zihniyeti içeriyor. julio cortazar'ın bu öykü kitabı bestiario, final del juego ve las armas secretas öykü kitaplarından derlenmiş.

    içinde çok güzel cortazar öyküleri vardı yine. ancak mırıldandığım öyküler veya ayakizlerinde adımlar kitaplarında okuduğum kimi öyküleri gibi tüylerimi diken diken eden öyküleri çok fazla bulamaz.

    tabi şuan adını hatırlamadığım bir öyküsü hala damağımdadır. anlatıcımız kaza geçirir ve hastaneye yatırılır. ardından rüya görür, muhtemelen azteklere ilişkin gördüğü rüyadan uyanır. sonra tekrar uyur. ve zaman geçtikçe rüya hangisi gerçek hangisi bilinmez bir hale gelir.

    yine de mevzu bahis cortazar olunca insan cortazarin üslup ve biçiminde kayboluyor.
  2. cortazar'ın, jorge luis borge ve kafka'ya öykünerek kaleme alıdığı, teması metamorfoz üzerine kurulmuş parapsikolojik hikayeler barındıran derleme hikaye kitabıdır.
    kitapta geçen hikayelerde kahramanlar hayal ile gerçek, obje ile nesne arasındaki sınırda dolaşır dururlar.
    eserdeki en büyük eksiklik, hikayelerin birbirine çok yakınsaması ve yazarın kendi tekrar etmesidir.

    özellikle axolotl hikayesi çok çarpıcıdır. tüm kitabın ruhunu bu axolotl hikayesinin barındırdığını düşünüyorum.