1. çingeneler, aslen kuzey hindistan kökenli olup günümüzde ağırlıklı olarak avrupa'da yaşayan göçebe bir halk. türkçede roman sözcüğü de sıklıkla çingene anlamında kullanılır. ingilizce de ise gypsy olarak geçer.

    çingene sözcüğü bir teoriye göre eski türkçe yoksul mânasina gelen çıgan sözcüğünden gelir. zamanla sözcüğün farsça formu olan çingane türkiye türkçe sinde benimsenmiştir.
    kaynak

    filmlerde genelde komik bir şekilde işlenseler de gerçek hayatta tam bir hırsızlardır. hiç kimseyi etnik kökenine göre ayırmayı sevmem. ama gerçekten kendileri tam anlamıyla hırsızdırlar. belki bu yorum hakaret nedeniyle silinir lakin bu gerçeği değiştirmeyecektir.

    okuduğum okul tam anlamıyla bir çingene yuvası idi. okula giderken çingeleri dün gecenin hasılatını sayarken görürdüm. kendileri demir kapılardan araba teyiplerine, bakkaldan yiyecek tuhafiyeden patik gibi aklınıza gelen herşeyi çalabilirler. etekleri bir zekanın ürünü gibidir. eteklerine bir televizyon bile sokabilirler. esnaflar artık kendilerinden korunmak için biber gazı, elektro şok gibi cihazlar edinmişler.

    bugün yolda gördüm kendilerini. bir tuhafiyeye giriyorlardı. kadının yüzündeki korkuyu tarif edemem. birşeyleri çalsalar bile birşey diyeceğini sanmıyorum kadının. en az 5 kişi halinde dolaşıyorlar. 10-15 liralık bir ürün için canından bile olabilir kadın. polis gördüğü zaman birşey yapmıyor. ama bu tarz insanların ülkeden sürülmesi gerekiyor.

    ekleme: yarın bu yorum beğenilmeyen yorumlarda ilk sırada olacak ama bu acı gerçeği değiştirmeyecek. bu ırkçılık değil.

    ekleme 2: hepimiz çingenelerin böyle olduğunu biliyoruz. aksini iddia eden var ise mesaj yolu ile iletsin yorumu düzelteyim.

    ekleme 3: çok ekleme oldu. hatta bunları okuyan var mıdır bilmiyorum. kurunun yanında bazen yaşın yanması gerekir. sanırım bu durum onlardan biri. yolda çingene gördüğünüz de iğrenç bir surat ifadesi ile bakıp kaçan siz burada hümanistlik yapıyorsunuz. bu kendini kaldırmaktır. lütfen kendinizi kandırmayın.

    son olarak bu yoruma eksi verip birkaç alt yorumda ki çingeneleri kötüleyen yoruma artı vermek iki yüzlülüktür.
  2. yeryüzünün en özgür halkı.
  3. evimin önünde, atış talimi yapmakta, hırsızlık ve yağmacılık yapmakta, sokaklarda küfür ede ede dolanmakta, sabahlara kadar bangır bangır müzik çalmakta, gece boyu uyuşturucu/alkol kullanıp kafayı çekmekte, serserilik yapmakta beis görmeyen millet.

    atış talimi derken ciddiyim, bunu yazarken de birileri havaya kurşun sıkıyor mesela (umarım havaya sıkıyordur yani). ha bir de çocukların atlara binip (at evet, kıllı olan) ellerinde silahlarla dragoon misali dolanmaları var. atı üstüme sürdükleri oluyor. küfürleri saymıyorum, düğünlere değinmiyorum bile. öyle de özgür bir millet.
  4. ülkemizde polis tarafindan 'malum vatandaş' olarak nitelendirilen grup.

    herkes haklarında olumsuz birşeyler söylüyor ama genellemeler güzel değildir. yanmasın kurunun yanında yaşlar.
    yalan
  5. esasında "roman" denilen halktır.

    sen bana yüzyıllarca kötü gözle bak, beni hor gör, bana iş verme, sürekli yaftala; ben aç kaldığımda ya oturur ölümü beklerim ya da hırsızlık yaparım. sanırım hırsızlığı tercih ederim çünkü hadi ben ölsem neyse de, çoluk çocuğumun ölümüne dayanamam. romanların kriminalize edilmelerinin sebebi budur. dünyadaki kriminalize olmuş gruplara bir baktığınızda, az çok aynı sebepleri görürsünüz. kaldı ki tüm romanları böyle kategorize etmek ırkçılığın dik alasıdır. karşısına meslek sahibi, okumuş bir roman çıksa dahi örneğin kızının o romanla evlenmesine müsaade etmeyecek insanların ırkçı fikirlerini temellendirmeye çalışmalarını saçma ve komik buluyorum.

    kalkıp hırsızlık yapan bir romanı çevirip "hadi al sana iş, bir daha çalma" demekle de bu iş yürümez. o nedenle yaşadığınız bireysel deneyimlerinizi örnek olarak sunmanızın bir manası yok. ancak sosyal politikalar üreterek bu gidişatı değiştirebilirsiniz.
  6. çingeneler hakkındaki bir önceki yazım pek bi beğenilmemişti. bende dedim ki çingeneler hakkında biraz daha bilgilendirici bir yazı yazayım. bu yazıda çingenelerin para kazanmak için yaptığı birkaç yolu yazıcam umarım beğenirsiniz. *

    en masum olanlar fal bakanlar. benim gördüğüm kadarı ile bakırköy sahil de gezerler. genelde 15-25 yaş arası erkeklerin yanına gelip falına bakmak isterler. elini veren kolunu kaptıramaz derler ya. eğer elinizi aldıysa bittiniz. işkembeden sallar ama gerçekten çok iyidir. merak ederseniz ver 5 kağıt devam edeyim derler ve sizi asla bırakmazlar.

    çiçek satanlar. bunlar genelde sevgili yada buna benzer 2 kişi çifti gördüklerinde yanlarına koşa koşa gelirler. erkeğe sürekli al ablama bir çiçek. para mı önemli amlam mı diye laflar edip çiçekleri satmaya çalışırlar. bunlardan kurtulmak biraz zor olsada koşarak uzaklaşınca peşinizden gelmiyorlar. bizzat denedim sayılır. *

    para takası yapanlar. esnafların baş belasıdır bunlar. elleri çok hızlıdır ve ne olup bittiğini anlayamazsınız. zaten sizin kafanızı karıştırırlar. al şunu ver bunu bozuk varmış al onu yokmuş geri ver şunu. basitçe anlatmak gerekirse yaklaşık 10-20 tl lik alışveriş yapar ve alışveriş yaparken sizinle pazarlık yapar ki gerçekten alışveriş yaptığını sanın diye. aldıkları bittikten sonra size 100 veyahut 200 tl verirler. alıp para üstünü verdiğinizde bozuk varmış geri ver al parayı dediklerinde bittiniz siz. içinden para çekmiştir. saysanız da inkar eder sen eksik verdin diye. bunları görünce dükkanın kapılarını kapatın ve polisi arayın.!!

    kedi atanlar. garip bir ismi var biliyorum çünkü ismi ben koydum. öncelikle şunu belirtiyim eğer 1-2 gibi zemine yakın yerlerde oturuyor ve halınızı yıkıyorsanız bunları görürsünüz. halının kalitesini birkaç saniyelik bakışta anlayan kişilerdir. 10 yıllık halıcılardan daha iyi anladıkları doğrudur. eğerki halınız ortalamanın üstünde ise sizin binayı hafıza sarayına kaydederler ve etrafta kimsenin olmadı bir anda ansızın belirirler. belirdiklerinde tek değillerdir. yanlarında etrafta buldukları kedi ile gelirler ve kediyi halıya doğru atarlar. kedi halıya tutunur ve halınızı aşağı doğru çekerler. birkaç seferden sonra halınız yere düşer. bir daha halıyı veya çingeneleri o bölgede görmek mümkün değildir. (bu madde hayal ürünü gibi olsada tamamen gerçektir.)
  7. çingene çok çirkin bir tabir gibi geliyor ama elekci daha hoşuma gidiyor
  8. kendi içlerinde ayrılırlar. abdal olanları vardır, roman olanları vardır ( hepsine roman denmez), bi de kendilerinin de çingene dedikleri vardır. romanlar müzik konusunda gerçekten sağlamdır. 7 yaşındaki çocuk bile kemanı öttürür, hatta hepsi her ensturmanı öttürür. (bkz: hüsnü şenlendirici) .

    genelde kadınlar baskındır. oryantallik yapar, çiçek satar, fal bakar... kadın çalışır. erkekler de kadının sözünü dinler. hatta sofra da kuran erkekleri şu gözlerimle gördüm.

    ama bir de uyuşturucu satanları, gasp yapanları, dalağınıza çakı takanları vardır, o da başka..

    ben genellemelere karşı değilim, genellemeler boşu boşuna yapılmaz, sürekli tekrar eden olayların sonucunda varılan yargılardır. lakin %100 geçerli değiller. o yüzden çingeneler berdoştur, kürtler haindir, lazlar salaktır, ingilizler soğuktur, ruslar çok seksi demeyin. beş parmağın, beşi de bir değil. ruslar da zaten kalın belli.

    not: hiçbir şey çalmayı, gençleri zehirlemeyi haklı çıkarmaz. evet çingeneler bir şekilde devlet tarafından göz ardı edilmiş, unutulmuş bir grup ama bunu biraz da kendileri istemişler. (savaşan hakkını elbet alır) kendileri arasında çalışmayı seven pek nadir bulunur. muhtemelen en başından beri böyle oldukları için -çingenelere iş verilmez- gibi bir yargı oluşup bugünlere kadar gelmiş.
  9. kökenleri konusunda yıllarca boyu tartışagelinmesine karşın 18.yy ın sonlarına doğru, dillerinden hareketle vatanlarının hindistan olduğu kesindir. dilleri romanidir ve temelinde hint-ari dillerinin, hindistanda yerleşik olmayan bir orta hindistan lehçesi yatmaktadır. günümüzde romaninin çok sayıda lehçe ve ağzı vardır.

    firdevsinin şehnamesine göre çingenelere çok benzeyen bir ırk olan lurilerden söz edilir. buna göre m.s 420 yılında 12.000 kişi ile hindistanı terketmiş ve daha sonra başka yolculuklara çıkmışlardır. geçimlerini her ülkede olduğu gibi hırsızlık ve dilencilik dışında falcılık, müzik, dans, at alım-satımı, ayı oynatıcılığı, çerçilik vs. ile sağlamaktadırlar. kavimlerin pek çoğu bu özelliklerin sadece birinde uzmanlaşmıştır.

    inanışları çeşitlilik gösterir, genel görüşe göre çingenelerin bir dini yoktur ve olsa da misafir oldukları halkların dinine, görünüşte uyum gösterirler. romanya ve macaristandaki yaygın bir fıkraya göre vaktiyle çingenelerin domuz yağından inşa edilmiş ve sonra köpekler tarafından yenmiş bir kilisesinin olduğudur. bunun nedeni geçimini genelde hırsızlık ve dolandırıcıkla temin eden bir halkın hiçbir inanç ve ahlaka sahip olamayacağı yolundaki önyargının dışında esasen çingenelerin çekingenliğinde yatmaktadır. onların "dinsiz" oluşu misafir oldukları halkların kendilerine zulmetmesinde ve bu nedenden ötürü zorunlu sağlam inançlı bir hristiyan yahut müslüman süsü vermelerine neden olmuştur. bazı inanışlarda çingeneler kendilerinin lanetlenmiş olduğuna inanır. sözde aile içi bir cinsel ilişkiden dolayı, bir kavim liderini ve taraftarlarını kovar. büyük bir büyücü, bu kovulanları korkunç bir şekilde lanetler: sonsuza dek yeryüzünde dolaşıp dursunlar, geceledikleri bir yerde ikinci kez konaklamasınlar, su içtikleri bir kaynaktan ikinci kez içmesinler, bir yıl içinde aynı nehirden iki defa geçmesinler. ensesti gerçekleştiren çiftin adı tschen ve gandır. daha başka sözlü geleneklerinde eski-yeni ahitten ve hinduizmden referanslar vardır.