1. bu kavramı daha iyi düşünmek için "oradaki varlık" çevirisini daha faydalı buluyorum. ikinci aşamada ise oradaki varlığı zaman mefhumu gibi düşünmeye çalışıyorum. zamana dokunamam, nesnesini göremem ama zaman oradadır ve bütün olanlar oradaki zamanın içinde olmaktadır bunu biliyoruz. işte bu noktada bize bizim yetkinligimizce görünen kahve kupası oradaki varlığın ve oradaki zamanın içinde bir oluştur.
    abi
  2. heidegger'ın insanın bir oluşum süreci ile tanımlanacağını söylerken kullandığı kavram. açığa vurucu bir işlev yüklenir. insanın öznelliğini ya da akılcılığını değil, özgünlüğünü imler. bu özgünlük varlığı ortaya çıkarma ve anlama sürecidir. dasein, kendine açıklığı ve onun diğer özgünlüklere açıklığı ile fark edilir. heidegger bu açıklığı "orası"(das da) olarak tanımlar, çünkü dasein kendi varlığının açıklık olarak ortaya konmasına yardımcı olur. varlığın kendisiyle ilişkili olması durumu diğer varlıkların ortaya konmasına izin verir, öteki varlıkların orada oluşudur bu.(da sein)

    "dünyada var-olmak" anlamına geldiğini savunur heidegger. descartes'ın ego cogito'sunun ve freud'un ego kavramının aksine, daesin'ı dil kullanımı, ruh hali ve tarih çizgisinin içine atılmış olarak inceler. diğer bir deyişle dasein'ın toplumsal söylemde ve dünyada özümsenmediği bir an bile yoktur. her anın içindedir fakat aynı zamanda içinde tekrar yapılanır. atılmışlığın zamansallığı ve geleceğin izdüşümü olarak kavramı açar. geworfener entwurf kavramının oluşma süreci başlar böylece. varlığın yok olma haline anlam alanı açmaktır bu.

    1930'dan sonra kavramı açıklık ile farklı bir kerteye taşır. bu kertede varlık bir yönüyle öne çıkarken diğer yönünü gizler. tuhaf varoluş sarmalında devinir. bu varoluş düşüncesinde varlığın dasein'a olan ihtiyacını kabullenmez görünür heidegger. bu değişimle heidegger dasein'ı özünden çok dili kullanım ve üretim açısından önemli sayar sadece.
    açıkçası anlaşılmıyor bu kavram.
    sezgi