1. abd başkanlık seçim kampanyasının ilk aşamasında ciddiye alınmayan süreç ilerledikçe ciddi destek bulan haliyle doğrudan abd'deki nispeten aklı selimleri dolaylı olarak da insanlığı tedirgin eden şahsiyet. abd siyasi literatürünün ve çerçevesinin bir şahsın inisiyatifinde olmadığını düşünmek doğru bir yaklaşım olacağından sadece değişik ilgi çekici bir figür, kamuoyu algı projesidir.
    ozee
  2. bu adam şaşılası bir adam. gündemde en tepeye çıkma ve orada kalma konusunda fazlasıyla iyi gerçekten. üstelik amerika'da seçimlerde iyi gitmesi ayrıca ilginç bir durum gerçekten.
  3. kendisini mac miller'ın şarkısında duymuştum. çok zengin olduğunu öğrendikten sonra amerika başkanlığına adaylığını koydu. kimsenin umrunda olmayan donald trump, şu an, diğer adaylara göre ciddi bir tehlike.
  4. bu adamı başkan falan yapmayacaklar, meczup kontenjanından söylediklerine giydirerek amerikan rüyasının devam ettiğini göstermeye çalışıyorlar falan filan ... hollywood yapımı gibi bişey kısacası. ne mi olur? amerikanın ilk kadın başkanı diye devam filmini çekerler; işte şu da afişi
    mesut
  5. olur da seçilirse allah amerikanın da belasını verdi demektir.
  6. olurda seçilirse, rte nin usa versiyonu olur.
  7. kendi ülkemizden yakınen tanıdığımız bir sürecin amerika birleşik devletleri'ndeki baş aktörü.

    ağzına geleni söyleyip, rakiplerine bel altı vuran, terbiyesiz ve görgüden nasibini almamış haliyle kameralar önüne çıkmaktan gocunmadığı için destekçileri kendisini "özü sözü bir" olarak görmektedir.

    örneğin bernie sanders ve hillary clinton birbirlerini en ağır şekilde eleştirirken dahi clinton sanders'a "sayın senatör", sanders clinton'a "sayın sekreter" diye hitap eder. seviyeyi yerlere indirmezler, politik nezaket gereği.

    trump ise rakibi rubio ile ilgili getirdiği "eleştiri" de eline bir su şişesi alır etrafa sallamaya başlar ve "hiç bu kadar terleyen bir adam gördünüz mü yahu hahaha" diye palyaçoluk yapar.

    seviyeyi indirme, yazılı olmayan görgü kurallarına uymama insanlara samimi geliyor. halbuki adamın söylediği üç laftan biri yalan, diğeri de çarpıtma, kalan bir doğru laf da diğer ikisini yedirmek için temel olsun diye kullanılıyor.

    kullandığı dile ilişkin yapılan araştırmalarda, konuşmalarında yer alan sözcük çeşitliliğinin azlığı dikkat çekiyor. bir diğer nokta, konuşmalarında kullandığı kelime haznesinin dördüncü sınıfa giden bir çocuğa tekabül etmesi.

    bu yeter seviye, diğer başkan adaylarında daha yüksek bu da diğer adayların eğitimsiz kesime hitap edebilmesini güçleştiriyor.

    "amerika en büyüktür, rusya, çin ve müslümanlar düşmanlarımızdır, ben yaparım" anahtar sözcüklerini kullanarak siz de bir trump konuşması hazırlayabilirsiniz.

    cumhuriyetçilerin adayı olacağı neredeyse kesin. başkanlık konusunda ise amerika'nın, fransa'nın le pen'e gösterdiği gibi tepki gösterip karşısında kim varsa ona mı kapıyı açacağı yoksa türkiye vb. tam gaz sağcılığa kayan ülkelerdeki gibi başına içi boş bir gösteri peygamberi mi getireceğini göreceğiz.
    pinot
  8. abd'nin 45. başkanı olacaktır. cumhuriyetçilere bu kadar tatil fazla bile.
  9. cia tarafından dün kendisine verilen ilk istihbarat brifinginden saatler sonra suudi arabistan'da gizli bir abd askeri üssü olduğunu ağzından kaçıran başkan adayı. başkan olduğu günü özlemle bekliyoruz.