• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.45)
el laberinto del fauno - guillermo del toro
ispanya’da faşist iktidarın tüm vahşetinin gölgesinde yalnız bir kız çocuğu olan ofelia, sadist eğilimleri olan babasının etrafındakilere yaptığı tüm eziyetleri bizzat gözlemlemektedir. bu küçük kız çocuğunun gerçeklikten kaçabileceği tek yer kendi hayal gücüdür. ofelia, gerçeklikte bulamadığı huzuru, hayallerinde aramaya başlayacaktır. bu esnada vahşet ise tüm sertliğiyle ofelia’nın çevresinde vuku bulmaya devam edecektir.
  1. meksikalı yönetmen guillermo del toro'nun en iyilerinden biri, 2006 yapımı film. ispanya iç savaşı'nın kanlı atmosferini böylesi bir fantastik öyküyle harmanlayabilmek nasıl bir hayal gücünün ürünüdür anlamak gerçekten güç. özellikle ofelia'nın ormanda kaybolduğunda yaşadıkları ve çürük ağacın temsil ettikleriyle, fantezinin tolkien'in suçlandığı gibi bir kaçış edebiyat olmadığının, gerektiğinde siyasi alegori için de çok başarılı bir tür olabileceğinin adeta özeti bu film. kaç tane yapım bu "fantastik" içerikli öykü kadar savaşı olduğu gibi yansıtabilmiştir, benim şahit olduğum kadarıyla çok azı.

    film ayrıca 3 adet akademi ödülü almış ve cannes'da da altın palmiye için yarışmıştı.
  2. üstüste geçirilmiş, birisi gözümüze sokulan gerçekliği bariz dünya diğeri masalsı ve içerisinde metaforlar ve imgeler ile bezenmiş alemi , eş zamanlı ve birbirine paralel noksansız müthiş bir kurgu ile birleştirerek anlatımı bir görsel şölene çevirmiş, ispanyol iç savaşını tüm çıplaklığıyla picasso'nun harika eseri guernica kadar güzel anlatan ve guernica'ya çok benzeyen çarpıcı guillermo del toro filmi. aslında film ofelia'nın gözünden ispanyol iç savaşını anlatırken aynı zamanda ispanyol devrimi gözünden ofelia'yı da anlatmaktadır. ofelia'nın masalsı dünyası dış dünyanın tüm kötülüklerinden kendince kaçışı ve çocuk aklıyla yanlış giden herşeyi, kötülükleri düzeltme çabasıdır. ofelia'nın hayatı ve masalsı dünyası o kadar titizce nakşedilmiştir ki belkide gerçek bir dünyadır ve ofelia gerçekten bir prensestir. ofelianın dünyasındaki tüm sembollerin gerçek dünyada karşılığı vardır. bebekleri yiyen dev buna en güzel örnektir. dikkatli seyirci anlatılmak istenileni rahatlıkla kavramıştır.
  3. ispanya ic savasini kusursuz bir sekilde anlatmasinin yanisira izleyebileceginiz "garip" filmlerden bir tanesidir. fantastik edebiyatin daha once hic icermedigi kadar siddet ve gerceklik icerir. bu yonuyle benim gozumde bambaska bir yonu var. bir yandan tam manasiyla gerçek, elle tutabileceginiz dunyanin katiligi ve acimasizligi bir yandan kucuk bir kizin hayal dunyasinin bu acimasiz dunya icerisinde sekillenmesi ve yankilari. cizimleri de oldukca begendigimi eklemeliyim. film icerisinde renklerin bolum bolum baskin kullanilmalari takdiri hak ediyor. fantastik filmlerin "cocuk filmi" olarak belli kesimler tarafindan kategorize edilmesine radikal bir baskaldiris olarak goruyorum siddet sahnelerini. ayrica ic savasi yansitma acisindan da basarili bir hale getirmis. son olarak film muziklerinin muhtesem oldugunu eklemeliyim.
  4. !---- spoiler ----!

    hayatımda izlediğim en iyi birkaç filmden biri olan ve kimbilir kaçıncı kez ispanyollar bu sinema işini bilyor dememe sebep olmuş olan kelimelerin kifayetsiz kaldığı ispanya iç savaşında ölenlere saygı filmi. içinde harika meterfor ve replikler var. örneğin ispanya iç savaşındakilerin yaptıkları ya da komunist olmak ofiyanın kökleri kurumuş bir ağaç yeşersin diye ayaklarını çamurlayıp en yeni elbisesinden vazgeçip böceklerin ve çamurların içinde yuvarlanıp korkarken korkmuyorum demesi ve ağacı kurutan kurbağaya burada yaşamaya utanmyor musun diye sorabilmesi değil mi. bu arada doktordan gelen kayıtsız şartsız emirlere uymak ancak sizin gibilerin yapabileceği birşey ve mercedes gelen adını bile bilmeyecek ayarları harikaydı. ofillianın masum kanı yerine kendi kanını akıtması kardeşim olmazsa gelmem demesi mercedesin kardeşinin kazanamasak da ona burayı dar ederiz demesi de. film ben komunistim diyenler için ders niteliğindeydi.

    !---- spoiler ----!
  5. film bittiğinde ayağa kalkıp yönetmeni alkışlama isteği yaratan olağanüstü bir film. gerçekten olağanüstü ama. izlemek lazım.