• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
enigma - antoni casas ros
ders vermekten sıkılmış bir edebiyat profesörü, yazar olmayı delicesine isteyen genç bir kız, yetenekli bir şair ve zeki bir kiralık katil olmayı aynı anda başaran genç bir adam ve konuşmayı pek sevmeyen japon kız... onları "bartleby ve şürekası" isimli kitapçıda ne bir araya ne getirebilirdi? elbette edebiyat ve onun dönüştürücü gücü. kendilerini "yatak odası filozofları" olarak adlandıran bu dörtlü çetenin entelektüel ve cinsel hayatını tek bir amaç belirler: edebiyat tarihinde sonlarını beğenmedikleri kült romanlara yeni sonlar yazarak onları piyasadaki asıllarıyla değiştirmek... (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. edebiyata hayran, belirli derinliklere sahip, yaraları olan ve marjinal diye nitelendirebileceğimiz dört ana karakterin hayatlarının kesişmesini ve akabinde ideallerini gerçekleştirmesini konu alan bir antoni casas ros kitabı enigma.

    öncelikle kitabın düz yazı kısımları türkçe'ye güzel çevrilmiş, kitapta yer yer şiirlerden parçalar da bulunuyor, şiir çevirileri zor olsa da bunun da altından ustalıkla kalkılmış gibi görünüyor. kullanılan dil birinci kişi. her bir karakterin kendine ait bölümlerinde bu karakterlerin ağzından takip ediyoruz eş zamanlı ilerleyen hikayeyi. bu yönüyle de okuması keyifli ve sıkmıyor.

    konu sizi içerisine kısa süre içinde çekmeyi başarıyor. kitap sonlarıyla alakalı bir kitabın sonunu tahmin etmenin zor olmaması biraz hayal kırıklığı yaratsa da karakterler ve kurgunun sürükleyici olması beni genel anlamda tatmin etti. metroda, orada burada hızlıca okunabilecek ince bir kitap kendisi.

    8/10
  2. kitaptaki her cümle naif ve rüzgarın teni okşaması gibi okurun zihnini okşayan dopdoluluğuyla insana ulaşıyor. tek kelimeyle bayıldım.

    naokinin sakinliğinin ve sessizliğinin altında sakladığı şiddetli ve ölümcül aşkını, zoe'nin herkesi kısa sürede müridi yapabilecek kadar güçlü olan benliği ve güzelliği, jouqaim'in yetenekli, hapsolmuş, şiddetle birleşen ılımlı ve kucaklayıcı zihnindeki şeffaflık, ricardo'nun ceset soğukluğundaki çekiciliği, ukalalığını dizelerinde saklayan tanrısal görüntüsü, kendinden emin, korkularını perdeleyen hırsı.

    sudaki akıntılar misali birbirine geçmiş, aynı zamanda birbirine kafa tutan, beni bambaşka denizlere sürükleyen ve sonunda kendi oluşturdukları girdaplarında dibe çekilen bu dört kişi, okuduğum en sarsıcı karakterlerdendi. bedenlerinin ve hislerinin çarpışması bir deprem gibi, edebiyat dünyasının fay hatlarını çatlatıyor.

    her karakterin derisinin altında kalp gibi atan egosunu kitabın sonlarına doğru daha net görmeye başlıyor olsanız da onları birbirine ve size bağlayan bir şey var.

    !---- spoiler ----!

    bana kalırsa kitabın düğüm noktası olan zoe (diğer bir deyişle güzel fulvia) naokinin siyah beyaz sessizliğine kırmızı bir boya fırlatırken aynı kırmızılıkta son buluyor. 

    benim için en etkili sahne naoki ve zoe'nin kitabın dışına taşan sahneleriydi. seviştikleri sahneyse zihnimi yırtıp duygularıma bir bahar yağmuru gibi yağdı. ancak aklıma takılan sonla ilgili ilginç teorilerim var. bu kitabın yazarı olan zoe ve bu sebeple aslında kimse ölmedi, kitabın sonunu da her zamanki gibi jouqaim yazdı. kitabın sonunda olacakları rüyasında görmesinin sebebiyde buydu. ve son sayfası yine kayıp. veya zoe gerçekten naoki tarafından öldürüldü, jouqaim ise sonunu tamamlayarak son sayfayı yırttı.

    !---- spoiler ----!
    jole