• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
gizliajans - alper canıgüz
"patronunuz şeytan bey'dir ve sizden de çok hoşlandığını söyleyebilirim."
neydi bu şimdi? şaka mı? "öyle mi?" dedim bu manyakça oyuna bir tur ayak uydurmaya karar vererek. "nereden biliyorsunuz?"
"kendisi söyledi."
elimden geldiğince aptal gibi görünmemeye çalışarak gülümsedim.
"ben kaçırmışım o kısmını."
"sizin hatanız değil. telepatik olarak iletti düşüncelerini."
"evet anlıyorum," diye kestirip attım, yeni işimi daha başlamadan bırakmak zorunda kalmamak için. "öyleyse kendisine teşekkürlerimi de iletin."
"ona kendiniz de teşekkür edebilirsiniz," dedi tunçay bey bıyık altından gülerek.
"şeytan bey görüşmenin başından beri burada, aramızda bulunuyor." bardağına iki buz attıktan sonra pipetini uzun uzun emdi ve boş bakışlarıma yanıt olarak, o kocaman işaret parmağıyla, masanın üzerinde psikopatça beni kesmekte olan kara kediyi işaret etti.

dünyanın, şahsına karşı kurulmuş bir komplo olduğuna inanan, genç ve avare metin yazarı musa… onun, hayatın her alanına derin ve samimi bir merakla yaklaşan,temiz kalpli ev arkadaşı şaban… diğer tarafta, gaddar bir kedi tarafından yönetilen, birbirinden tuhaf çalışanlarıyla bir reklam ajansı: menekşe gözlü sanat yönetmeni sanem, esmer ve seksi sekreterler mehtap ile sevilay, durmaksızın ağlayan yaratıcı yönetmen çeşme,
psişik-sismograf çaycı ercan… ve şöhretler: tesla, prens charles, kaan sezyum, küçük prens, süpermen ve diğerleri… özgün üslubuyla, ilk kitabı tatlı rüyalar'dan itibaren geniş bir hayran kitlesi edinen
alper canıgüz'den yine eğlenceli, heyecanlı ve kışkırtıcı bir absürd macera…
  1. alper canıgüz'ün yazdığı kitaplar içinde bana göre en zayıf halkası bu kitap. belki de hayatımın kötü döneminde okuduğum için böyle düşünüyorum, bilemiyorum.

    !---- spoiler ----!

    sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. ilk önce bunu yaparlar. sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim demek için. çünkü en çok sevdiklerin yaralar seni.

    !---- spoiler ----!
    mnb
  2. gerçek mi kurgu mu olduğunu okurken anlayamadığınız bir kitap. sevgiyi anlatır bu kitabında alper canıgüz, kendine has muzip dili ve kurgusuyla.
  3. alper canıgüz’ün üslubu aynen diğer kitaplarındaki gibi akıcı. güzel ve esprili tespitler, komik diyaloglar, romantik tasvirler romana hoş bir hava katıyor. kitabın konusu absürt. bence sinemadaki "b filmi" terimine uygun düşüyor. kumsalda ya da yolculukta çerez niyetine okunabilecek eğlenceli bir roman.
  4. bi an önce bitsede alper canıgüz'ün diğer kitaplarını okusam dedirtendir.
  5. komik, akıcı, absürt ve romantik. kolay okunabilecek ama kolay unutulmayacak güzellikteki bir canıgüz romanı. özellikle musa'nın sanem'e görür görmez aşık olmasıyla aklından geçenler harikadır.

    !---- spoiler ----!

    sanem hanım. sanem. evlen benimle sanem. kadınım ol benim. yaşadığım tüm acıları, yaptığım bütün kötülükleri, pişmanlıklarımı, hatalarımı akla. başına çiçekten taçlar yapayım, sana şiirler yazayım, seni her gece masallar anlatarak uyutayım. bazı akşamlar dvd’de film seyredelim seninle. birlikte hüzünlenelim, birlikte gülelim. sanat galerileri gezelim. sen benden daha çok anla modern sanatı. gördüğümüz eserlerin ne anlama geldiğini açıkla bana, ben başımı sallayayım. ah ben ne aptalmışım! nasıl olup da varlığından kuşkuya düşmüşüm? oysa hayat denen bu yaranın seni bulmak dışında ne anlamı olabilirdi ki? bak simdi her şey ne kadar açık görünüyor oysa. ilk görüşte aşka inanırsın, değil mi sanem? evet, çok doğru. ben de başka türlüsüne inanmam zaten. biliyor musun sanem, ben seni hep severim. her gün daha çok severim. bak mesela pencerenin önüne bir kuş konar ben seni severim, bir tren yolculuğunda pencereden dışarı bakarken derme çatma bir ev gözüme çarpar ben seni severim, burnuma eskilerden, hangi uzak hatıraya ait olduğunu bir türlü çıkaramadığım bir koku çarpar ben seni severim, kafama kuş sıçar ben yine seni severim… anlıyor musun beni? sonra ben bazen biraz fazla kıskanç olabilirim. diyelim yazlık bir yere gitmişizdir de, bir aksam sen çok hoş bir tunik giymişsindir, oradaki bütün erkekler bayılır sana, hemen aşık olur. ben mesela tunik nedir onu bile bilmeden kıskançlıktan çatlayabilirim böyle bir durumda. ama belli etmem. ama sen yine de sezersin. öyle bir laf edersin ki ben, benden başka hiç kimseye bakmayacağını anlarım. o kadar da incesindir. bir de bir iyilik rica edeceğim senden. gözlerine o elem ifadesini yükleyen alçağın adını söyle bana. söyle ki, ona hemen düello şahitlerimi göndereyim. silah seçimini o yapsın. evet. utanarak kabul ediyorum ki, bunu bir yerde okudum. ama ne fark eder? bütün şiirler, romanlar senin için yazılmadı mı zaten? şarkılar senin için söylenmedi mi? masumların kanı senin için akmadı mı? ruhum hep seni aradı benim sanem. hep seni arar. milyonlarca yıl geçsin, sistemler çöksün, güneşler patlasın benim ruhum seni arar. ve biliyor musun sanem, bulur da. simdi bulduğu gibi bulur. seni seviyorum. seni seviyorum. seni seviyorum.”

    !---- spoiler ----!
  6. bir cehennem çiçeği değildir, yine de alper canıgüz'ün şekerleme tarzı bu kitapta çok fazla hissedilmekte...

    kitabı sadece 3 saatte okumuştum... bir çeşit snack gibi olmuştu...

    atıştırmak isterseniz okuyabilirsiniz...