• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.67)
green street hooligans - lexi alexander
'sarhoş olmak ve dövüşmek. hayatta başka yapacak ne varki ' son derece zengin oda arkadaşını koruyabilmek adına bir suçu üzerine alan ve amerika'nın en iyi üniversitesinden harvard'dan atılan matt, ingiltere'de yaşayan ablasının yanına gider. londra'da tanışacağı yeni arkadaşları, west ham united'ın ünlü taraftar grubu gse'nin önde gelen üyeleridir ve onun gazetecilik okuduğunu bilmemektedirler. başta eniştesinin kardeşi pete olmak üzere bu arkadaşlarının futbol tutkusunun diğer sırrı ise holiganlık ve ingiltere çapında ün salmaktır. çok geçmeden matt de aynı tutkuları paylaşır ve geçmişin acıları matt'in holiganlık zamanlarında tekrar ortaya çıkacaktır.
  1. imdb değerlendirmesinde 9 puan verdiğim 3 filmden biridir. eski bir tribün adamı olmamın da etkisiyle sanırım uzunca bir süre etkisinden kurtulamamıştım. ingilterede futbolun nasıl hayatın bir parçası değilde hatayın ta kendisi olduğunu gözler önüne seren en iyi yapıt olduğunu düşünmekteyim.

    unutmadan filmi yazan da çeken de bir kadın.
  2. ben bu filmi türkçe dublajlı izlemiştim, daha doğrusu izlemiş bulunmuştum.

    gladiator'ün türkçe dublajına tv'de denk gelmiş olanlar, gladyatördeki seyircilerin "ispanyol, ispanyol!" diye bağırmasının ne kadar tırt bir dublaj örneği olduğunu bilirler. binlerce insanın bağırdığı, tezahurat yaptığı gaz bir sahne; iki ruhsuz pezevenge dublaj yaptırılarak adeta sikertilmişti.

    aynı katliamı bu filmde de yaşıyoruz, hatta daha da fazla. film zaten diyalog odaklı bir film değil. çoğunlukla 10+ kişinin bulunduğu sahneler var. adamlar birsürü kişi toplanmış, pub'da içip marş söylüyorlar; bizim dublajlı filmde ise yanık sesli bir abi tek başına uzun hava okuyor. e sen adamların takım marşını türkçe'ye çevirip aynı sahnede okumaya çalışırsan götüme benziyor tabii. "binlerce baloncuuuuk, binlerce baloncuuuk" diye marşı söyleyip en gaza gelmemiz, en duygulanmamız gereken sahnelerin içine ettin sayın dublajcı.

    ingiliz taraftarının maçlarda nasıl tek bir ağızdan tepkiler verdiğini bilen bilir. tribün sahnelerindeki dublajda, birbirinden bağımsız "veesthaaaam" diye bağıran yine aynı adamları duyuyoruz. ulan bunun nesini dublajlıyorsunuz, bari tribüne dokunmasaydınız.

    velhasıl, bu filmi sakın ola dublajlı izlemeyin. hatta doğru düzgün ses efekti alamayacağınız hiçbir sistemde izlemeyin. ben yandım eller yanmasın.
  3. çocuk yaştan beri tribünlerde bulunan ve dünya tribünlerine ilgisi bulunan bir kişi olarak çok beğendiğim filmdir. özellikle 80ler ve 90larda ingiltere'de bu tarz küçük ultras grupları çokça bulunurmuş. tabi sonra malum faciadan sonra hükümet bitirmiş bu grupları. yalnız filmde millwallluları kötü olarak göstermişler. gerçekte kesinlikle öyle bir şey yoktur. hatta benim şahsi fikrim gerçek hayatta millwallluların west hamlılardan daha sağlam oldukları yönünde.