1. tanım: tanımlaması zor şey.

    dedi: çiçekler işlenmiş göbeğine. sol alt köşedeki boşluk benim.
  2. küt uçlu iğne, renkli ipler ve etamin kumaşı kullanılarak, kumaşın karelerine genellikle çaprazların yapılmasıyla motif işlenmesine verilen ad. motiflerin şematik anlatıldığı -kaçıncı kareye hangi rengin gelmesi gerektiğinin sayılabileceği- şöyle dergiler bulunur ve herbir model birbirinden farklı ve çok sayıda tonda ip içerdiği için ipleri küçük çileler halinde ( misal) satılır.
  3. etamin de deniliyor. özel delikli kumaşa ipleri çapraz olarak geçirerek model çıkarma işidir. tam bir stres atma yoludur. çok orijinal şeyler çıkar.
  4. çözünürlüğü 1 mp bile değildir.
    yapımı zevli olabilir seyri tartışılır.

    serbest çağırışım;

    (bkz: yüksük) yada (bkz: yüzsük)
  5. her duyduğumda nedense aklıma hep (bkz: calamity jane) i getiren kelime. bunu bir kaç kişiden daha duydum. sanırım 80 kuşağının red kit aşkının bunda büyük payı var.
  6. yaklaşık 80 yıl kadar önce babaannemin kendi çeyizi için işlediği o zamanın süslemeleri. kendi için işlediği o kanaviçelerin bir kısmını kullanmayıp saklamış ben doğduktan sonra anneme vermiş. annemde onların eskiyen kumaşlarından çıkarıp kullanılabilecek şeylere dönüştürmüş ve benim için tekrar kaldırmış. hem annemin hem babaannemin emeği var diye muhtemelen ben de kullanmayıp saklarım onları. es kaza çocuğum falan olursa dünyanın sonu da gelmezse aile yadigarı olarak elden ele geçer. zengin olmadığımızdan ötürü elmas yüzük yerine kanaviçe işte. elmas yüzüğe değişmem orası ayrı konu.
  7. bir üstteki yorum ne kadar isabetli olmuş, hepinizin yazdıklarından da daha dürüst üstelik. sözlüğün yaş ortalaması malum, kaçınız gerçeğini gördü bu kanaviçe denilen şehir efsanesinin? internette, dergilerde falan görmüştür büyük çoğunuz. çünkü hepsi sandıklarda kilitli...hem de annelerden kızlarına yadigar olsun falan diye de değil, ben size doğruları açıklayayım; anneler bunları damatlarına, daha da doğrusu dünürlerine gösteriş için kilitli tutuyor sandıklarda...bak bizde bu sabır var, senin eşek oğlun kanser edemez bizim kızı mesajı sanki...oğlanın annesi de artık eşeklik katsayısı ile kanaviçe sayısını mı kıyaslıyor, bir çeşit denklem mi kuruyor desenlerin karmaşasıyla...orasını pek bilemiyorum. misal, bizim sülalenin bir önceki kuşak kadınları toplanmışlar işlemişler 50 - 60 tane, her yeni dünüre sergileyip sonra tekrar kasaya kilitliyoruz, yaa...
    aksini iddia eden kadınlar gidip annelerinden istesinler bakalım alabiliyorlar mı evlenmeden o kanaviçeleri?
    mesut
  8. gördüğüm ya da bahsi geçtiği an tatlı bir meltemin getirdiği iyot kokusuyla birlikte burnuma müthiş bir beyaz sabun kokusu çalan, anneannemin yüzünü hatırlatan bir çocukluk anısı...
  9. kanavi milletinin dili ya da ben neticemden uydurdum. hem ne belli zamanında böyle bir millet olmadığı? benim aklıma gelmişse vardır. zaman ve mekan veremeyeceğim.