1. koku olarak algıladığımız şey, aslında beynin havada gezen molekül karışımına verdiği tepkidir. beynin koku olarak algıladığı moleküller çok ufaktır ve havada asılı kalabilecek kadar da hafiftir. nefes aldığımızda veya bir şey kokladığımızda, söz konusu koku moleküllerini burun deliklerinden içeri çekeriz. çektiğimiz koku molekülleri burnun arkasında bir bölüme geçer ve burada geniz yolunu kaplayan mukoza tabakası tarafından yakalanır. bunun içinde, her biri mukoza zarının içine doğru çıkıntı yapan milyonlarca sinir hücresinden oluşan bir doku parçası bulunur. havada uçuşan moleküller sinir hücreler ile buluştuğunda, beyne çeşitli sinyaller gönderilir. beyin de bu sinyalleri koku olarak algılar.
  2. anıların saklandığı en güvenilir duyu.
  3. birşeyi kokladığımızda onun aslında mikroskobik zerreciklerini koklarız. yani vücudumuza o madde girmiş oluyor. kötü kokuları koklarken bir daha düşünün.
  4. weizmann bilim enstitüsü’nün sinirbilim başkanı profesör noam sobel:

    “kokuların, davranışlarımızı ve diğer insanları algılamamızı etkilediği çok iyi biliniyor ancak diğer memelilerin aksine, bizler bu kokuları açık olarak birbirimizden bilinçli bir şekilde gruplandırmıyoruz. bunun yerine, deneylerimiz gösteriyor ki el sıkışmalarımız bu amaca hizmet ederek aktif bir sosyal feromon (hayvanlarda bedenin ürettiği, karşı cinsi etkileyip uyaran salgı) arama işlevi görüyor.” demiş.

    yani el sıkışma aşamasından sonra yapılan bir kaç deneyde şurada bahsedildiği gibi, elimizi yüzümüze götürüyormuşuz. karşımızdaki kişinin kokusunu algılamak için böyle bir durumu yaşadığımı anımsamıyorum açıkçası. dış ortamda zaten elimiz her yere temas ediyorken benim elimi yüzüme götürmem kat'iyen söz konusu olamaz. bunu geçtim zaten biraz bir yakınlık sonrası o kokuyu algılamak da mümkün.

    şüphesiz ki kokuların insanlar üzerinde sandığımızdan çok daha fazla etkisi var. kokuya karşı ben gibi duyarlı olanlar varsa şayet demek istediğim bir kat daha anlaşılır duracaktır. burada bahsettiğimiz bilmem kaç liralık parfümlerin fas fis bolca sıkılması değil elbet. kaldı ki beden temiz olmayınca, o kullanılan parfümlerin de bir numarası kalmıyor. bu yüzden bir parfüm aldığınız da beğenerek, bir başkasında durduğu gibi durmayabilir üzerinizde. kişisel temizliği ne kadar layıkıyla yaparsanız o derece güzel kokarsınız ki bu zaten biliniyordur. hayır malumum yaz ve benim için eziyet bir dönem; ne kadar bilindiği konusunda şüphelerim var hala.

    bir de yine biliniyordur ama yediklerimizin de vücut kimyamızda yarattığı etkiler üzerinden yola çıkarsak *, yediklerimize de dikkat etmemiz gerek. bir sarımsağı çiğ olarak tüketmeden önce bir kırk kere düşünmek gibi. ya da bir kimyonu ben gibi yumurtanın üzerinde dahi seviyorsanız, bu yaz sıcaklarında elinizin tersiyle itmek gibi. ama tüm bunların yanında; bol bol maydanoz yemek gibi..

    koku denen şey çok mühim ya..aman diyim.
  5. geçenlerde ilerlerken tın tın buram buram tanıdık bir şey koktu . bu koku küçükken annemin okula gitmeden sürdüğü balina desenli çocuk kolonyasıydı . bir an dura kaldım böyle gittim geldim küçüklüğe ^^


    peki kokular , anıları nasıl hatırlatır ?

    amerikalı nörologlar, tanıdığımız bir koku ile kokunun ilişkili olduğu anı nasıl hatırladığımıza; daha da ayrıntılandırmak gerekirse, beynin hangi mekanizmasının bunu sağladığına dair bir araştırma yapmışlar.

    bir kokuyu duyduğumuzda, bize belli anıları hatırlatması oldukça tanıdık ve bu bağdaşım çoğunlukla bizi bir anılar silsilesine sürüklüyor. kokuyu hissettiğimiz yeri, o esnada orada bulunan kişileri ve o an hissettiklerimizi bize tam olarak anımsatıyor. kokuları dile dökmek de bir hayli güç. tanımlamasını tam olarak gerçekleştiremediğimiz durumlarda kokuyu herhangi bir cisimle de bağdaştırabiliyoruz; sözgelimi, “anane evi kokusu” buna güzel bir örnek. bu andan itibaren de o evdeki eşyalar, yaşanılan belirli anlar bir bütün oluşturarak zihinde canlanıyor.

    o halde, daha önce bildiğimiz bir kokuyu hissetmenin, ilişkili olduğu anıları hatırlatmasına izin veren beynin hangi mekanizması? 16 nisan nature dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, bu mekanizma, iki bölge arasındaki beyin dalgaları aracılığıyla gerçekleşiyor; bunlardan biri ikincil koku alma bölgesi olarak da bilinen, koku depolanması ve bir sonraki karşılaşmada hafızadaki koku ile kıyaslanmasında temel kısım olan entorhinal korteks; bir diğeri ise hipokampüs (beyin çıkıntsı) olarak adlandırılan, hafızada çok önemli bir yeri olan ve bize geçmiş olayları hatırlatan beynin zonu. hipokampüs, koku alma soğanının hemen yanında yer alıyor. bu da koku ile anıların ilişkilendirilmesinde anlamlı bir çıkarım olarak kabul ediliyor.

    kaynak: journaldelascience.fr