1. the godfather filminin başta düşünülen bütçesinin 2,5 milyon dolar gibi çok ufak bir bütçe olduğunu, sonrasında zorlamalarla, kitap satışları vs gibi etkenlerle 6,5 milyona anca çıkmış bir paramount pictures'ın olduğunu bilmeyen bir yazarın beyanı. paramount pictures'ın o yıl yaptığı en düşük bütçeli filmlerden biridir the godfather, öyle ki bütçeden kısmak adına marlon brando'ya filmden hisse verilmiştir.

    kanımca the godfather kült filmdir. crime, drama dalındaki filmlerin en mükemmeli olmasının dışında tüm sinema tarihinin pek çok açıdan en iyi filmlerindendir. 2 adet oyunu yapılmış, her döner kapıdan geçerken akla bir sahnesi gelen, eline kedi alan insanların şöyle severken de çek mafya babası gibi çıkayım ekiekehieh dediği, kısacası hayatımızda fazlasıyla yer edinmiş bir filmdir. bu filmi de kült kabul edemiyorsak ölelim biz. ayar vermek için başka örnek seçseydin keşke yazar kardeş.

    buyrun paramount'un 70'ten 72'ye yaptığı, bütçesini bulabildiğim filmler:
    the molly maguires - 11m $
    the adventurers - 17m $
    on a clear day you can see forever - 10m $
    catch-22 - 18m $
    darling lili - 25m $
    wusa - 4.8m $
    the conformist - 750bin $
    love story - 2.2m $
    new leaf - 4m $
    waterloo - 35m $
    willy wonka & the chocolate factory - 3m $
    red tent - 10m $
    harold and maude - 1.2m $
    lady sings the blues - 14m $

    şimdi arkadaşın verdiği örneklere bakalım:
    (bkz: brazil - terry gilliam) , '85 yapımı film, bütçesi 15m $, amerikadaki enflasyon hesabıyla 6,5m $'ın 1985 yılında 16.7m $ olduğunu bulabiliriz.
    (bkz: dark city - alex proyas) '98 yapımı - 27m$, 98'de godfather - $25.35
    (bkz: rosemary's baby - roman polanski) '68 - 3.2m$, 68'de godfather - 5.41
    (bkz: clerks. - kevin smith) '94 yapımı film - 230bin $ (filmi izlerseniz sebebini görebilirsiniz..), 94'te godfather $23m $
    (bkz: blade runner - ridley scott) '82 yapımı - 28m $, 82'de godfather - 15m $

    kült film dendiğinde illa ucuza çekilen şekil şukul filmler aklımıza gelmesi gerekiyosa bu filmlerin en başında the godfather gelir, tersini beyan etmeyelim rica edeceğim. hem coppolaya yazık değil mi, godfather'dan kazandığı herşeyi apocalypse now'da batırdı.
  2. kült film tabiri yaygın olarak iki şekilde kullanılıyor;

    1- geniş hayran kitlesine sahip ve hemen herkes tarafından sevilen geçmiş döneme ait filmler. (kimisi güncel vizyon filmleri için de kullanıyor.) örneğin: (bkz: fight club) bu tanımı genişletip; çıkış tarihinde fazla ilgi görmemiş ancak yıllar sonra keşfedilip geniş kitlelere yayılmış filmleri de katanlar var.

    2- kısıtlı izleyici kitlesine ulaşmış, pek bilinmeyen, kimilerince "hak ettiği" ilgiyi görmemiş ve sanatsal değeri yüksek filmler. örneğin: (bkz: funny games) * (kimisi bu kapsama sadece düşük bütçeli, ana akım vizyona girmemiş, yeraltı, vb. filmleri dahil ediyor ki bunların hiçbiriyle doğrudan alakası yoktur.)

    kült (culte) sözcüğü, türkçe'ye fransızca'dan gelmiştir ve kökeni latince'deki "tapınma" anlamına gelen "cultus" kelimesine dayanır.

    "kült" kategorisine girmek için filmin bir bütün olarak "iyi" olması gerekmez. hatta "iyi" olması bile gerekmez. kriter değildir ancak somut örnek vermek gerekirse; imdb puanı çok düşük olmasına rağmen ciddi hayran kitlesine sahip filmler de var. örneğin: (bkz: iron sky)

    filmdeki sahne, mekan, replik, araç, tipleme gibi ögelerden birinin veya birden fazlasının belirli bir kitlece taparcasına dikkat çekici bulunması yeterlidir. bu kapsam, birbiriyle çelişir gibi gözüken yukarıdaki iki tanımı da doğru kılıyor.

    kült film tabiri subjektif bir yafta olmakla birlikte, kitlesel bir gözleme dayanmalıdır. hayatının merkezine oturtabilecek önemli bir değer bulunun her filme kült diyemeyiz. buradaki en büyük tartışma: kitlesellik küresel mi olmalı, yerele indirgenebilir mi?

    en kötü örnekten yola çıkacak olursak: türkiye'de gişe rekorları kıran; replikleri maalesef bir dönem ağızlara pelesenk olan; taklit ve şakalarıyla azımsanamayacak, göz ardı edilemeyecek büyük bir kitleyi peşinden sürükleyen; sinemalarda haftalarca, televizyonlarda defalarca yayınlanan recep ivedik serisine "kült" diyebilir miyiz? mevzu tapınırcasına değer biçme ise objektif yaklaşıp, "evet, maalesef böyle oldu." diyebilmeliyiz. ancak ülke sınırlarını geçtiğimizde bu kültürde harmanlanmamış biri şahan gökbakar'ın zevzek şakalarını komik bulur mu? veya sinematik başka bir değer biçer mi? ben herhangi bir yerli veya yabancı kaynakta "recep ivedik kült bir filmdir." diyene rastlamadım. *

    diğer bir örnek ise dünyayı kurtaran adam. hemen herkesçe kötü bir bilim kurgu olduğu aşikar olmasına rağmen, diğer yerli yapımlara kıyasla dünya çapında ciddi bir bilinirliğe hatta hayran kitlesine sahip. bu ünü başarısız ve illegal bir biçimde kopyaladığı diğer popüler filmlere borçlu. ancak absürtlüğü ve görece özgün komikliği ile birçoklarına göre kült filmler arasında yerini bulmuş.

    bu durumda "kült film" tabiri her ne kadar son derece subjektif yafta olsa da, küresel ve kitlesel bir değerlendirmenin ürünü olmalıdır.
  3. son dönemde ülkemizde ve yurt dışında o kadar izleyici bulamamasına rağmen, orijinal senaryo ve orijinal bir karakterler ile dan gilroy'un nightcrawler filmi kült filmlerin arasına yavaştan yerleşmiştir.
  4. zamanın ötesinde olan film.

    vizyona girdiği dönemden çok sonra kemikleşmiş sinema izleyicilerinin keşfedip çıkardığı ve bu bağlamda geniş kitleler tarafından aranır hale gelen filmler.

    fanatik bir hayran kitlesine sahip olmanın yanı sıra orjinallik, türünün ilk örneklerinden olma, ardından gelen birçok filme ilham kaynağı olma, retrospektif bakışla değer kazanma gibi özellikleri bulunan film.

    kült filmler için, sıra dışı olan, yani klasik olmayan ama klasikleşen, eşi benzeri olmayan ve bunun üstüne bir de tanınırlığı yazılmamış literatür tarafından tescillenen filmler diyebiliriz.

    kült filmlerin çok zekice, ille de düşük bütçeli, mutlaka kılı kırk yarıp da yapılmış olmaları gerekmez. onları kült yapan, sadık müritleridir.

    sinema tarihine yepyeni bir soluk getiren, daha önce işlenmemiş olan özgün konulara yer veren, belirli bir kesim tarafından beğenilmeyip belirli bir kesim tarafından fanatiklik oluşturacak derecede ilgi gören, popülaritesini reklamından değil insanların birbirlerine izletme isteğinden kazanan, kendisinden önce yapılan hiçbir filmle benzerlik göstermeyen, yeni bir türün başlangıç ayağını oluşturan, ilk yıllarında gişede başarılı olmayıp uzun yıllar sonra insanlar arasında bir efsane haline gelen daha çok bağımsız olan film türüdür.

    genel izleyici ya da eleştirmenler (tercihen ikisi tarafından da) reddedilmek, saldırganlık, kabalık, sansürcüler tarafından yasaklanmış ya da prodüktörler tarafından kesilip biçilmiş olmak, pervasızlık, absürtlük, deha pırıltıları sergilemek, apaçık hatalar içermek, unutulmaz ya da anlaşılmaz bir kaç replik içermek gibi özellikler bir filmin kült mertebesine gelmesini sağlayan etkenlerden olabilir. bazı filmlerin kült olmasında müziği etkiliyken bazı filmlerde de bir fetiş obje veya kişi o filmi kült mertebesine çıkaran etkenler arasındadır.ancak bu özelliklerin bir grup insan tarafından benimsenmesi şarttır.

    örneğin:‘’dünyayı kurtaran adam’’ı kült film yapan özelliği absürtlüğü ve bunun bir grup insan tarafından fark edilip defalarca ayin gibi izlenmesidir.

    bu filmler başlarda çoğunluğu oluşturan ortalama sinema seyircisinin dikkatini çekmemiş olsa da zaman içinde kendilerine has, az sayıda ama tutkulu, hatta saplantılı bir seyirci kitlesi oluşturmuşlardır. bu filmlerin fanatik hayranları (veya müritleri) kült film olarak kabul ettikleri bir filmi defalarca seyrederler, repliklerini ezberlerler, filmle ilgili en ince ayrıntıları öğrenirler, filmin değişik versiyonlarını biriktirirler, hatta filmle ilgili malzemelerin koleksiyonlarını yaparlar.

    kült filmlerin her zaman küçük bir hayran kitlesi olması da gerekmez.

    hiçbir sinemasal değeri olmayan bir filmin kendine özel bir hayran kitlesi oluşmuş olabilir.

    klasik filmler arasında birçok kült film olabildiği gibi her klasik film de bir kült film değildir.

    kült film nosyonu, popüler kültüre bakışın radikal şekilde değiştiği 1960'larda çıktı, o yıllarda altyazılı sanat sineması rağbet görmeye başladı. en prestijli yönetmenler 40’larına varmış olan bergman, fellini. visconti, antonioni ve de fransız yeni dalgasının 20'lik yönetmenleri chabrol, truffaut ve godard’dı. 30'lardan kalma prodüksiyon anlayışında ısrar eden ve büyük stüdyoları çözülmeye başlayan hollywood ise nihai bir düşüşte görünüyordu.

    belli filmlerin kült statüsünde zikredilmesi, tehditkar bir kitle toplumunda ve amorf bir kitle kültürünün ortasında kendine kişisel bir alan yaratmanın ve benzer kafadakilerle bağ kurmanın bir yoluydu.

    kısaca kült filmi belirleyici en önemli faktör katharsis diyebiliriz.