1. insanları tekrarlanan düşünce ve davranışlar döngüsüne hapsederek kısıtlayan, anksiyete türü bir rahatsızlıktır. psikolojik problemdir. kısaca bir insana, bir düşünceye; herhangi bir şeye takıntılı olma durumudur. birçok insanda vardır fakat farkında değillerdir. bu takıntılarımız, bir psikolog yardımıyla ya da yapabiliyorsak kendi kendimize kurtulmazsak zamanla saplantılara dönüşeceklerdir. bu raddeden sonrası gerçekten çok tehlikelidir. televizyonda, gazetede, internette gördüğümüz sevgilisini bıçakladı, öğretmenini dövdü gibi haberlerdeki faillerin çoğunda ilerlemiş düzeyde okb vardır.

    psikolojik rahatsızlığımızın olması veya psikolojik yardım almak ayıp değildir efenim. utanmayınız.

    kişisel bir not da düşmek istiyorum; seni kolayca unutan ama senin naparsan yap unutamadığın o kişiyi hala unutamama sebebin de belki budur. hiç artık onu sevmediğini ama sürekli niye onu düşündüğünü sorguladın mı? kendinize itiraf etmekten korkmayın.

    (bkz: okb)
    (bkz: takıntı hastalığı)
  2. takıntı ve takıntı olan hareketi yapmamak için "zorlama" hastalığıdır.
    basit bir örnekle;
    tırnak yemek bir nevi obsesyondur. yememek için kendi ellerine vurmak-ellerini duvara vurmak da bir zorlamadır.

    daha ciddi bir örnekle;
    üst geçitten atlayarak intihar etmek bir intihar obsesyonudur. ve hasta kendini buna mecbur hisseder. (üst geçit gördüğünde aniden gelen koşup atlamak isteği)
    bunu engellemek için üst geçit kullanmama, yolunu değiştirme- uzatma ise bir çeşit zorlamadır.

    ciddiyim.
  3. bir arkadaşımda ve başka bir arkadaşımın hanımında, ileri derecede vardı bu hastalıktan.

    ayinlerinin bir tanesinde, oturma odasındaki halının dört köşesine uygun sıra ile dokunup, perdeyi çektikten sonra, banyodaki aynaya gözlerini kırpmadan 60 sn. bakmadan evden çıkamıyordu. eğer bu sıralamada bir hata yaparsa ayin başa sarıyordu ve evden dışarı çıkması saatler sürebiliyordu.

    başka bir ayini de şu şekilde anlatmıştı; " ne kadar sabunlarsam sabunlayayım tuvaletten sonra ellerimin temizlendiğine inanmıyordum, 1 kalıp sabun bitirmem gerekiyordu en az. o da ellerimi çok tahriş ediyordu. sonra 1 ayda 15-20 kilo verdim. ellerimi yıkamamak için tuvalete gitmiyor ve tuvalete gitmemek için yemek yemiyordum."

    çok zor bir hastalıktır. ama kontrol altına alınabiliyor ve hatta tedavi olunabiliyor.

    ankara'da özel bir psikiyatri enstitüsünde 2 haftalık bir tedavinin ardından tanıdığım kişiler sağlığına kavuşmuştu.
  4. psikoloğumun, seanslarında masasında bulundurduğu hasta kayıt defterinin sayfasında ismimin altında yazmakta olduğunu görmemle birlikte yıllar önce 17 yaşımda ilk kez tanıştığım psikolojik rahatsızlıktır.

    ayin demişken: herhangi bir harf, telefonların on rakamlı tuş takımında, ilgili tuşa x kez basılarak elde edilir. x kez basma sayısı* o harfin kodu olur. harfler içseste bu sistemdeki sayı karşılığıyla düşünülür. harfi bu sayıya dönüştürmek için duraksanmadığı gibi kelimeler hatta cümlelerdeki harfler sürekli bu şekilde rakamlandırılır ve oluşan rakamlar arasında işlemler yapılır. kişi bu işlemi her zaman yapmaz ancak yapıyorsa "daima" bir veya birler "bulunur". amaç yapılan işlemler sonucu mümkün olduğunca çok bir sayısı elde etmektir.

    örnek vermek gerekirse:
    o harfi için tuşa üç kere, b harfi için tuşa iki kere, s harfi için tuşa 4 kere basarız; bu harfler kafada artık bu sayılarla isimlendirilir.

    " o b s e s i f h e r i f" kelimesinin kodu:
    3 2 4 2 4 3 3 2 2 3 3 3
    oluşan koddaki bu sayılar ile en fazla bir elde etme amacıyla işlemeler yaparız.
    3x2/4+2=1 4-3=1 3-2=1 2-3=1 3/3=1

    "obsesif herif" kelimesinin kodu olan "3242433 22333" rakamları ile işlemler yaptık ve beş adet bir elde ettik.
  5. (bkz: obsessive compulsive disorder)

    eşyaların birazcık düzenli olmasını isteyen ya da instagram'ı her 5 saniyede bir kontrol etmeden duramadığını söyleyen** pek çok kişinin kendi kendine yanlış teşhis koyduğu psikolojik bir hastalıktır. bu hastalığın günlük kullanımda bu kadar yaygınlaşması da gerçek ciddiyetinin bilinç dışı da olsa küçümsenmesine sebep oluyor. bunun başka ve belki de daha tehlikeli bir örneğini de depresyon'da görüyoruz.

    (bkz: omg i'm so ocd)
  6. sahip olduğum veya kendimi sahip olduğuma inandırdığım psikolojik rahatsızlık.

    belli eylemleri en az 11 kez gerçekleştirmeden bırakamıyorum.
  7. yeni takıntılar edinmeme mahal verebilme olasılığı sebebiyle bir daha ziyaret etmeyi düşünmediğim başlıktır.
  8. 3 sene evvel sahip olduğum hastalıktır.

    bunu anlamam 10 senemi aldı. başta ailem ve ben düzenli olduğum için memnunduk. ama hayatım çekilmez hale gelince ve bunla bağlantılı 1-2 problemden sonra intihar ettim. doktora gidip bu gerçekle tanışmak çok zor olmadı. 2 ilaç kullandım 1 sene boyunca. kilo aldım, düzenim değişti ve belki de çevremdekilerin anlayışıyla atlattım bu süreci.

    takıntılarımdan örnek vermek gerekirse;
    - her şeyi 2 ve katlarında yapmak. ikram edilen krakeri bile 2'şer 2'şer alabilirdim. 3 tane alamazdım. bu beni rahatsız ederdi.
    - bir yere dokununca ikinci kez dokunma ihtiyacı. böylece metrodan ve minibüsten bile inemediğim, bir yerden ayrıldıktan sonra yanımdakileri atlatıp tekrar oraya dönüp o noktaya dokunduğum zor günlerim oldu.
    - evdeki her şeyin düzenli olması. halılar ve perdeler duvarlara belli ölçülerde uzaklıklarda olmalı. gece yatarken tüm kapılar kapalı olmalı, ayakkabılar giyilmeye hazır ve anahtarlar aralarında birer boşluk olacak şekilde anahtarlığa konulmalı.
    - ve en önemlisi; bir düşünce ya da kişiye saplantılı olmak. beni intihara sürükleyen şey bu oldu. o kişiyi sevdiğini sanmak, karşılık beklememek, uzak kalamamak ve her şeyiyle ilgili bilgi sahibi olmak. bu o kadar korkunç bir durum ki; size ölmeniz gerektiğini bile düşündürebiliyor.

    eğer siz de bunları ya da benzerlerini yaşıyorsanız doktora gidip bunlardan kurtulabilirsiniz. çevrenizdeki insanlar da bile olabilir. onlara yardımcı olun ve doktora yönlendirin. yoksa sonucunda çok kötü olaylar olabiliyor.
  9. obsesyonun ve kompulsiyonun ayırdına varmak önemli bir nokta.
    obsesyonlar; istemsiz olarak akla giren, durdurulamayan, günlük işlevselliği bozacak derecede güçlü tekrarlayıcı düşünce ve imgelerdir.
    kompulsiyonlar ise kaygı duyulan felaket düşüncelerini engellemek amacıyla yapma zorunluluğu hissedilen amacından bağımsız tekrarlayıcı törensel davranışlardır. kompulsiyonların eşlik etmediği durumlar neredeyse hiç yoktur. eğer bir hasta tedavi edilememişse nedeni büyük olasılıkla kompulsiyonun ortaya çıkartılmamış olmasıdır.
    okb tedavisi en zor psikolojik bozukluklardandır. bilişsel olarak tedaviye başlayamazsınız çünkü bu düşünceler kabul edilemezdir ve hasta düşünceleri incelemenize izin vermez. bu nedenle tedaviye kompulsiyonlari ortadan kaldırarak başlanır. burda sistematik duyarsızlaşma tekniği kullanılır. kompulsiyonların ortaya çıkmaması hastayı rahatlatır. bunu kontrol edebiliyorum düşüncesi işlevsel olur. bunları kontrol ettiği sürede de terapist ile olumsuz düşünceleri sorgulamaya başlaması hızlanabilir ancak çok uzun sürer, meşakkatlidir. bu nedenle okb tedavisi çoğu zaman yarıda bırakılır.
  10. hastalığın ismini çok basitçe açıklamak gerekirse:

    obsesiflik: bir şeyi kafaya çok fazla takmak.
    örnek: cüzdanımı yere mi düşürdüm acaba diye 2 saniyede bir düşünmek.

    kompülsiflik: obsesyonları tatmin edeceği düşünülen eylemleri tekrarlı biçimde yapmak.
    örnek: cüzdanımı yere mi düşürdüm diye düşünmenin ardından cepleri yoklamak.