1. henüz 19 yaşında tecavüze direndiği için hunharca öldürülen hepimizin kardeşiydi. bugün davasının karar günü ve sıcağı sıcağına cezalar belli oldu.
    sanıklar suphi altındöken, fatih gökçe ve necmettin altındöken'in her üçüde ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı. adalet mevcut şartların en ağırıyla yerini buldu. umarım içeride sivil adaletle de tanışırlar.
  2. suçlular umarım cezasını afsız çeker.
    içimizden hiç çıkmayacak acılar yaşadık. annesinin sözleri hafızamızdan çıkar mı sanıyorsunuz?
    kızım çok acı çekmiştir; keşke tek kurşunla vurup öldürselerdi, diye ağlayan bir annenin acısı yüreklerimizden çıkar mı?
    peki ya kısa giymişti hak etmişti, abd de de bunlar oluyor dağılın diyenler; onlar onları nasıl eğiteceğiz? bütün acılara tek yürek gibi üzülmek için ne kadar evrilmemiz gerekecek?
    umarım bu ceza caydırıcı olur; tüm art niyetliler için...
  3. bir kızı vahşice katledip daha sonrada yakan 3 adi embesil adamın ömür boyu özgürlük hakkının elinden alınmasıyla adalet yerini buldu diyeceğim ama içim rahat değil. özellikle sanıklarının avukatının savunmasında " boş dolmuşa niye bindi" diyen, para için insanı değerlerini bir tarafa atıp savuran bir avukat var bu ülkede (şeytanın avukatı). katil çocuğuna yardım eden bir baba var bu ülkede, hapcısı, sapığı var bu ülkede. eşleri, sevgilileri, cinsel duyguları tavan yapmış hayvani şehvetlerinin esiri olmuş sapıklar tarafından öldürülen bir sürü kadın var bu ülkede.

    bu kadar potansiyel katille bir arada yaşayan kadınlarız. sanırım bir çoğumuz ecelimizle ölemeyeceğiz.
  4. namusuna tükürdüğüm birisi tarafından öldürülen bir genç, bir insan.

    katilini savunan avukatın etik olanı yaptığını düşünüyorum. ancak umarım cezayı verecek olan hakimde olabilecek en ağır cezayı afsız bir şekilde vererek doğru olanı yapar.

    edit: haberi şimdi yeniden okudum. baya baya yanlış anlamışım yazılanları. avukatın söylemi avukatlık mesleğinin etik kurallarını ihlal eder, mesleğin onurunu ayaklar altına alır ve yapılan savunmanın baro tarafından incelenmesi gerekir diye düşünüyorum.
  5. ''boş dolmuşa neden bindi'' söylemi bile kadının hukuki veya sosyal çizgide eşitliğinin olmadığının eşit görülmediğinin zihinlerdeki çarpık tezahürüdür.boş dolmuşa erkek binseydi. o erkek olacaktı.demek ki boş dolmuşa binmemeli bu zihniyete göre kadınlar, yerini bilmeli bu zihniyete göre.çünkü o kadar emniyetsiz bir ülkedeyiz ve ovicdanları donmuş varlıklar bu söylemi dile getirmeyi normal görüyorlar.