• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.86)
room - lenny abrahamson
24 yaşındaki joy (brie larson), 7 yıl önce old nick (sean bridgers) dediği bir adam tarafından kaçırılmış ve o günden bu yana evinin arkasındaki küçücük bir kulübede jack ile tutsak olarak yaşamaktadır. gerçek dünyayı hiç bilmeyen oğlunu bu idare etmeye çalışsa da bir gün gerçek dünyayı da tanıması gerektiğini anlar. bu hapis hayatından binbir güçlükle kaçarak ailesinin yanına sığınan joy için şimdi bir başka zorlu sınav başlayacaktır. gerçek hayatla hiç karşılaşmamış jack'i yepyeni bir hayata adapte edebilmek, aynı zamanda kendi hayatına da kaldığı yerden devam edebilmek.
  1. spoiler içerebilir.

    insanın düşünce sınırlarını zorlayan bir filmdi. sürekli ya toplumun bir parçası olmasaydık hayat dediğimiz şey nasıl bir şekil alacaktı diye sorup durdum. tecrübesiz hissettiriyor her saniyesinde özellikle jack'in dünyası tamamen farklıydı. peki odadan çıkıp bizim dünyamızı gördüğünde zaman zaman odayı istemesi mantık dışı mıydı? bence değil. burada önemli bir soru gündeme geliyor; biz bize verilen hayatı mı yaşıyoruz yoksa seçtiğimiz bir hayatı mı? aynı soru nietzsche ağladığında kitabında işlenmişti. filmin hikâyesi oyunculuklar bir yana sırf bu deneyimi düşünebilmek için bile izlenmeli.
    abi
  2. çocuk kaçırma, alıkoyma sinemada bol dram, gerilim ögeleriyle süslenip, sıkça işlenen temalardır. ilginçtir, bu filmlerin çoğu asıl oğlanla, asıl kızın evlenmesiyle biten filmler gibi rehinenin kurtulmasıyla şıppadanak sona erer; sanırsın bir mutlu son. room bu döngüyü başarıyla kıran bir film, bu yönüyle oldukça ilgi çekici. bunun dışında, oyunculuklar şahane. film duyguları geçirmek konusunda çok başarılı. o küçücük odayı jack'in gördüğü gibi kocaman görmemiz için yönetmenin epey çırpındığı belli oluyor.


    !---- spoiler ----!

    tahmin ediyorum, filmi izleyen birçok kişi filmin bir kısmına kadar başroldeki jack'i bir kız çocuğu sanmıştır. bu halin tek sorumlusunun jack'in toplumun uygun erkek çocuk formuna sokulmak için kesilmemiş saçları olduğunu düşünmüyorum. jack beş yaşına dek yalnızca tek bir kişiyle doğrudan iletişim kurmuş biri, haliyle rol modeli için çok fazla seçeneği yok ve annesinin halini, tavrını üstüne giymiş olmasına şaşmamalı.

    filmde bana ilginç gelen bir husus da şu, jack gelişim sürecisinin en mühim zamanlarında çok kısıtlı bir uyaran yelpazesi ile büyümüş bir çocuk. küçücük bir odada, annesiyle baş başa. tüm bu şartlara rağmen, jack'in bilişsel gelişimi yaşıtlarının çok da gerisinde görünmüyor. bu mucizenin sebebi televizyon olabilir mi acaba? bir annenin yanı sıra bir de televizyonun varlığı ile bir çocuğun zihin gelişimi sekteye uğramadan öylece gelişebilir mi? yoksa televizyon o kadar da "aptal" kutusu değil mi? filmden bu sorulara evet cevabını almak mümkünmüş gibi görünüyor, ama bilim insanları tam aksini söylemekte.

    !---- spoiler ----!

    kısaca room izlemeye, üzerine düşünmeye değer bir film. benim puanım 8. trailer
  3. oscar öncesi dikkatimi çeken bir filmdi, ancak oscar sonrası izlemek şart oldu. ilk bölümdeki basık hava insanı geriyor. rahatsız ediyor. belki de biz dışarıya alışanlar için böyleydi. jack'in dışarıyla ilgili düşünceleri çok dikkat çekiciydi.

    !---- spoiler ----!
    ben de jack'i kız çocuğu diye düşünmüştüm. hatta annesi onun da tecavüze uğramaması için cinsiyetini saklıyor demiştim içimden. yanılmışım.
    !---- spoiler ----!
  4. ilk kez bir filmi izlerken şunları söyledim: "film burada bitseydi de çok güzel bir film olurmuş." "burada da öyle..." filmin ortalarında birkaç sahnede bunları söyledim. "burası bir film için gerçekten çok iyi bir final sahnesi olurmuş." derken film bitti. bunu söylediğim sahne filmin son sahnesiymiş.
    yaklaşık iki saatlik bir film ama zaman nasıl geçti inanın fark edemedim. son zamanlarda izlediğim en güzel dram filmlerinden bir tanesiydi. bence tüm övgüleri hak ediyor.
    son olarak "dünyadan yazacaklarım bu kadar..."
  5. old nick'i hic gostermeselerdi cocugun babasinin jared leto olduguna inancim tamdi.
  6. son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden. hem etkileyiciliği hem oyunculukları hem konusu. özellikle ufaklığın oyunculuğu muazzamdı bence. oscar a aday olmamasına şaşırdım ama eminim ki ilerde çok daha fazlasını yapıcak bu sektörde.
  7. fazlasıyla iyi olan filmdir. tek bir olay beni tatmin etmedi o da jack'in dünyayı tanıma evresinin kısalığı, biraz daha uzun tutulsa tadından yenmezdi hocam.
  8. room kesinlikle izlenmeye değer bir film. filmin ilk yarısı çok güzeldi ikinci yarısı muhteşemdi. çocuk oyuncu kesinlikle filmin tek yıldızıydı. onu izlemekten, mimiklerini, ses tonunu, cümlelerini, verdiği tepkileri incelemekten kendimi alamadım.

    !---- spoiler ----!

    "keşke şimdi odada olsak." bence filmin mesajlarından en etkili olanı. mutlu olduğun yer asıl senin dünyan. insanların tepkilerinden, kötü bakışlarından, eleştirilerinden uzakta sevdiğin insanlarla yaşamak. 5 metrekare olsa da yeter.

    !---- spoiler ----!
  9. brie larson oscar'ı gerçekten haketti mi tartılışır ama akademinin kararı nihayetinde. kurgusuna gelirsek film gerçekten güzel ve sürükleyici, yaşanılan travmalar gerçeğe yakın ve bir o kadar da soğuk. filmi izlerken üşüyeceksiniz, hayret edeceksiniz ama inanacaksınızda. mutluluğun aslında dünyayla alakası olmadığını, dünyanızla alakası olduğunu farkettiğinizde.