• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
sana gül bahçesi vadetmedim - joanne greenberg
'sana gül bahçesi vadetmedim', deliliğin, resmi tanımıyla akıl hastalığının öyküsü: deborah kimlik kavramını yitirip içine kapanmış, zengin düşlemi ve mizah duygusuyla yarattığı kendi düşsel dünyasına sağımıştır. iki dünyanın çatışmaya başlaması, deborah'ın akıl hastanesine 'düşme'sine neden olur. bundan sonra hastaneleri, doktorları vb. kurumlarıyla toplumun 'kurtarma operasyonu' başlar. greenberg'in kendi yaşamından yola çıkarak yazdığı bu kitap, 'akıl hastalarının gizleri' üzerine pek çok ipucu taşırken, toplumun yerleşik değer yargılarına çarpıcı bir eleştiri de getiriyor, böylece normal kavramını sorgulamaya götürüyor bizi.
  1. okumak için sabırsızlandığım kitaptır.
    okuyup kötü diyen mevcut değil.
    (bkz: joanne greenberg)
  2. 16 yaşındaki şizofren hastasının takma isimle yazdığı hayat hikayesi. okurken ister istemez toplumun da hasta olabileceğini düşünüyor insan. ayrıca bana göre en güzel kitap ismi.
    mnb
  3. akıl hastanelerine ve akıl hastalarına bakış açımı değiştirmiş, bana özgürlük kavramını sorgulatmış kitaptır. özgürlüğün (özgürlük kelimesi biraz sıkıntılı gerçi, mesele "kendi olmak" sanırım) "akıl hastanesinin en üst katında" olduğunu anlamamı sağlamıştır. okurken ister istemez etkilendiğim, sık sık düşünmeye teşvik olduğum günler geçirmemi sağlamıştır.
  4. deliliği en iyi anlatan kitap diye kabul edilen bu eser gücünü yazarının akıl hastanesi deneyim ve gözlemlerinden almış.
    ( bence s. plath'in sırça fanus adlı kitabına haksızlık yapılmış. o da delice yazılmış iyi bir kitap çünkü )
    sana gül bahçesi vadetmedim ezberlemecek kadar güzel sözler barındırır. şizofreninin insanı nasıl iki dünyada yaşamaya ama her ikisine de ait olmadan yaşamaya zorladığını güzel anlatır.
    benim en sevdiğim bölüm ise:
    kızın intihar girişimine doktorun yaptığı yorumdur:
    kızınız ölmek istememiş, eğer gerçekten ölmek isteseydi, yaşamaktan vaz geçseydi, bileklerin keser ve akan kanı öylece izlerdi. lavabodan aksın gitsin ama o bileklerini kesip bir leğende toplamış bu bana yardım edin, yaşamak istiyorum, demektir.
    sonraları intiharla ilgili bir çok kitap okudum. bu tespit hiç aklımdan çıkmadı.
    belki hayatlarına son veren bir çok güzel insan aslında deli gibi yaşamak istemişlerdi. ve bizler o mesajları ya okumamıştık ya da yanlış yorumlamıştık.
    kitabın çevirisini çok iyi bulmamakla beraber mutlaka okunması gereken bir kitap diye düşünürüm.
  5. !---- spoiler ----!

    "sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. ve hiç bir zaman huzur ya da mutluluk vadetmedim. sana ancak bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. ben yalan şeyler vadetmem hiç. kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır... üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur."

    !---- spoiler ----!
  6. !---- spoiler ----!

    hobbs çevresinde gördüğü delilikten korkuyordu, çünkü kendi içinde olan bir şeyin uzantısıydı bu delilik. insanların gerçekte olduklarından daha da deli ve tuhaf olmalarını istiyordu, o zaman kendisini, eğilimlerini, dağınık düşüncelerini ve gerçekleşmemiş özlemlerini hastaların tam olarak gelişip patlak vermiş deliliğinden ayıran sınırı görebiliyordu çünkü.

    !---- spoiler ----!
  7. oyle bolumler yazmissiniz ki, insanin delirmek icin resmen istahi kabariyor. tarafimca acilen okunmasi gereken kitap.
  8. kitapla ilgili ilk bilgileri burda buldum sonra biraz araştirdim.güzel kitap. gunlerdir ariyorum d&r da yok iki şubesinde de yok bir kaç kitapcida gezdim onlarda da yok bulamadiğim kitaptır kendisi internetten alicam bu gidişle bulabilirsem.
    ashes
  9. "gerçekten güzel bir tat bıraktı" gibi bir cümlenin uygunluğunu düşündüm yazmadan belki bunun yanına rahatsız edici ifadesini de eklemeliyim. uzun süredir okumak istediğim bir kitaptı. "sana gül bahçesi vadetmedim. " (ne de güzel bir kitap ismi değil mi?)
    belki size ilginç gelecek ama yaşadığım yerdeki delileri, gidip onlarla konuşmam gerektiğini düşündüm bu kitabı okurken. deborah' ın insanın istediği zaman kahve içebilmesinin bir ayrıcalık olduğunu düşünmesi dokundu bana bir de bildiği şeyleri yapabileceği işlerle eşleştirdiği kısım çok güzeldi be...
  10. bazı kitaplara yorum yazmak oldukça zor oluyor. ne diyeceğini bilemiyor insan. aradığı kelimeleri bulamıyor. eh, yrce de bilmiyoruz ki deborah gibi çarpıcı sözler edelim.
    zaten kitabın adından daha çarpıcı ne söylenebilir, onu da bilmiyorum.

    "çok güzel, harika" falan demeyeceğim. yeterli olduğunu düşünmüyorum.
    16 yaşında bir kızın 3 yıl boyunca süren mücadelesi bu kadar mı etkili anlatılır ?
    deli olmak istedim. yr'yi görmek, anterrabae'nin düşüşünü izlemek, koro'yu duymak...
    evet insan böyle bir dünyaya sahip olmak isteyebiliyormuş gerçekten.

    o kadar umutsuz ilerleyen bir kitap ki deborah'ın gömüldüğü karanlığı içimde hissettim okurken.
    ama işin garibi yr deborah'ı karartırken beni aydınlattı. açık seçik net bir dünya değil yr. oldukça gizemli, belirginliği sınırlanmış. belki de bu yüzden çok sevdim, bilemiyorum.
    ama bildiğim bir şey var, bunu okumanız gerektiği.

    küçük bir çocuğun yetiştiği ortamın, ona söylenen ufak tefek yalanların nelere yol açabileceğini görmeniz açısından size çok şey kazandırabileceğini düşünüyorum.
    kitabın alt metninin ,özellikle dr. furi'yle yaptığı görüşmelerde, en çok vurgulanan noktalardan biriydi çevre etkeni.
    umutsuzluğunuza umut olacak bir kitap, sana gül bahçesi vadetmedim.
    acının, zehrin, düşüşün ve galibiyetin kitabı.

    şüphesiz kitabın en etkilendiğim kısmı, deborah doktorun ve psikiyatri dalının varlığının amacını sorguladığında doktorunun verdiği yanıt oldu.

    "bak, dinle beni, sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim... ve hiç bir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. sana ancak bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. ben yalan şeyler vadetmem hiç. kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır... üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur !"

    edit: söylemeyi unutmuşum gene. kitabın yazarı, joanne greenberg, kendi hayatından yola çıkarak yazmış bu kitabı. şizofreniyi yenmiş. evet bunu daha da meraklanıp çabucak okuyun diye söyledim. bana öyle olmuştu çünkü.