1. salatalarda veya garnitür olarak yemeklerin yanında tüketilmeden önce en az 10 dakika suda bekletilince acısı kaybolan vivident, first gibi sakızların varoluş sebebi.
  2. bir çok yemeğin baş figürü o. tek başına kışkırtıcı kokusu ve gözleri yakan bir etkisi olduğu doğru ama yemeklerde olmazsa olmazdır. yapılan yemeğe göre de farklı kesim usulleri vardır.

    benim de bildiğim, soğanı soyduktan ve yıkadıktan sonra biraz dondurucu da bekletirseniz gözlerinizin yanmasını engellersiniz. su önünde kesmeyiniz lütfen.

    tabi en önemlisi soğan yedikten sonrası olacaklar için her şeyi göze aldınız mı? alın, vallahi alın.. bu sıcaklarda hiç mi hiç çekilmezsiniz yoksa.
  3. kuru soğan vazgeçilmezimdir. çoğu yemeğin * yanında gider.

    ayrıca soğanın elma ile tadının aynı olduğu tek farklarının kokusu olduğu söyleniyor. ne kadar doğrudur bilemem tabi.
  4. gözlerimin sulanmasından bezdim artık. yemekteki görüntüsünü de pek sevmiyorum minik minik matinyon doğramam gerekiyor, bu da hem daha çok zorlanmak hem de gözlerimin daha yanması demek oluyor.
    bir de yaptığım 2 porsiyonluk yemeğe ne kadar soğan koyulur ki.. yarısı atılıyor.

    ben de tüm bunlardan sonra hazır mini mini doğranmış, dondurulmuş soğan almaya başladım. hiçbir derdi yok, buluktan çıkarıyorum donuk haliyle 1 yemek kaşığı atıyorum tencereye. mis gibi de yemek... tavsiye ederim.

    evde kendiniz de hazırlayıp dondurucuya atabilirsiniz ki bu daha iyi olur hemen kullanım için. ancak ben istediğim büyüklükte doğrayamadığımdan hazıra kaçıyorum.
  5. bir mutfagın, yemeğin, salatanın, sofranin olmazsa olmazı bence.

    bir de doğrarken çektirdiği o ızdırap ile "gülü seven dikenine katlanır", " her güzel şeyin bir kusuru vardir" gibi sözleri hatirlatiyor.
  6. bir gezegen kadar saydam ve parlamaya
    mahkum takımyıldızı,fakirlerin masasında
    su icinde bir gül.

    (bkz: pablo neruda)

    ode to the onion

    *ona göre doğada var olan tek estetik
  7. peynir ve domatesin yanına en çok yakışan bitki.
  8. soğan diyip geçmeyin. yalnız yaşarken en özlediğim şeylerden biri kokusu oldu. hani o kavrulurken çıkan koku var ya, hah işte o. kapıyı açtığınız anda yüzünüze vurduğunda size evde olduğunuzu, yalnız olmadığınızı, birinin size misler gibi sıcacık yemek hazırladığını gösterir çünkü.

    romantizmi bırakalım. yağmur sonrası toprak kokusu falan hikaye. asıl huzur veren koku kavrulmuş soğan kokusudur. net.