• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
stefan zweig'ın son günleri - laurent seksık
stefan zweig, ta brezilya’ya gitse de, geride bıraktığı, yıkılmakta olan bir dünyayı içinde taşıyordu. bazen aralık kalan pencereden esen ılık rüzgâra kapılıp geçip giden yılları unuttuğu oluyordu. utanç duygusunun bir huzur hissiyle aynı anda benliğini kapladığı zamanlar, bir umut ışığı olarak lotte’ye bakıyordu. buralara aşinaydı sanki... insana yaşadıklarını unutturacak bir yer. ama bir gazete haberi bile yıkıp geçiyordu içini:

viyana belediyesi yahudilerin oturduğu dairelerde gazı kesme kararı aldı. bu konutlarda gazla intihar edenlerin artması, vatandaşın rahatını kaçırdığından, gazla intihar etme, bundan böyle kamu düzenini bozmak olarak kabul edilecek.

demek kitaplarını yakan, yasaklayan ülkesinde, insanları öldürme hakkı olduğunu düşünenler, ölme hakkına bile el koyuyordu. ama o, hakkını saklı tutmakta kararlıydı. nerede olursa olsun...

laurent seksik, stefan zweig ve karısı lotte’nin ölüme doğru çıktıkları yolculuğun son altı ayında onlara eşlik ediyor. içine düştükleri o derin bunalımı, mücadeleyi değil de kaçmayı seçmiş olmalarının o dayanılmaz vicdan azabını her sayfasında hissettiriyor, o kederli günleri onlarla birlikte yaşıyor, yaşatıyor.

insanın yüreğini burkan bir öykü. gerçek olduğunu bilerek okumak, bir dönemin, bir dünyanın yok oluşuna tanık olmak daha da hüzünlü...
  1. savaşın zweig gibi naif ve ince ruhlu birine neler yaptığını anlatıyor kitap. eşi lotte ile hitler'den kaçıp brezilya'ya gider. dayanılmaz bir yolculuktur. zweig gibi özel bir yazarın son aylarını okumak beni fazlasıyla üzdü. dünyanın eskisi gibi olamayacağını biliyordu ve intiharı bunu kabullenmesi oldu. büyük bir korku ile hitler brezilya'yı da alacak diye düşünüyorlardı. gerçeğe bağlı kalarak kurgulanan kitap umutsuzluğa sürüklüyor.
    sezgi