1. öğrenciyi büyük bir külfetten kurtarır.
  2. nimettir
  3. bilkent gibi bir üniversitede okuyorsnaız psikolojik olarak sıkıntı çekmenize sebep olabilir. maddi sıkıntılar yaşamanız kaçınılmazdır. sizin bir hafta geçinebileceğiniz parayla sırf kampüstesiniz diye sadece bir öğün yemek yiyebilirsiniz. çok da masrafsızmış gibi görmemek gerekir.
  4. nitelikli üniversiteler dışında, tevekkeli kaçılması gereken iş..
    bursun ticarete alet olunca kesilir. tek derste kesilir, disiplinde kesilir, idarece kesilir.. gitmediğin üniversitenin senedini ödersin. dikkatli olmak gerek bu tuzaklara.
  5. üstteki yazıya katılmayacağım. zira bir üniversiteyi nitelikli yapan öğrencileridir. çok bilinmeyen bir vakıf üniversitesinde tam burslu okudum, dünyaya açıldım, iş piyasasında zorluk çekmedim, kpss de türkiye derecesi yaptım.

    artık internet çağında olduğumuz için bilgiye erişmek maksadıyla illa istanbul veya ankara'da olmaniza gerek yoktur. gönül rahatlığı ile seçebilirsiniz.
  6. sizi okulda ve özellikle bölümünüzde enderleştiren bir şeydir. imrenilir.
  7. öncelikle 4.yoruma itafen, aldığın burs türüne göre kesilmeyebilir. okuldan alırsan not ortalaman düşünce gider ama ösym bursu 5 yıl hak tanır. yaya yaya okursun.

    bir ik'cıdan öğrendiğim kadarı ile üniversiteler türkiye'de liglere ayrılmış. birinci ligde olan vakıf üniversitelerini tahmin edebiliyorsunuzdur. onlarda tam burslu okumak güzeldir. hem eğitim-öğretim alırsınız, hem size insan gibi muamele yaparlar, hem de sosyal ortamınızı daha çok sevebilirsiniz.
  8. açıkcası 4-5tanesinin dışında bütün özetler çöptür. sana bir şeyler katmaktan çok senden para kazanmayı düşünür. ayrıca yine birçoğunun kampüsü dahi yoktur. dershane binalarında sana yarım yamalak eğitim verirler. sonuç olarak tam burslu özel yerine bedavaya devlete gitmek çok daha mantıklıdır.

    not: kampüsü olmamak ne demektir ya. ben bira ve sigara almak haricinde ayağımı kampüsün dışına çıkarmam.
  9. rahmetli yuzır feyyazin babasi'nın yaptığı eylem. adam kaç yaşına geldi hala sivas bilkentte tam burslu okuyo. kaçıncı olarak girdiğini yazmayım ifşa olmasın..
    hiç okumadım ama genel olarak şöyle bir bilgi verelim. insanlar sizi paralı okulda parasız okuyorsun diye aşağılayıcı tavırla yaklaşımda bulunurlar. ki bu kesim zengin evlat gurubu berksu pelinnaz falan... bilirsiniz özellikle bu tipler için sıcak paranın varlığı önemli. halbuki gerizekalılar şunu anlayamaz; sen zaten onlardan kaç kat fazla puanla, zekayla ve hakla girmişsin. gözümde adını feriha koydum canlandı daha fazla yazamayacam sinirlendim.
  10. uzun yazacak olduğum sonradan vazgeçtiğim durum.. aslında kişiye göre değişir tam burslu okumak.. evet artılarınla gelirsin, fakat o dört yılda kendini geliştirmezsen yeterince, artılarınla karşılıklı çay içersin mezun olduğunda..

    anadoludan, batıya tam bursla okumak için gelen öğrenci hissiyatı önce şöyledir..

    "bunlar nasıl tipler yarabbi, bunlar okula mı geliyor, bu ne makyaj, bu ne saç, bu ne tripler, bu ne güneş gözlükleri, bu ne ben kralım oğlum adam mısınız hıaa tavırları, bu ne park halindeki yan yana duran 5 kıpkırmızı ferrari, bunlar nasıl insan, kim ulan bunlar.."

    %10'u tam bursludur genelde özel okulların, gerisinin yarısı kadarı yarı burslu yahut kendi alemindedir, %30'luk bir kısım var ki tam olarak yukarıda anlatılan tiplerdir. babası milletin vekilidir (güya), inşaat firması vardır, fabrikası vardır, ecüşü bücüşü vardır, vardır işte.. senin mal gibi özveride bulunup kazandığın okulun o hocalarından "para benim değil mi ulan okut, okut!" tavrıyla dersleri bir güzel alır. alınma hakaret etmiyorum, teşbihte hata olmaz. biz de geçtik o yollardan.

    uzun yazmayacaktım güya.. karar verdim yazıyorum.. çok doluyum heralde galüba sanursam.

    yukarıdaki tayfanın ya aralarına gireceksin, ya da hadi eyvallah diyeceksin, doğal olarak.. aralarına girsen, gerçekten bir masaya oturup 300-400 lira saçmak, halihazırda yapamayacağın bir şey olduğundan değil, öyle düşüncesizce armut piş ağzıma düş diyerek bir hayatı mantığa hiç oturtamayacağından ve içinden gelmeyeceğinden yapamazsın. sana ortamları gelmez.. hoş zaten o parayla belki 10-15 gün geçiren bir insansın ama ahlaki durum daha irite eder seni.. yani aralarına girsen, bi zaman sonra ya çıkarsın, ya da kabul edemesen bile aletleri, oyuncakları olursun.. paran onlardan çıkar, ruhun senden..

    aralarına girmezsen.. her zaman senin gibi bir insan bulabilirsin.. her yerde ve her zaman.. bu doğrudur.. bulursun bir arkadaş yahut bir tayfa aynı senin gibi olan, beraberce hoş sohbet takılabilirsiniz de.. belki o parayı yine ezersiniz, konu maddi durum değil.. kişiye bağlı bir durumdur yani..

    hı, yok mu o kırmızı ferrarisi olanlar arasında makul bir insan evladı.. babasının hediyesi ise ya da kendi kazandığı parayla alınan bir araba değilse ben makul olanını da aklı başında, olgun ve efendi olanını da görmedim.. parayla çocuk büyütülmezmiş, onu gördüm.

    şimdi karlı çıkamama durumuna gelelim tam burslu'nun.. eğer sen bu gördüklerin ile beraber, üstün olduğuna inandığın niteliklerinle kafayı cozutursan, sürekli bunları düşünüp haklı olarak bile olsa ego tatmini yaparsan içten içe, özür dilerim tam burslu; ama babalar yakındır. yapman gereken hayatın her alanında olduğu gibi, insanları gözlemlemek, kim olduklarını iyice anlamak fakat kendi işine bakmak..

    kendi işine bakacaksın.. bırak not ortalamasını, çan eğrisini sınıfın.. sen işine bak. çalış, çabala, pes etme, ortamlardan (kendi arkadaş ortamın dahi olsa) geri kal.. ama hak ederek geldiğine emin olduğun o okuldan kendine ve seni okutan ailene layık olarak çıkmaya çalış.. istemediğin bir bölümde olabilirsin.. yine de neye gönül verdiysen oku, kursuna git, birebir ikna ettiklerinden yardım al, kendini geliştir.. ve en önemlisi işin ne ise sahaya çık.. "üniversiteler yan gelip yatma yeri değildir!" eşek ol demiyorum.. iyiliğini düşünüyorum senin.. kendini tatmin edebileceğinden iki çıt fazlasına uğraş hep.. ilk sene bir şekilde geçsin dinlen pekala.. ama sonra kaldığın yerden hep ileriye doğru adım atmaya bak.

    çünkü n'olacak biliyor musun tam burslu.. eğer yapmazsan, mezun olduktan sonra o ferrariye binen delikanlı, yahut "istanbul 1000 yılın en sert kışını yaşıyor" denilen ayazda minisiyle tak tak yürümeye çalışan anoreksik kız var ya, onlar babalarının kendi alanlarında kurdukları ofislerinde veya çevrelerinden kafalayabildikleri birinin hatta en büyük şirketlerden birinin bilmemne görevinde başlayacak işe.. emin ol.. bir şey bilmesine gerek yok.

    çünkü her iş sahada öğrenilir.

    onların saha çalışmalarını yapabilecekleri sahaları mevcut.. senin değil kardeşim.. sen sahaya ilk yılının sonunda çıkacaksın ki mezun olurken bir şeylerin olsun..

    bu yazıyı başarısızlık yahut ölümüne taşlama olarak görmeyiniz. evet her kesimde düzgün insan var. hepimizin hayali çocuklarımızı gelecek kaygısı gütmeden büyütebilmek, doğru..

    fakat tabiat ana adil değildir. dünyanın hiç bir yerinde adalet yok. kötümser değil iyimser bak bu duruma.. sen de o tam burslu zekanı yahut çalışmanı (neyin varsa) ortaya koyup şartları lehine çevirebilirsin.

    tam burslu olmak imrenilir, zengin yahut fakir olan ama aklı başında olan bir insan buna imrenir.

    kafanı kaldır.. kaç aklı başında insan var etrafta ona bir bak.. sonra kararını kendin ver.

    edit: *