1. mantıksız bir paradokstur. soran kişi büyük ihtimalle liseli bir ateisttir. sebebine gelecek olursak tanrı hemen hemen her inançta ölümsüz, fiziksel bir görünüşü olmayan ruhani bir varlıktır. ölüme ister reenkarnasyon, ister ahiret, isterseniz de yok oluş gözüyle bakın; bu şekilde tanımlanan tanrı'nın ölmesi mümkün değildir.
  2. bu kadar kişinin savaşlarla bombalarla, açlıkla susuzlukla, birilerinin vicdansızlığıyla ölümüne göz yumacak bir tanrı olmayacağını düşündüğüm için, çoktan kendini öldürmüş olabilir.
  3. yaratıcı'yı zihin dünyasına sığdırabileceğini sanmaktan ileri gelen sığ soru.
    kıyas maddidir, muadil ihtimali zaruridir.
    tanrı kendinden büyük nesne yaratabilir mi? kadar soru olmaktan uzak, şeytani amaç ihtiva eden çıkmazdır.
    sevin. sevmekten zarar gelmez.
  4. işte aradığım başlık! enine boyuna tartışmak için birebir. fakat yine de:

    konsepti bozuk soru. insan olarak hep bazı şeyleri kendimize göre düşünüyoruz. mesela

    * uzaylı tasvirlerinde uzaylılar hep insanlara benzerler. ki böyle bir zorunluluk yok. örümcek biçiminde olup aynı zamanda zeki olabilirler. ama öyle düşünmeyi tercih etmeyiz.

    * zamanın başlangıcı ve sonu olduğunu düşünmemiz. yine insanın doğum-ölüm olayıyla benzerlik gösterir. bu özelliğimiz zamana aktarmaya çalışırız.

    * evrenin sınırını bulmaya çalışmamız. çünkü bizim bildiğimiz her şeyin bir sonu vardır. oysa evrenin sonu olmak zorunda degil. düşünün mesela şu an "evrenin niye bir sonu olsun ki?"

    bu da bunun gibi bir soru. tanrı'nın doğmak-ölmek gibi bir özelliği yok ki kendini öldürebilsin. veya zamanın başlamak gibi bir olgusu yok. veya evrenin sınırlı olmasını gerektirecek bir dogma yok.

    ayrıca, tanrı bir insan konseptidir. dolayısıyla siz ona ne özellik yüklerseniz, o o olacaktır. ölümsüz derseniz ölümsüz, mükemmel derseniz mükemmeldir. dünyada kimse allahın katına çıkıp sonra geri dönüp bilimsel bir makale yazmadı. dolayısıyla bunların hepsi kurgusal. bunu yaptığını düşünen ilk kişi de (aslında ilk değil) bol keseden, felsefi irdeleme yapmadan ne sıfat bulduysa peşine sonsuz sıfatı ekleyince, 2000 yıl sonra biz düşünüyoruz çelişkilerini.

    bu iki önermenin yan yana olması mantıksal çelişkiye neden olur. aynısı "her şeyi yıkan kuvvet, yıkılmayan duvar ile karşılaşırsa ne olur" sorusunda da var. her şeyi yıkan bir kuvvet olsa, o duvar olmazdı. duvar olsa, o kuvvet olmazdı. böyle düşünmek lazım.
  5. ölümsüz olarak düşünülüp tasvir edilen bir varlığın aynı zamanda herşeye gücü yetebilecek kudrette olduğuna inanılıyorsa kendini öldürmeye de pekala gücü yeter. (bkz: düz mantık)
    wtf
  6. öldürse de kurtulsak diye desteklediğim soru.
    ahirette o bizi değil bizim onu yargılamamız gerekir. sen haksızsın sayın allah ve sana laflar hazırladım.
  7. gelin de şu başlığı böyle düşünmeyelim. inançlı bir kişi bu paradoksu görmeden önce "sonsuz güçlü bir varlık aynı zamanda ölümsüz olabilir mi?" şeklinde bir soru ile karşılaşsaydı ve bunu inandığı tanrı ile özdeşleştirmeseydi, "öyle saçmalık mı olur canım? o zaman kendini de öldüremez, ölümsüz olmaz" gibi bir düşünceye sahip olacaktı ve cevabı net bir "hayır" olacaktı. ama işin içine kafasına fabrika ayarı olarak yerleştirilmiş ve küçücük yaşta hakkında düşünemeden sorgusuz sualsiz varlığını kabul ettiği "tanrı" figürü karışınca karşımıza "sadece lise çağındaki bir çocuğun hayır cevabını verebileceği bir paradoks" çıkıveriyor.

    not: bu entry, ilgili paradoks için bir cevap teşkil etmemekte ve olaya başka bir açıdan yaklaşmayı öğütlemekten ileri gitmemektedir.
  8. bu sorunun cevabını biz veremeyiz ama tanrı varsa o verebilir.
  9. bahsedilen tanrı insan özellikleri ile donatılmamış olan (yaratmak, buyurmak, konuşmak, istemek...) "cevher", "bir", "hakikat" gibi bir tanrı ise eğer zaten böyle bir soru sorulmaz. çünkü, örneğin, spinoza'nın mutlak varlık olarak kabul ettiği ve "cevher" diye bahsettiği güç öyle bir güçtür ki varolmak zorundadır. varlığını kendi istediğinden meydana getirmekte değil, öylesine büyük bir güç ancak varolmak durumunda olabileceği için vardır. ve o, insan gibi bir şeyler eylemekten uzak muazzam bir güçtür. kendini öldürebilmesi söz konusu değildir. çünkü hem varlığı dizginlenemez hem de zaten eylemde bulunabilen değildir ve kendini öldüremez.

    ama tek tanrılı dinlerin tanrılarına ithafen bir soruysa bu, o zaman gayet tartışılabilir bir sorudur. ibrahimi dinlerin iddiası şudur: tanrı sonsuzdur/ölümsüzdür ve tanrı her şeye gücü yetendir. bir varlığa bu iki sıfat aynanda yüklenirse böyle bir paradokstan bahsedilebilir.

    hiç olayın içinde kaybolmadan ve kafa karıştırmadan diyeceğim ki her şeye gücü yetebilen varlık kendi varlığını sonlandırabilir. kilit nokta eylemde bulunabilmek benim görüşüm. eğer tanrıya eylemde bulunabilme vasfı veriliyorsa, o zaman tanrı kendini öldürebilir. bu tanrı varolmak zorunda değildir. çünkü varolmak istemese varolmaz. "istememe" bu tanrının yapabileceği bir şeydir.

    düzeltme: bu girdimin üstüne "ama nasıl? tanrı ölümsüz de. yine, böyle, eyleyebiliyor olsa da ölemez ki!" denebilir. ben ancak şunu söyleyebilirim: insana özgü yeteneklerle çevrelenen tanrı düşüncesi ne yazık ki bu tip karmaşalara sebebiyet verebilir. bu paradoks aslında bu tanrı figürünün pek de mantıksal olmadığını gösterebilir. ya da "tanrı kavranamazdır, o sizin mantık süzgecinize çok ileri olacak bir mantıksal oluşa sahiptir. tanrıyı bu şekilde (insan yetileriyle) anlayabilmeyi beklemeyin." denebilir. ki yapacaklardır.