1. malum kış geliyor, hastalıklar kapıda. çocukluğumuzdan beri her grip olduğumuzda şeker gibi yazılan antibiyotik haplarının griple bir alakası olmadığını, boşu boşuna içtiğimizi şimdi doktorlar televizyon proğramlarda üstüne basa basa söylüyor, kocakarı yöntemlerine dönmemizi salık veriyorlar. (yaaa babannelerinize inanmadınız inanmadınız bak nooldu şimdi) e bu yöntemlerde tavuk suyu çorbası da başı çekiyor.

    "tavuk çorbasının faydaları da antik çağlardan beri biliniyor. eski mısır’da soğuk algınlığı için önerilmiş ve ibn-i sina’nın tedavi protokollerinde yer almış. modern tıpsa 2000 yılında tıp dergisi ‘chest’de yayımlanan bir makaleyle bu gerçeği keşfetmiş."

    peki efendim nelere iyi geliyormuş bu çorba:

    "tavuk suyu, vücuttaki hücrelerin büyümesi ve onarımı için elzem olan aminoasit açısından çok zengin bir besin olma özelliğini taşıyor. aynı zamanda içerisinde bulunan b3, b6 ve b5 vitaminleri deri, saç ve bağışıklık sistemine katkısıyla biliniyor. haşlanarak tüketilmek istenen tavuk etlerindeki bu b5 ve b6 vitaminleri, pişirme suyuna geçiyor ve bu su besin değeri açısından zengin bir hale geliyor.

    tavuk suyu; sinüslerin açılmasını sağlamaktan, eklem ağrılarını hafifletip vücut kırgınlığını geçirmeye kadar birçok şifalı özelliğe sahip."

    "beyaz kan hücreleri enfeksiyonla savaşmak için hasta olduğumuzda hava yoluna yakın yerlere toplanıyor. bu nedenle mukus üretimi ve öksürük artıyor. tavuk suyu çorbasının içerisindeki maddeler beyaz kan hücrelerinin bu kadar fazla hareket etmesini engelliyor."

    "‘journal of agricultural’da yayımlanan bir japon çalışmasına göre, tavuk çorbası yüksek tansiyonla da mücadele ediyor. "

    "et suyu ve tavuk suyuyla çorba hazırladığınızda yağ ilave etmenize gerek kalmaz. küçük et ve tavuk parçacıklı çorbalar enerji veriyor ve tok kalmanızı sağlıyor."

    gelelim çorbaya. öncelikle kemikli bir tavuk parçası kullanıyoruz. but olabilir mesela. "tavuk kemikleri kırmızı ilikçe çok zengin. tavuğu pişirdiğinizde suyun donması ile kolayca elde ettiğiniz jölemsi madde de bu kırmızı tavuk iliğinden besininizdeki suya ne kadar çok kollojen ve jelatin geçtiğinin bir göstergesi."

    tavuğumuzu tencereye koyup üzerine içme suyu ekliyoruz (çok fazla koymayın yoksa çorba çok seyrek ve tatsız olur). havuç, soğan, kereviz gibi sebzeleri ikiye, üçe bölerek suya atıyoruz ki çorbamız vitamin açısından da daha zengin olsun. bir güzel kaynatıyoruz, üzerinde biriken köpükleri bir kaşık yardımı ile toplayıp atıyoruz. tavuğumuz iyice haşlandıktan sonra (kokusundan ve suyun renginden anlarsınız) suyumuzu başka bir tencereye alıyoruz isterseniz içindeki sebzeleri blenderdan geçirip sebzeli yapabilirsiniz ancak ben terbiyeli yaptığım için o sebzeleri sadece suyunu zenginleştirmesi için kullanıyorum. bir kasede yoğurt, yumurta sarısı ve ezilmiş bol sarımsağı karıştırıyoruz.

    sarımsağın faydaları ile ilgili de şöyle bilgiler mevcut: "1858’de louis pasteur, sarımsağın bakterileri öldürdüğünü keşfetti. bir ml. çiğ sarımsak suyu 60 mg. penisilin kadar etkiliydi. hindistan’daki tagore tıp okulu, sarımsak yiyenlerin kan basıncında yüzde 10 oranında azalma olduğunu saptadı. bir çek çalışmasındaysa sarımsak tüketiminin hayvan damar çeperlerinde biriken kolesterolü düşürdüğü bulundu. ingiltere east sussex sarımsak merkezi’nde yapılan bir araştırma sonucunda da sarımsağın özellikle ‘staphylococcus’ cinsi bakterinin oluşturduğu enfeksiyonlara karşı etkili olduğu kanıtlandı. ayrıca sarımsak, gribe bağlı öksürüğü de azaltıyor."

    şimdi efendim çorbamızdan bir kepçe bu yoğurtlu karışıma, bir kepçe bu karışımdan çorbaya derken ikisini de ılıştıra ılıştıra birbirine ekliyoruz. sonra tavuğumuzu biraz didikleyip lif lif minnak parçalar elde ediyor (en sıkıcı kısmı burası) ve çorbaya ekliyoruz. isterseniz tel şehriye de koyabilirsiniz. karabiber ve tuzumuzu ekleyip kaynayana kadar pişiriyoruz. en son bir tavada tereyağında pul biber kızdırıp çorbanın üstüne dökerek servis ediyoruz. çünküm "acı baharatlar, tükürük, boğaz ve akciğer salgısını hızla artırıp balgamı yumuşatıp atılmasını kolaylaştırıyor." tabi abartıp boğazınızı tahriş etmeyin.

    şifa olsun efendim.

    not: tırnak içinde verilen yerler farklı internet sitelerinden alıntılanmıştır.
  2. kümes gibi kokan çorba. bir insan bunu nasıl içer anlamıyorum. insan sadece ağzıyla yemek yememeli burnunu da işe dahil etmeli.
  3. bol nane, biraz limon, afiyet olsun.
  4. tabii tavuğu tüyleri yolunup, iç organları temizlendikten sonra haşlıyoruz ki kümes gibi kokmasın.
  5. aklıma tavuk suyuna çorba kitabı serisiyle ( biri şu örneğin) ilgili yıllar önce babamla yaşadığım şu diyaloğu getiren yemek.

    -o zamanlar orijinal kitap alacak paramız yoktu, vurmayın hemen :)-

    ben: baba sordun mu metronun oradaki seyyar kitapçıya dediğim kitabı?
    babam: sordum da "yemek kitabı bizde bulunmaz" dedi.
    ben: (gözlerini devirip) yahu o kitap öyle bir şey değil ki, kısa kısa öyküler var..

    şimdi gülerek hatırlıyorum tabii, hey gidi günler :)
  6. malum tavuklarla bu çorbanın şifa vermesi pek olası değil. tv'de ahkam kesenler; serbest gezen tavuk bulmak zor, tavuk yemeyin, tavuklar hazır yem, antibiyotik ve 10'a yakın ilaç enjeksiyonu ile ayakta duruyor diyeceksin, sonra tavuk suyuna çorba için grip başta olmak üzere şifa kaynağı diyeceksin. bir yerde yanlış var, suyu kaynatıp karabiber döküp içsem zaten nefesim açılır boğazım yumuşar. işi tavuğa bağlamak hata. eğer tokluk istiyorsak şifa arıyorsak, sarımsaklı kelle paça içip, otobüste önümüzdekine hohlamadan seyahat edelim yeter.