1. insanların tecavüzcülere nasıl nefret kustuğunu ve adeta birer canavara dönüştüklerini görünce akla gelendir. bir insan nasıl bir hayat yaşar da tecavüzcü olur. düşünsenize. masum bir bebekken. neler yaşadı da böyle bir canavara dönüştü. gerçekten çok üzücü bir durum. kaybedilen her insan, sönen bir umut ışığıdır aslında.

    itiraf etmeliyim suphinin gebermesi benim de içimi soğuttu. nasıl nefret etmeyeyim bu adamdan. nasıl nefret etmeyeyim anasından babasından.

    ancak nefretim azaldığı zaman aklıma şunlar geliyor. bu adamı bu noktaya getiren neydi.
    yani kızgın yağlara da batırıp çıkarsanız, yaşadığı her saniyeyi cehenneme de çevirseniz özgecan'ı geri getiremezsiniz. onun başına gelenleri geri alamazsınız.

    bir noktadan sonra her tecavüzcüye işkence etmek vahşi duygular beslemek onları paramparça etmek istiyorsunuz. peki bu neyi çözer? yani odaklanmamız gereken nokta bu.

    ortada bir problem var. evet özgecan katledildi. ve buna neden olduğu sanılan kişi cezalandırıldı. bakın neden olduğu sanılan kişi dedim. zira bu tecavüzcü bir sonuçtur.
    bu vahşeti yapan insan bir sonuç noktasıdır.

    asıl incelenmesi gereken türk toplumunun; masum bir bebekten nasıl bir tecavüzcü yetiştirdiğidir. burada kimse bütün suçu bu herife atmasın. tek suçlu bu adammış gibi davranmasın.

    ve bu sorunun cevabını, gerçek cevabını, kendinize ve yazdığınız entrylere bakarak görebilirsiniz. ekşi sözlüğe şu sözlüğe bu sözlüğe girerek. bu tecavüzcüler hakkında yazılan yorumları okuyarak görebilirsiniz, türkiye'de tecavüzcü yetişmesinin tesadüf olmadığını.

    yani o kadar üzülüyorum ki. bazı şeyleri görüyorum. en aklı başında dediğim insanların yaptığı irrasyonel hareketlere bakıyorum ve hiç umudum kalmıyor bu topraklara dair. çok güçsüz hissediyorum kendimi. düşünün, kendini üstün gören, okumuş etmiş bilinçli insanların, sözlük insanlarının durumu ortadayken "çomar" denilen kesimin "okumuş" denilen kesimden çok da farklı olmadığını görüyorum.

    burası ortadoğu. yaklaşık bin yıldır pislik içinde. ve bu durum bilgi çağında bile değişmiyor. her iki kişiden birinin internete erişimi olan bi ülkede bu durum değişmiyorsa, söyler misiniz nerede değişecek.

    bilgi çağı, iletişim çağı, paylaşma çağı... ve biz teknolojiyi kullanarak bu çağda sadece nefret paylaşalım... olacak iş mi ?

    arkadaşlar ben bir insan olarak özgecanın katledilmesine üzüldüğüm kadar. bunu yapan insanlara da üzülüyorum. ve empati kurmaya çalışıyorum. ben neler yaşamış olmalıyım ki bir insana tecavüz edip onu katledeyim. ben nasıl bir çevrede yetişmeliyim ki böylesi soğukkanlı olabileyim.

    nefretle, intikam arzusuyla, öfkeyle bir şeyi de-ğiş-ti-re-me-yiz!
    artık lütfen, rica ediyorum. nefret etmeyin.

    biliyorum nefret etmemek kolay değil. birisi benim kızıma, sevgilime tecavüz etse çıldırırdım. ve belki o çıldırmışlıkla gider bütün sülalesini katlederdim. nefret nefreti doğuruyor. bütün ülke robot gibi aynı şeyleri hissediyor, aynı şeyleri düşünüyor. aynı hedefi düşman olarak görüyoruz.
    ama çözüm desen kimse çözüm aramıyor. herkes adalet arıyor. nerede bu adalet diyorlar. adalet ne demek ki? neymiş halk adaleti kendi sağlarmışmış. kimse demiyor kardeşim problem nedir, çözüm nerededir. herkes diline pelesenk etmiş bir "adalet".

    nerede bu "adalet" nerede bu "adalet"...
    sanki dünyaya gelirken kendisine sözleşme imzalatılmış, size adalet verilecek diye...
    cezasını çekmeliymişmiş.
    noluyor yani ceza çekince bir daha tecavüz etmiyor mu?
    ceza çekince başkaları tecavüzden vaz mı geçiyor. şunu anlayın artık bu pskolojiye gelmiş bir insanı caydıracak ceza yoktur! cezadan normal insanlar korkar. normal insan zaten suç işlemez.

    bütün sistem adalet denilen bir saçmalık üzerine kurulu. halk adalet istese bu iktidar 14 yıldır başta olmazdı bir kere. halk intikam istiyor. dinci kemalistten. kemalist dinciden. türk kürtten, sunni aleviden. vs vs. herkes birbirinden intikam istiyor. adı da "adalet" oluyor.

    adalet neredeymiş. bir tarafta özgecanı katleden adam katlediliyor, diğer tarafta 45 tane çocuğu siken adam (evet sikmek, tecavüz deyince hafiflemiş gibi oluyor çünkü. medeni bir hal alıyor.) devlet desteği buluyor, medya peşine koşuyor, birileri önüne yatıyor.

    işte sizin adaletiniz bu kadar. yapan bizdense bir kereden bir şey olmaz. yani 45 çocuğu bir kere sikmişsek ne olmuş demektir bu. en az 3 parti 45 liği daha 3 er defadan sikseydik o zaman haklı olabilirdiniz. ama altı üstü bir kerecik sikmişiz yani. ne var bunda bu kadar büyütülecek!

    dedim ya intikam istiyoruz diye. adaletle işimiz yok bizim. özgecanın katili de belki şöyle düşündü: "vay başı açık orospu karı, bunların hepsini sikip sikip geberteceksin, bunlar namussuz, bunlardan ana olmaz avrat olmaz bunları yok etmek lazım"

    bu bakış açısı toplumu yöneten iktidarın ve o iktidarı destekleyen, herkesin ortak olduğu bir bakış açısı.

    bizden değilse her şey mübah...

    bizden değilse insan değil, dolayısıyla her şeyi hak ediyor.

    kimse kendini kandırmasın. hepimizin beyninin içine kazınmış durumda bu düşünce.

    kendimizi tanımakla başlayalım işe. zaten kendimizi bir tanısak, suçluyu dışarda aramayı bırakacağız da... bir türlü dış güçler bırakmıyor(!)...

    dikkat ettiyseniz idam geri gelsin diyenleri eleştirmedim. çünkü bu insanlar korkak. içten içe bir gün tecavüz edebileceklerinden korkuyorlar. ve bu korkuyu müthiş bir öfke ve nefretle sindirmeye çalışıyorlar.

    büyük konuşmamak lazım. bir insan evladı başka bir insan evladını soğukkanlı bir şekilde yok edecek noktaya gelebiliyorsa günün birinde bende bu noktaya gelebilirim. belki eleştirdiğim, yok etmek istediğim çocuk tecavüzcülerinden biri haline gerilirim ilerde. hayat bu. ve maalesef böyle bir olasılık her zaman mevcut. çünkü 46 kromozomlu bir insan bir şeyi yapmışsa... 46 kromozomlu bir insan olan ben de aynı çevresel koşullara maruz kalırsam böyle bir şeyi yapmayacağımın garantisini kim verebilir.

    ben bir insan olarak potansiyelimin farkındayım. ve bunu anlıyorum. kendi doğamı anlıyorum. kendi karanlıklarımın farkındayım. ve kendi karanlıklarımdan korkmuyorum. onlarla barışığım. ve onları irademle ve disiplinimle kontrol altında tutarım. onları, sevgiyle, şefkatle ve merhametle kontrol altında tutarım.

    ben kendimi yok sayamam. çünkü eğer yok sayarsam karanlığımı, işte o zaman onu kontrol altında tutamam!
  2. nefret etmemeliyiz. en güzel noktası bu. nefret edilmemeli.