• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
the birds - alfred hitchcock
filmde bodega sahiline saldıran farklı türlerden kuşların yol açtığı dehşet konu ediliyor. san francisco'da bir evcil hayvan dükkanında başlayan ve bir aşk üçgeniyle ilerleyen film, bir doğumgünü esnasında kuşların saldırıya geçmesiyle devam eder.
yönetmen alfred hitchcock kuzey kalifoniya'da tatil yaparken gazetede gördüğü bir haberden oldukça etkilenir. haberde kıyı evlerine doğru saldırıya geçen deniz kuşlarından bahsedilmektedir. bu olay ile daphne du maurier'in kısa bir öyküsü yönetmenin kafasında birleşince, kuşlar filminin temelleri de atılmış olur.
  1. hitchcock'un dönemine göre aşmış, şimdiki imkanlara göre komik duran efektlere sahip süper gerilim filmi.

    bir ara "bu ne lan!" deyip yarıda bırakmıştım filmi ama şimdi bir daha baştan sona izledim ve saygı duydum.

    !---- spoiler ----!

    ne olursa olsun baş karakterimizin okul bahçesinde beklediği sahnedeki gerilimi kolay kolay bulamazsınız.

    !---- spoiler ----!

    bir de tam film bittikten sonra dışarı çıkmam gerekti, camın öte tarafından bana doğru gelen kuş 0,1 saniyelik bir kalp krizi yaşattı bana.

    sonuç olarak efektleri şimdiye nazaran istediği kadar kötü olsun filmden sonra kuşlara karşı bir tedirginlik yaratmıştır bende.
  2. alfred hitchcock'un unutulmaz gerilim filmi "kuşlar"ın, güzel başrol oyuncusu tippi hedren'in kuş saldırısına uğradığı meşhur sahnesinin çekimlerinde yaşanan dehşet verici gerçek yıllar sonra ortaya çıktı. the telegraph gaztesine konuşan tippi hedren, kuşlar filminin çekimleri sırasında ve daha sonrasında, hitchcock yüzünden yaşadığı işkence boyutuna varan kötü muameleyi anlatmış. hitchcock'un hedren'a olan ilgisi bilinmiyor değildi ancak oyuncunun verdiği röportajda yer alan bilgiler, bu ilginin tehlikeli bir saplantı boyutuna vardığını gösteriyor. "birinin tutkusunun hedefi olmak korkunç bir şey" diyen hedren, her şeyi bırakıp gitmek istediği zamanlarda, yönetmen kendisini, "eğer bırakırsan, kariyerini mahvederim" diye tehdit ediyormuş. hitchcock'un "kuşlar" ve "hırsız kız" (marnie) filmlerinde başrol oynayan hedren için 1963 yapımı "kuşlar" filminde, kuşların kendisine saldırdığı sahne tam bir travma olmuş.

    kendisine, filmde kullanılan mekanik kuşların saldıracağı söylenen oyuncu yaşadıklarını şöyle aktarıyor:

    "herkes bana yalan söylemişti ve pazartesi sabahı, sahneye başlayacağımız zaman, direktör yardımcısı geldi ve yere, duvarlara, tavana baktı ve 'mekanik kuşlar çalışmıyor, bu yüzden gerçek olanları kullanmamız lazım' diyiverdi ve hemen gitti. sete gittiğimde mekanik kuşların kullanılması için hiçbir hazırlık yapılmamış olduğunu anladım. çünkü benim gireceğim kapının etrafına kafes yapılmıştı ve kutular içinde kuzgunlar, güvencinler, martılar vardı. omuzlarına kadar zırh eldiveni giyen kuş terbiyecileri, bir hafta boyunca kuşları bana savurdu... molalar oluyordu ama hitchcock etrafta olmuyordu. günler geçip her şey daha kötü olunca ortadan kayboldu."

    gagalanan, kanlar içinde kalan ve tükenen hedren sonunda çekimler sırasında yığılıp kalmış ve ağlama krizine girmiş. doktora götürülen oyuncuya bir hafta dinlenmesi söylenmiş. hitchcock buna izin vermediğinde doktor, yönetmene, "ne yapmaya çalışıyorsunuz? onu öldürmek mi istiyorsunuz?" diye çıkışmış.

    tippi hedren'in anlattıkları en az kuşlar filmi kadar dehşetli değil mi sizce de?