• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (6.00)
Yazar kemal varol
ucunda ölüm var - kemal varol
"ölüyorum.
bu kez sahiden ölüyorum.
gelecek misin yasıma?
boz atlı hızır gibi son nefesime yetişecek misin?
ucunda ölüm var heves ali’m, ucunda elbette ölüm var.
gelmeyeceksen, elini son kez omzuma koymayacak, alnımı öpüp yolculamayacaksan, bağışlanma dilemeyeceksen; adını aldığın ali hakkına söyle bari: sahiden sevdin mi beni?
kederli sözlerin, kurumuş gözlerin, tozlu yolların, saklanan mendillerin, içli kıpırdanmaların misafiri, cenazelerin duacısı, hikâyelerin sırdaşı… dünya ölümlü, gün akşamlı… son ağıtçı, heves ali’yi arıyor. evlerde, sokaklarda, dere boylarında, raylarda, uzayıp giden bozkırda… heveeeessss diyerek susuyor. bana hikâyeni anlat, ağıdını yakacağım.

ucunda ölüm var, yarım asır süren bir aşk hikâyesi. yalpalayan, şehirden şehire gezinen, derman arayan, sayıklayan, hatırlayan, rüya çağıran ince bir ah!"

kemal varol, maharetle memleketi anlatıyor, güneşin içinde doğup battığı bir roman anlatıyor. masalsı, gürül gürül, ölmeye yatan.
  1. kemal varol'un üçüncü romanı ucunda ölüm var’da, cenaze evlerinde ağıtlar yakan, yaşlı bir kadının yıllardır görmediği aşkını bulmak için yaptığı yolculukları, yaşadığımız çağda, ülkemizde olup bitenleri sıra dışı denebilecek bir bakış açısıyla anlatıyor. okur, şehir şehir dolaşarak hikâyeden hikâyeye geçen ve ölülere ağıt yakan başkarakter ağıtçı kadın’ın peşinde ilerliyor.

    kemal varol'la haw kitabıyla tanıştım ve çok sevdim. uzak hikaye nin şu yorumunu okuyunca da hemen aldım kitabı. diğer kitapların önüne geçti ister istemez. okuyalım görelim "ölümün peşinden giden ağıtçı kadın'ın öyküsünü".
  2. şahane bir mart pazarı. bursa'ya ve oradaki dostlara özlemi artıran satırlar, bir tanıdıkla karşılaşmanın sevinci. bazen bunlarla yetinmiyoruz ya sonra pişmanlık geliyor ardından.

    "sinemaya gitmemeliyiz. çünkü insan sinemaya gidince yaşadığı kasabayı sevmez oluyor, alıp başını gitmek istiyor buralardan."

    william saroyan
  3. off ne kitaptı. kolay mı ölüm diyor, aşk diyor, aşık diyor. gözlerim nemli nemli okudum kimi zaman, kimi zaman boğazıma bir şey düğümlendi de sesim çıkmaz sandım. içimde eskiden kalan ama hiç eskimeyen bazı yaralara dokundu ve hatta bazılarının kabuğunu kaldırdı da geçti kemal varol.

    !---- spoiler ----!

    rast gittin mi her işin benden sonra?
    düzdün mü türlü eksiğinle gediğini?
    rüzgâra tuttun mu bir vakitler bana çözdüğün gömleğini?
    tenin kokusu, ekmeğin buğusu nedir bildin mi?
    ayrılık insana neler eder, sordun mu hiç?
    günlerle geceleri bir pervane gibi önüne kattın mı?
    kam aldın mı dünyadan?
    bir cevap uğruna elli yıl yaşadın mı hiç?
    ben yaşadım.
    iki kelime için katlandım bu dünyaya ben.
    ölüyorum.
    bu kez sahiden ölüyorum.
    gelecek misin yasıma?
    boz atlı hızır gibi son nefesime yetişecek misin?
    ucunda ölüm var heves ali'm, ucunda elbette ölüm var.
    gelmeyeceksen, elini son kez omzuma koymayacak, alnımı öpüp yolculamayacaksan, bağışlanma dilemeyeceksen; adını aldığın ali hakkına söyle bari:
    sahiden sevdin mi beni?


    !---- spoiler ----!