1. teknoloji kanalına açtım hatalıysa affola. teknolojinin sunduğu bir nimet olarak görüyorum. özellikle de "görüldü" bildirimi olaya duygu katıyor. yani görüp cevap verdi katıldı ya da görüp cevap vermedi konusu beyinde gündeme gelince direkt hissi konular gündeme geliyor. bu nedenle de sanki yüz yıldır varmış gibi hayatımızın bir parçası oluveriyorlar.

    insanlar yattığı yerden sosyalleşiyor, kararlar alıyor. (youreads gruplarında biraz kasıyor karar almak ama olsun sonuçları kıymetli oluyor) yine de bir önerim var, bu tarz gruplarda zaman kontrolün elden bırakmamak lazım. çünkü saatlerce sürebilir kafa dengi bir grupla. o da sanallaşmaya meylettirir insanı. tadında bırakmak lazım.
    abi
  2. sanılanın aksine insanı sosyalleştirmeyen; daha da içine kapanık, sanal hayata bağımlı ve gerçekte cümle kuramayacak, kendini ifade edemeyecek bireyler yetiştiren teknolojidir
    kup
  3. interneti çok büyük bir cafe gibi düşünmek lazım. ayrı ayrı masalarda kitaplar , filmler , müzikler , siyaset , dünya , bilim , yaşam , sorunlar vs gibi pek çok sorun konuşuluyor. siz tüm bu masalara kulak misafiri olabiliyorsunuz ve konuşmaya katılma özgürlüğünüz var. davet beklemek zorunda değilsiniz çünkü bu cafede konuşulanlar özel değil , özel olan konular bile özel değil. isteyen istediği maskeyi yüzüne geçirerek dilediği kişi oluyor.

    gerçek bir ortamda bu şansa çok fazla sahip olamıyoruz. aynı okulda okunduğu için kurulan dostluklar , ofis arkadaşlıkları , mahalleden kankan .. bunların burada bir önemi yok. burada samimi olmadığın kişiyi sen seçiyorsun , gözlemliyorsun , okuyorsun ve kabul ediyorsun. tanınıdığınız kişi gerçek yaşamında "o" kişi olsun ya da olmasın. önemli değil. bu yüzden pek çok platform var , farklı ilgi alanları için tonlarca iletişim kanalları var. insanlar kendileriyle ortak ilgi alanına sahip kişilerle tanışmak istiyorlar. okudukları kitaplardan , izledikleri filmlerden , yaptıkları aktivitelerden konuşmak istiyorlar. hiç olmadı kimseye açamayacakları dertlerini anlatıp , kimseyle paylaşamadıkları sırlarını anonim bir kimliğin arkasına sığınarak konuşabiliyorlar. bu gerçekten mükemmel bir şey. sanal ya da değil , önemli olan kısım bu değil. önemli olan insanların iletişim halinde olması , önemli olan insanların konuşabilmesi. fikirlerini özgürce beyan edebilmesi.

    bu yüzden bu tarz topluluklara oldukça sıcak bakmışımdır , insanlar konuşabilmeli , anlatabilmeli. internet üzerinden tanışıp konuştuğum pek çok insan bana verim katmıştır , bilgi aktarmıştır. gereken muhabbet dilerse saatler sürebilir , dilerse yıllar sürebilir. o insan gerçek , önemli olan bu. onunla nereden iletişim kurduğunuzun , hangi araca başvurduğunuzun bir değeri yok.

    yıllar önce internetten tanışıp , skype üzerinden saatlerce muhabbet ettiğim , düğününe gittiğim , evinde kaldığım , öz abimden daha çok sevdiğim insan var benim. eğer ki ben o an " çok uzun süre skype ta kalıyorum , çıkıp azcık gezeyim " deseydim belki bu dostluğun temelini atamayacaktım ben.

    yetişkin her birey kendisi için neyin iyi , neyin kötü olduğunun farkında.
  4. arada sırada konuşmaları okurum ve samimi olduğum insan saçmalayınca "salak salak konuşma" der çıkarım
  5. eger bir kac tane whatsapp kiz grubunuz varsa kendinizi adriana lima hissetmeniz an meselesi,verdigimiz gazla bizden güzeli yok :)
  6. kişilerin söyleyeceklerini kelime kelime göndermesiyle işkencelerin en büyüğüne dönüşmektedir. mevcut gruplarımın tümünü birer birer sessize alıp daha sonra her birinden ayrılmaktayım.
    dip not: sakın aile bireyleriyle bir whatsapp grubunda bulunmayın, aile içi baskıya maruz kalınabiliyor.
  7. burada yazan olmuş. ben de kelime kelime gönderenlere sinir oluyorum. bir sürü bildirim geliyor. insan bakmaya üşeniyor işi varken. en sevdiğimse iki kız arkadaşımla olanı. bazen durgun olsa da çılgınlar gibi gıybet yapıyoruz. okul için kullanılan whatsapp gruplarına da dersi alan tüm öğrenciler ekleniyor. ders saatleri, sınav saatleri için bilgi almak adına iyi de farklı niyetlerle kullananlar oluyor. aile whatsapp grubumsa hiç yok. o işler annemde :) eklemeyin beni dedim. yok o günaydın demedi, yok neden hiç yazmıyorsun diye millet birbirine bozuluyormuş. böylesi daha iyi.