1. haftasonları (bkz: selim ileri) ve ali çolak'ın yazılarını mutlaka takip ederim. ayrıca her ayın ilk pazartesi günü çıkan "kitap zamanı" da diğer kitap eklerine göre daha dolu doludur.
  2. ülkemizin okunabilecek gazetelerinden biridir. bazen cemaat-akp kavgası adına sözcü'ye yakın derecede ileri gidebiliyorlar manşetlerde falan ama olsun.

    ulan bu gazetenin böylesine bir değişime uğradığını da gördüm ya kısacık hayatımda. daha ne görücez hadi hayırlısı.

    kanımca diğer okunabilir gazeteler için:
    (bkz: aydınlık)
    (bkz: sözcü) -manşetler hariç okunabilir, köşe yazarları tatlı
  3. bu gazetenin malum süreçteki değişimi; edebiyatta, sanatta, mizahta ve basında kaliteli içerik üretmenin ilk kuralının 'muhalif bakış açısı' olduğunun kanıtıdır.

    gücü elinde bulunduranları övmenin iktidar sahipleri dahil kimseye faydası yoktur. muhalefet ne kadar güçlüyse, onun karşısında duracak iktidar da en az o kadar güçlü olur. tıpkı her aslanın en yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşması gerektiği gibi.

    boşuna dememişler "akılsız dostum olacağına akıllı düşmanım olsun" diye.

    not: bu yorum kesinlikle iktidar övgüsü içermemektedir,muhalefet övgüsü içerebilir.
  4. bayi satışı 20-30 bin aralığında seyreden gazetedir. 1 milyonluk tiraj'ın nasıl gösterildiğini aydın engin anlatmış idi.

    akp-cemaat kavgası'na fatih'in önerdiği perspektiften yaklaşmalıyız.

    naifliğe gerek yok, hepsi oradaydı!
    mutlu
  5. tam anlamıyla bir manipülasyon kağıdı. hayatımda bu kadar yanlı yayın yapan bir kağıt parçası görmedim. bozuşana kadar iktidar yanlısı haberler yapardı, şimdi tam tersi.

    mesela uludere'deki olaya önce kaza deyip hükümetle araları açıldıktan sonra katliam demeleri gibi.
  6. zaman gazetesi'nin "bir anda" nasıl bir tavır değişimi yaşadığını; üslubunun, konularının, konulardaki bakış açılarının ne kadar değiştiğiyle birlikte çok net bir şekilde görebiliyoruz. buna itirazı olan -varsa eğer- arkadaşların, sadece geçmişten günümüze manşetlere bakmaları bile bu değişimi net bir şekilde görmeleri için yeterli olacaktır.

    değişmek, hayır hayır vaz geçtim doğru kelime değişmek değil. döneklik denildiğinde, çıkarcılık denildiğinde, hatta "kedi ulaşamayacağı ciğere mundar dermiş" denildiğinde, aklıma gelen şey zaman gazetesi.

    mesela bunu sevgi akarçeşme'nin yazdıklarıyla/yaptıklarıyla anlatmak istiyorum:

    -polise başka bir ülkenin işgal gücüymüş gibi tepki vermek niye? bazıları molotofu atan da polis olabilir diyor. akıl tutulmasının boyutları... (11 haziran 2013-yani gezi-)

    hemen ardından aklıma gezi de erdoğan'a dizdiği methiyeler geliyor. hükümeti nasil akladığı... ve bu gece attığı tweet:

    -bir polis sadece yayın yaptığım için telefonu hınçla elimden aldı. bir kadın polis de hiçbir şey demediğim halde bana mukavemet ettin dedi. (05.03.2016 )

    ve bir klişe olmuştur artık ama söylemeden edemicem:

    "naziler komünistler için geldiğinde
    sesimi çıkarmadım;
    çünkü komünist değildim.

    sosyal demokratları içeri tıktıklarında
    sesimi çıkarmadım;
    çünkü sosyal demokrat değildim.

    sonra sendikacılar için geldiler,
    bir şey söylemedim;
    çünkü sendikacı değildim.

    benim için geldiklerinde,
    sesini çıkaracak kimse kalmamıştı."
    martin niemöller
  7. o artık kayyumlu gazete.
    akp ile olan savaşları kendileri için olabilecek en hayırlı olaydır çünkü gerçeği görmüşler ve kendilerinden utanmışlardır. muhalif olmak ne demek bunu anlamışlar, laiklik daha bi kıymetli olmuştur.
    kayyum olayından sonra, bir umut arapları savaşa çağıran halife edasıyla, dini kullanmaya devam eden, bunun sömürüsünü yapan ve bizzat yakından da tanıdığım nur cemaati(yani fethullahçılar) ile zaman gazetesi,
    din lideri benimsedikleri adamların fikirlerinden kurtulup genel özgürlükçü bir dünya görüşünü kabul etmedikleri sürece,
    ne bir adım ileri gidebilirler ne de akp baskısından kurtulabilirler.
    çünkü bunlara baskı yapan parti de yine dini kullanıyor.
    saçmalık içinde saçmalık.
    şimdi gezide direnen insanlardan yardım dilenir hale geldiler. şunu hatırlamakta fayda var: samanyolu tv
  8. zaman gazatesine kayyum atanması, "bir nusubet, 40 nasihattan iyidir" dediğim olaydır. zamanında akp ile kolkola, memlekette atatürkçü, yurtseven, aydınlık adam bırakmadılar, hepsini ergenekoncu, balyozcu vs diye yıllarca suçsuz yere içeri attılar. şimdi sıra onlarda. bir sonraki sıra akp.
  9. omurgasızlığın kitabını yazmış gazetedir. gerçeği görüp utandıklarını hiç düşünemiyorum nedense. kınadığın başına gelmeden ölmezsin sözünün canlı örneği.
  10. 180 derece nasıl dönülür?
    bunun canlı örneği olan gazete.
    iktidar-cemaat can ciğer kuzu sarmayken de inceleme fırsatım oldu. şu son olaylardan sonra da inceleme fırsatım oldu. aralarındaki ilişkiye hep iğreti bi yaklaşım sergiledim zaten. yalnız biraz abarttılar sanki ne biliyim bi geçmişiniz var sonuçta ve buna da 70 milyon şahit. biraz daha tarafsız olmaya çalışsanız keşke. böyle diyince de basın özgürlüğü diyip çıkıyosunuz işin içinden orası da apayrı bi konu ya. neyse.
    edit: 180 miş..