cinemaximum - youreads



  1. en güzel sinema başka sinema.

    insanlar oturup evde dvdde izlemek varken neden sinemaya gidip film izler? düşününce büyük ekran, daha kaliteli ses ve belki yatan koltuklar için ha bi de 3d belki.

    benim içinse durum çok daha farklı. oynattığı filmler ile seyirci kalitesi benim için çok daha önemli. şöyle söyleyeyim; ben sinemada dahi olsa film izlerken çıt çıkmasını istemeyenlerdenim. hep beraber gösterilen duygu durumları hariç. (mesela, erzurum'da oldukça büyük bir sinema vardı. cumhuriyet caddesinin sonundaydı galiba şimdi duruyor mu bilmem. the exorcist'i izlemeye gitmiştik. bilirsiniz adam kızın çıkardığı şeytani sesleri kasete kaydedip dinlerken birden telefon çalıyordu. koca salon o kadar pür dikkat izliyorduk ki herkes ama herkes aynı anda korkup sonra da korkmasına kahkahalarla gülmüştü). neyse konudan saptım yine, gerekirse zevklerimden fedakarlık ederim patlamış mısır bile yemem o kadar. cinemaxiumum ve benzeri diğer büyük avm salonları fimleri ve başına buyruk seyircileri ile beni rahatsız ediyor işte. kimseyi küçümsemek değil derdim ama en son cinemaximumda film izlerken yanımda filmin başından itibaren konuşan üstelik sesini alçaltma gereği duymayan saygısız bir çiftle tartışmıştım. sanki evinin salonunda izliyor o derece rahatlık.

    ama başka sinema öyle değil ya. küçük kutu gibi salonlarında gerçekten kaliteli filmleri, gerçekten o filmi merak edip gelen, aralarda da film hakkında konuşan insanları görüyorum. rahatsız olmadan filmimi izleyip çıkıyorum.

    şimdi işletmeden çok kitlesini eleştirdim ama dışarı çıkmışken öylesine zaman doldurmak için gelen insanlara fahiş fiyatlara koltuk konforu sunan işletmelerdense, sinemaya ve insana hizmet veren işletmeleri desteklemek lazım. bence.
  2. kapitalist sistemin en güçlü silahlardan biri olarak hayatımıza itelediği avm'ler sayesinde hayatımıza bir biçimde katılan popüler kültürün yılmaz savunucusu olan bir zincirdir.

    hedef kitlesi yukarıda da tanımladığım gibi öncelikle her boş vaktini avmlerde geçirmek için helak olan kitledir. yani ergenler, çocuklu aileler, ufak tefek ön sevişme deneyimi yaşamak isteyen çiftler, boş beleş vakit öldüren ev kadınları ile emeklilerden oluşur. film yelpazesi sadece benzer mantıkla satış yapan d&r gibi " çok satanlar" mantığıyla aynı biçimde belirlenir. pahallı bilet fiyatları ve bunu avantaja çevirmeye çalıştığını sanmamızı sağlayan popcorn içecek menüleriyle tüketim çılgınlığının hatırı sayılır bir neferidir.

    es kaza gösterime soktukları kaliteli yapımları bir iki hafta gibi kısa sürelerde vizyondan kaldırırken de bir klasik olan " talep görmeme" bahanesine sığınarak tüm sinefilleri töhmet altında bırakmayı ihmal etmezler.

    sözün özü yerel sinemaları desteklemediğimiz sürece bu zincire direnen işletmelerin yerinde yeller esecek. gerçek bir sinemasever iseniz bu konuyu önemsemek ve tercihinizi yaparken bunu hatırlamak zorundasınız.
  3. türkiye'deki en kapitalist sinema şirketlerinden biri. o kadar açgözlüler ki, cuma gününü de hafta sonu sayıyorlar. yani cuma günü öğrenci bileti yok. herkes 23₺ ödemek zorunda. ulan 23₺'ye bilet mi olur? sonra vay efendim niye torrent yaygınlaşıyor? yine yaygınlaşmasın yahu? az bile yapıyor korsanlar. telif hakkına, emeğe tamam bir yere kadar saygım var ancak orantısız fiyatlandırma karşısında her türlü korsan faaliyeti meşru görüyorum.

    tabii cinemaximum'un haftaiçi bazı ufak kampanyaları var. şöyle:

    1) iş bankansından maximum kartınız varsa her gün ilk seans 7₺ . gayet iyi bu, ama herkeste iş bankası kartı yok ki.

    2) çarşamba günleri tüm seanslar 11₺ (bu kampanya 31 aralık'a kadar sürecek)

    3) Öğretmenlere yönelik kampanya ise: hafta içi 8₺, hafta sonu (Cuma, Cumartesi, Pazar) ise 10₺ (bu kampanya da 31 aralık'a kadar...)