1. biraz daha beklenilse benim açacağım başlıktır, başlıktı.

    sayın @nietzsche kubrick beethoven 'i hızından dolayı tevkif ediyorum.*
    şaka bir yana, miles davis dinlemek ruhunuza iyi gelir... ilk tavsiye de benden gelsin o vakit, lakin özellikle şu versiyonunu tavsiye ediyorum. buyurun aşağıya cemaat.

    miles davis - time after time
  2. kind of blue adlı albümü hemen hemen tüm müzik otoritelerinin ve dergilerinin filan yaptığı 'en iyi' listelerinde hep en başlarda yer alır.

    şahsi kanaatimce de 'blue in green' adlı eseri bu albümün en değerlisidir.
  3. kind of blue gibi bir başyapıtla beraber birth of the cool gibi şehaser niteliğindeki albümleri beraberinde getirmiş, kariyerinin belli bir döneminde john coltrane gibi bir ilahla çalışmış ve dünyaya cool jazz gibi mükemmel bir genre bağışlamış güzel insan.
  4. miles davis solo ve kendi orkestrası ile yaptığı çalışmalarında yumuşak, lirik ve hafif sesler kullanmış amerikan trompetçi ve band lideridir ayrıca 1950'lerde "cool jazz" adlı yeni bir akımın ilk adımlarını atmıştır.
  5. an itibarıyla digiturk 434'üncü kanalda munich konseri yayında, bir süredir dinliyorum. ne uyku bıraktı ne yorgunluk. cumartesi gecesini çalışarak geçiren bendenizin enerjisini tazelemiş olması hasebiyle kendisine teşekkürü borç bilirim. eyvallah miles. iyisin. adını hatırlayamadığım şu filmdeki çocuğu getirdi yalnız aklıma. sahi neydi o filmin adı ya. adam "not quite my tempo" deyip duruyordu bateri çalan çocuğun feleği şaşarken. neyse miles bir harika. resmen döktürüyor. coşkulu kalabalığın coştuğu kadar var.