• youreads puanı (9.00)
  1. şarkıyla tanışmam askerliği yaptığım gelibolu'da olmuştu ve üzerimde parka'm ile şarkıyı tüyleri diken diken etmiş cem karaca tonaj'ı ile hissetmiştim.
    devir ise çok karamsar olmadığımız bir dönem; (sanal düşmanlar yok ve henüz akp adında bir parti bile yoktu) gelecek kaygısı ise partilerden bağımsız yine de hat safha idi.

    bir cem karaca - parka bir de red hot chilli pappers - californication ile global dünayaya uyum sağlayarak bu günlere geldim.

    derken; geçtiğimiz günlerde bir barda kulağıma parka çalınınca dönemin efsane şarkısını birisi müthiş coverlamış dedim. o an elimde telefon yaşadığım mutluluğu paylaşmak için youreads'e girdim. baktım parka'nın başlığı açılmamış; daha öne telefondan ilk kez açılan başlıkarda sıkıntı olduğu için aradığım klavyenin de olmamasından mütevvelit kendimi ekşide buldum ve parka başlığındaki bütün yorumları okudum. bugün ise parka - cem karaca başlığına kayıtsız kalamazdım;

    şarkı beni en çok şu dizesiyle vurmuştur;

    küçük kardeşi bu yıl siyasala gidecek
    paltoya para yok ki o da parka giyecek

    abi, abla kazaklarını çok giydik ve "hem başarılı öğrenci hem yamalı pantalonluysan" toplum seni daha bir bağrına basıyor. küçük kardeş kaderi ise eskici gardropu oluyor.
  2. her dinlediğimde cem karaca'nın tüylerimi diken diken ettiği, canavar gibi bas partisinin iron maiden parçalarını hatırlattığı, tarihteki en komple anadolu rock parçalarından biridir. kuşkusuz, parçanın bestesi türk müziği için eşsiz bir örnek; peki ya anlattıkları? cem karaca 3 kuşaklık bir parkayı ve onun sâbık sahiplerini anlatır. vatan hainliğiyle suçlanıp kurşunla infaz edilen torunun, bacağını sakarya'da kaybeden dağ gibi dedesinden; imkanların sıfıra teğet geçtiği bir aileden ve yoksulluktan giydiği parkası kendisine mezar olmuş bir insandan bahseder cem karaca. parka, atlattığı o kadar badireden sonra artık bu aileye kefildir. bu delik deşik parkanın bir sonraki sahibi siyaset okuyacak olan küçük kardeştir.

    parka

    her akşam o köşeye asılırdı o parka
    paltoya para yok ki, ondan alındı parka
    her akşam o köşeye asılırdı o parka
    paltoya para yok ki, ondan alındı parka
    bir sabah onun sırtında çıktı gitti o parka
    bir sabah onun sırtında çıktı gitti o parka

    dedenin üç aylıktan alınmıştı o parka
    kirli yeşil bir renkte, eskiceneydi parka
    üst cebi sökülmüştü, kullanılmıştı parka
    bir sabah onun sırtında çıktı gitti o parka

    parkasıyla vurulmuş, yatar iken buldular
    dört hain kurşun değmiş, delik deşikti parka
    parkasıyla vurulmuş, yatar iken buldular
    dört hain kurşun değmiş, delik deşikti parka

    baba eski tornacı, gözünü çapak almış
    dede bir bacağını sakarya'da bırakmış
    baba eski tornacı, gözünü çapak almış
    dede bir bacağını sakarya'da bırakmış
    ananın gözü yaşlı, umut ona bağlamış
    ananın gözü yaşlı, umut ona bağlamış

    kucuk kardeşi bu yıl siyasala gidecek
    paltoya para yok ki, o da parka giyecek
    ananın gözü yaşlı, delikleri dikecek

    bir sabah onun sırtında çıktı gitti o parka
    bir sabah onun sırtında çıktı gitti o parka

    parkasıyla vurulmuş, yatar iken buldular
    dört hain kurşun değmiş, delik deşikti parka
    parkasıyla vurulmuş, yatar iken buldular
    dört hain kurşun değmiş, delik deşikti
    delik deşikti parka

    parka, parka, parka, parka...

    parkasıyla vurulmuş, yatar iken buldular
    parkasıyla vurulmuş, yatar iken buldular
    parkasıyla vurulmuş, yatar iken buldular
    parkasıyla vurulmuş, parkasıyla vurulmuş
    vurulmuş yatar iken buldular
    parkasıyla vurulmuş, yatar iken buldular
    parkasıyla vurulmuş, yatar iken buldular
    parkasıyla vurulmuş...