whiplash - damien chazelle - youreads

    • izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.34)
whiplash - damien chazelle
küçük yaşlardan itibaren bateri çalmaya başlayan andrew, işinde tam anlamıyla bir usta olmak ister. üniversite tercihinde de ülkenin en iyi müzik okulu olarak gördüğü shcarffer konservatuarı'na girer. henüz 19 yaşındadır ama dersler harici var gücüyle antrenman yapar. bir gün, okulun en sert hocalarından biri olan caz duayeni terence fletcher'ın dikkatini çeker. fletcher andrew'ü okulun en parlak öğrencilerinin seçildiği ve sürekli yeni yarışmalara hazırlanan "studio band"e seçer. başarısı kadar acımasızlığıyla da ün yapmış olan fletcher, andrew'un kapasitesinin sonuna kadar kullanmadan asla başarmış saymayacaktır. genç bateristin önünde sadece mesleki bir test değil, psikolojik bir sınav da vardır... senaristliğini ve yönetmenliğini damien chazelle'in üstlendiği filmin başrolünde miles teller yer alıken karşısında kendisine j.k. simmons eşlik ediyor.


  1. güzel bir konu, güzel bir atmosfer, güzel oyunculuklar ve aceleye gelmiş bir senaryoya sahip film.

    !---- spoiler ----!

    j.k. simmons'ın karakteri, ana karakterimiz andrew'ün kişisel gelişimini sağlayan bir mentor işlevi görürken filmin ortasından biraz sonra (tam olarak 60. dakikanın sonunda) ipleri eline almaya başlar. kendi de andrew ile paralel 'büyürken', dönüşümlü gelişen iki ana karakter içeren bu filmin simmons'ı merkeze almaya karar vermesi beni heyecanlandırdı; bağımsızların bile belli şablonlarla, küfür eder gibi "anaakım" diye suçlanan daha büyük bütçeli filmlerden bile beter şekilde formülize hala geldiğini düşününce. zaten karşımızdaki de karakterlerini ilk beş saniyede tanıtıveren filmlerden, yani metnin temeli çok iyi; ama bu küçük virajın devamında tekrar andrew'a ve "iyi bir davulcu olacak mı?" sorusuna dönüp üstüne buna cevap bulamamamız, finaldeki sarkma hissi oluşturan on dakikaya yakın konser sahnesi ile beraber, affedilmesi güç hatalar. her şeyi gayet güzel kurup, "ders, gelişim, büyüme" kısımlarını başarıyla dengeleyip son yumruğu atmaktan kaçınarak beni cezbedemedi film, tam tersine o vakte kadar kurulan atmosfere de gölge düşürdü, "vurucu" olsun diye öyle tasarlandığını düşündüğüm final. kesinlikle iyi, seyredeni saran, eğlenceli bir film, ama işte o kadar. en iyi film hadi neyse de, akademi'nin verdiği senaryo adaylığı endüstrinin bugünkü halini özetliyor aslında, zaten üç büyük parçadan oluşan senaryonun üçte biri yokuş aşağı giderken yılın en iyi senaryolarından birine sahip olduğu iddia ediliyor filmin. müthiş bar sahnesinin ardından (2014'ün en iyi oyunculuklarından birini çıkaran) simmons'ın karakterinin, andrew'a o ana kadar üstlendiği mentor görevini "her şey seni motive etmek içindi" diye açıklaması, o son noktanın bir türlü konamaması, şahane tasarlanmış aşk hikayesinin istenilen mutsuzlukta bitememesi... (kızın salonda olup olmadığını görseydik hiç değilse?) iyi hamlenin kötü hamleye denk düştüğü, biraz ziyan edilmiş filmlerden biri kısaca.

    !---- spoiler ----!
  2. ''kabiliyetin yoksa sonun rock grubunda çalmak olur" sözü ile rock grubu davulcularını üzebilecek, sololar atılırken gözümün sık sık bosphorus istanbul zillerine kaydığı iyi film.
    yoda
  3. bana kalırsa whiplash'le ilgili en büyük -ve hiç çözülemeyecek olan- soru işareti, otoriterliği estetize ederek olumlayan bir mesaj verip vermediği noktasında yatıyor.

    1. başarılı olmak için bizi rencide eden, benliğimize zarar veren bir öğretici figürün yöntemlerini şeksiz şüphesiz kabullenmeli miyiz?
    2. müzikal, artistik veya sportif olması fark etmeksizin belirli bir yeteneğin varabileceği potansiyelin ortaya çıkartılması için en doğru yöntem, filmdeki hocanın yöntemi midir? kafasına zille vurulmamış bir baterist, nota kağıdı yedirilmemiş bir ses sanatçısı, ıstakaya oturtulmamış bir bilardocu yeteneğinin nihai noktasına ulaşmamış mıdır?
    3. zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır, belki, ancak müzikal başarıyı, sadece savaş alanlarına uygun görülebilecek "zafer" sözcüğüyle nitelemek ne kadar doğrudur? müzik ve diğer sanat dalları, teknik mükemmellikten öte haz verdiği ölçüde başarılı sayılmaz mı? öyle olmasaydı yapay zekaya dayalı müzikal üretimler, insan yaratısı metinlerden daha fazla keyif vermez miydi?

    whiplash'in benim zihminde uyandırdığı sorular bunlar. filmin biçimsel anlamda muhteşem olduğu konusunda itirazım yok. ancak filmin -çok net olmasa da- vermek istediği mesajın ve yücelttiği ideolojinin korkunçluğunu düşünerek bu kadar estetik olmasına üzülüyorum. yanlış bir ideoloji, ikna edici bir retorikle sunulmuş gibime geliyor. ama filmin sonundaki belirsizlik yüzünden kendimden fazla emin konuşamıyorum.
  4. dipnot olarak belirtmek istiyorum kaza sahnesinin çekimi çok iyiydi
  5. son sahnedeki yaklaşık 9 dakika süren performansla bana cazı birkez daha sevdiren güzel film.
  6. baştan sona kadar insanı gerim gerim geren bir film. güzeldi ama.
    abi
  7. j.k. simmons elini yumruk haline getirdiği her an kalp ritmimizle oynamıştır. kalp bile doğru ritimde atıp atmadığını sorgulamıştır.
  8. aldığı oscarları sonuna kadar hakeden film. hep itici görünen hırs duygusunu anlayabilmemi, hatta sempati duymamı sağladı. hele ki tutkuyla birleşince böyle delilikle dahilik arasındaki ince çizgide gidip gelen hastalıklı, ama başarılı çok başarılı müzisyenle çıkıyor demek ortaya.


    !---- spoiler ----!

    birbirine hırs dolu iki adamın müzikle kavga edip, dövüşüp, sonra barışıp aynı sonunda 'tempo'da buluşabilmeleriyle biten o muhteşem finalde caz festivali izleyicisinin o muhteşem performansı alkışlamalarını bile izleyemediğimizde oturduğumuz yerden kendi kendimize alkışladık. sanırım amaç da buydu. sadece bu sıradışı finali için bile hak ediyor film aldığı puanı.

    akrabalarının yanında oğlunu ezen uyuz babanın, oğlunun finaldeki muhteşem performansını kapının ardından izlemesi güzel bir detay olmuş.


    !---- spoiler ----!

    ayrıca fletcher'in klüpte çaldığı o şarkıyı günde 1672 kere dinleyebilirim.
  9. son sahnedeki performans ile bana, kapı aralığından bakan baba figüründen daha fazla gurur hissi yaşatan yalın anlatımlı güzel film.
  10. caza bir kere daha aşık olmamı sağlayan film.