• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.81)
ağır roman - mustafa altıoklar
kolera sokağı'nda ilginç olaylar yaşanmaktadır. arap sado, sokaktaki egemenliğini ailenin küçük oğlu salih'e (okan bayülgen)bırakır. ancak salih bu görev için henüz hazır değildir. metropolün arka sokaklarından birinde yaşanan bu karmaşada salih, tina'ya (müjde ar)aşık olur.
  1. (bkz: ağır roman - metin kaçan) kitabından uyarlanmıştır.

    ağır roman ama şiir gibi film bence, böyle kısacık bir şiir okursunuz da başka bir tat bırakır ya tekrar tekrar okunur, ezberlenir. işte film de öyle hızlı geçiyor, öyle bir ruh hali bırakıyor ki bu hızda, filmin asıl ağırlığı da bu. film biter bitmez tekrar izlemek istiyorum dediğim bir filmdi. sanırım o duygu yoğunluğundan kurtulamamak bunu dedirtiyor. hikaye kadar müzikleri de başka yapar insanı. yusuf taşkın - ağla sevdam finalin verdiği dağılmışlığa bir de bu şarkı eklenince geçmiş olsun artık.

    !---- spoiler ----!

    ” savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye,

    zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın,

    raksederken mahallenin maşallahı, eyvallahı,

    güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın.

    şimdilik, ölümüne kadar hayattasın… “

    !---- spoiler ----!
  2. müjde ar'ın "yangın sayılır" dediği bi sahne vardır ki aklımdan çıkmayan kitabına da doyamadığım şu filmi bir kere daha izlettirmiştir bana.
    "zamanı kim okşayabilir ki?"
  3. tavuskuşu mahallesi ve ikametçilerinin beyazperdeye uyarlanan filmi. türk sinemasının ilk ayağı yere basan filmidir. ikinci film eşkıya ve sonrasında iyice bir ilerleme. çingenelerin mahalleleri güzeldir ve onların geçtiği her film başyapıt sayılır.
  4. okkalı kaderin sillesini yedikçe, kolera kalkar şaha
    salih haytalıktan raconla raks eder arap sado'nun ruhu şad olur en delikanlısından.
    berber ali bizim mahallenin, her mahallenin hayatını tozunu yutmuş sert görünen ama içten içe iyi yürekli, harbi bir başka ihtiyar delikanlısıdır.
    tıbı gariban göçüp gider ama koleralıların vicdanıyla yaşarken, sabah buz tutar, reis de meydanı boş bulup tozu dumana katarken, kalleşliğin ağababalığında ustalık dönemini gösterir herkese, balık ayhansa darbukasından gelen incelikli namelerle bir tütsü yakar karanlıktan aydınlığa. sokağından esnafına, çoluk çocuğundan, yüreği zengin evsizler tayfasından kadınlarına bir mahalle koca bir dünya olur herkesin yüreklerine, herkesin yürekleri koca bir hayata sığmaz olur küçücük ve bir o kadar içten kaldırımlara.

    bu film yarar deşer zihinleri en ağırından.izlerken duygu doruklarına çıkarsınız.her karesi, her anıyla dolu dolu bir başyapıttır.
  5. bazen bir film unutuluyor ama bir kolye, bir şarkı kalıyor insanda.
  6. varlıklı bir ailenin çocuğu olan okan bayülgen'in doğma büyüme koleralıymış gibi müthiş bir oyunculuk sergilediği özgün, güzel film.

    !---- spoiler ----!

    o bin tılsımlı anın çarşafından ağır ağır geçirirken hayatını bilemezdi üç tekerlekli bisikletin karanlığa takla atacağını..

    !---- spoiler ----!
  7. !---- spoiler ----!

    kulağınızı dört açın ve beni dinleyin leylekler. ben ki profesör gaftici fethi olarak kolera açıkhava üniversitesinin seksoloji profesörüyüm. bugün sizlere manitalar hakkında çok önemli bir tüyo vereceğim. beni dikkatle dinleyin. efendim, manita “seni seviyorum, evlenelim” ayakları yaparsa önce yüz mumluk ampule yarım metre mesafeden bakın sonra gözlerinizi ampulden ayırıp manitanın gözlerinin içine dikin. eğer hâla cıvırın gözlerini görüyorsanız onunla hemen evlenin.

    !---- spoiler ----!