1. george lucas'ın, steven spielberg'in ilham aldığı üstad yönetmen. çektiği filmlerdeki hikaye kurgusu, çekim tarzı ve karakter işlemeleri ile insanı insandan alır. her filmi ayrı bir keyiftir. ne yazık ki filmleri japonya'da zamanında tutmamış ve kendisi intihar etmeye kalkmıştır. japonların o zamanda bilemediği değeri ise, dünya bilmiştir.
  2. hayatını sinemaya adamış büyük yönetmen. öyle ki ölümünün film çekerken gerçekleşmesini yürekten dilemiş fakat 85 yaşında talihsiz bir kaza sonucu felç geçirerek yönetmenliği bırakmak zorunda kalmıştır.

    yazmanın ve yönetmenin dışında birçok filminin kurgusunu da bizzat yapmıştır. özellikle aksiyon sahnelerini aynı anda birden fazla kamerayla çekerek kamera açılarında çeşitlilik ve kurguda net devamlılık sağlardı.

    şu linkteki videoda kurosawa'nın kullandığı kurgu tekniğinin kısa bir analizi; şuradaki linkte de yağmur, kar, rüzgar, ateş, kalabalık figüran grupları, kamera hareketleri gibi etkenlerle birlikte filmlerinde çok sık kullandığı "hareket"i analiz eden bir video mevcut.

    akira kurosawa: wikipedia
  3. akira kurosawa'yı çok severim. özellikle dersu uzala en sevdiğim filmi. sinema hayatı olmuş öyle ki; üstada sinema sizin için ne ifade ediyor diye sormuşlar: "çok basit. beni alın, filmleri benden çıkarın, kalan sonuç "sıfır" olacaktır." diye cevap vermiş.
  4. akira kurosawa sinemasının belirgin özellikleri mevcuttur. doğadan en geniş oranlarda yararlanır. izleyiciyi yoran bir çekim tekniği yoktur. genelde vurucu sahneleri pek kalabalık olmaz, olsa dahi bir iki istisna dışında muazzam kamera açıları kullanması sebebi ile pek karmaşaya kapılmadan sahnenin detaylarına hakim olursunuz. filmlerinde giriş, gelişme ve sonuç olgusu açık ve anlaşılır bir şekilde ilerler. izleyici filmi izlerken kurguyu kolayca tamamlar ve dahiyane anlatım sebebi ile filmleri asla sıkmaz. toplumsal ve sosyolojik meseleler hakkında çok net bir duruşu vardır. bu duruşu ve görüşleri de net bir şekilde izleyicisine geçirir. filmleri müthiş bir entellektüel altyapıya sahiptir. insanı ve toplumsal meseleleri sebep ve sonuç ilişkişi ile müthiş bir şekilde betimler. bazen bir tiraddır bu, bazen ise sahne içinde iken oyuncuların doğa ile geçtiği iletişimdir. bana göre 20. yüzyılın en başarılı 5 yönetmeninden birisidir.
  5. -bana göre- en önemli yönetmenlerden biri
    dünyanın en büyük 5 senarist ve yönetmeninden biri
    sinemanın sanat olmasına katkı sağlamışlardan, bir diğeri (bkz: #96823)
    en fazla filmini izlediğim yönetmenlerden biri
    toshirô mifune ve takashi shimura favori oyuncuları olan
    japoncayı kulaklarıma ilk sokan
    filmci

    en önemli filmleri

    1- yoidore tenshi - sarhoş melek (ilk önemli filmi, bundan başlayarak devam edin dediğim filmi) 1948

    2- nora inu - sokak köpeği (es geçmeden devam edin dediğim iyi film) 1949

    3- rashômon - (-bana göre- en iyi filmi, sinema sanatının da en iyi on filminden biri, kuçkuculuk ve farklı bakmak üzerine ise yapılmış en iyi film... ayrıca: machiko kyô) 1950

    4- hakuchi - budala (bu yönetmen dostoyevski romanı uyarlaması çekmişse izlenmezmi dediğim bakılması gereken filmi... ayrıca: setsuko hara) 1951

    5- ikiru - yaşamak (ismi ile cismi bir, varoluşçuluk üzerine yapılmış en iyi film olabilir, -bana göre- en iyi beşinci filmi...) 1952

    6- shichinin no samurai - yedi samuray (mükemmel film, mücadele üstüne boyun eğmeme üstüne en iyi filmlerden, -bana göre- en iyi üçüncü filmi... ayrıca süpper müzikler: fumio hayasaka) 1954

    7- kumonosu-jô - kanlı taht (shakespeare'in macbeth uyarlaması, hırs üzerine yapılmış en iyi filmlerden...) 1957

    8- kakushi-toride no san-akunin - gizli kale (star wars evrenini etkilediği söylenen filmi, harika filmdir... star wars kadar iyidir... -bana göre- en iyi sekizinci filmi... ayrıca: misa uehara) 1958

    9- warui yatsu hodo yoku nemuru - (izlenmesini önerdiğim, diğerlerinin arasında kalmış iyi filmlerinden..."insan ne kadar kötü olursa, o kadar tatlı uyku çeker") 1960

    10- yôjinbô - koruma (a fistful of dollars filminde sergio leone nin esinlendiği -onu da incitmem- film, ikiside iyi filmdir... -bana göre- en iyi dokuzuncu filmi...) 1961

    11- tsubaki sanjûrô - (yôjinbô nun devamı niteliğinde olan filmi, "on beş kişiye saldırdım" olayının olduğu film, komedisi en yüksek filmi sanırım... -bana göre- en iyi onuncu filmi...) 1962

    12- tengoku to jigoku - yüksek ve alçak (bu film neden biz de az ilgi görüyor anlamadım, farklı işlenmiş bir konu, -bana göre- en iyi altıncı filmi...) 1963

    13- akahige - kızıl sakal (harika film, son siyah-beyaz filmi, bill murray nin favori filmlerindenmiş, toshiro mifune ile son çektiği film, en iyi idealist insan filmlerinden, -bana göre- en iyi yedinci filmi...) 1965

    14- dodes'ka-den - (çöplükte yaşayan insanların hayatını çektiği film... en farklı filmi sanırım... izlenmeden geçilmesin dediğim iyi film) 1970

    15- dersu uzala - (doğaya canından bağlı yaşayan bir insanın hikayesi, -bana göre- en iyi dördüncü filmi... ayrıca: maksim munzuk) 1975

    16- kagemusha - gölge savaşçı (francis ford coppola ve george lucas ın yapımcısı olduğu, tatsuya nakadai harika oynadığı, güzel renklerin olduğu film) 1980

    17- ran - isyan (yine bir shakespeare uyarlaması -king lear- fakat bu sefer daha da aşmış, -bana göre- en iyi ikinci filmi... en iyi epik ve savaş filmlerinden... ayrıca kyoami rolünde süpper oynamış oyuncu: pîtâ) 1985

    18- yume - düşler (kendi rüyalarından yola çıkarak çektiği 8 kısa filmden oluşan işi... vincent van gogh u martin scorsese nin oynadığı film... hayallere daldıran film) 1990

    19- hachi-gatsu no kyôshikyoku - ağustosta rapsodi (richard gere amcamızın oynadığı, nagazaki ye atılan atom bombasının 44 yıl sonrası o bölgeden acı bir hikaye... izlerken nazım hikmet de gelmiştir aklıma...) 1991

    20- madadayo - (iyi bir insan olan, öğrencilerinin çok sevdiği profesörün hikayesi... kurusowa nın son filmi) 1993