1. pre-logic prosesini açımlayan nietzsche'ye göre bu aradalıkta gerçekleşen devinimler şu şekildedir;

    mantık evvelinde yani bildiğimiz şu 2+2=4'ü evetleyen 'mantığ'ın evvelinde insanın bilincinde gerçekleşen primitif mantığ'ın dinamikleri nedir?
    nietzsche'ye göre burada gerçekleşen bir, birbirileştirimdir. yani görünen şemaları, şekilleri daha önceden görüp uyumlulaştırdığımız şemalarla örtüştürmektir.
    nietzsche bunu prokrustes'in yatağı örneğiyle açıklar. `prokrustes` grek mitologyasında poseidon'un oğludur ve yoldan geçenleri evinde misafir edip onları kendi özel yatağına yatırır ve bu yatağa, o insanların yataktan taşan kısımlarını kesip, parçalayarak tam olarak yerleştirir.

    yani bu bahsolunan bilinç prosesinde gerçekleşen de budur. zihne yeni aks olan şeyi önceden bilincimizde yatak'laştırdığımız şekillere uyar hale getirmek. birbirileştirmek.
    ve bu bildiğimiz belle'ği oluşturur. ve bellek'te hep aynı şeyler devinir durur.
    lâkin bundan öncesinde olan nedir?
    yani yatağı oluşturan nedir? buna dair söylevlerine bakalım nietzsche'nin;

    ' belleğe atfen değişik düşünmeyi öğrenmelidir. burada ana ayartıcı, bir ruhu kabul etmektir. bir ruh zamansız olarak tekrar üretir, tekrar tanır. ama yaşanılan şey 'bellekte' yaşamasını sürdürür; onun tekrar gelmesine karşın bir şey yapılamaz, irade bunun için faal değildir, her bir düşüncenin 'gelmesinde' olduğu üzere. benim bilincimde olacağım bir şey olup biter: şimdi buna benzer bir şey gelir. onu kim çağırır? kim onu uyandırır? '

    '' bütün tanıma aparey'i bir soyutlama ve basitleştirme aparey'idir. tanımaya yönelik değildir, tersine nesnelerin egemenlik altına alınmasına yöneliktir. 'amaç' ve 'araç', 'kavramlar' gibi mahiyetten uzaktır. 'amaç' ve 'araç' ile sürece egemen olunur. kavranabilir bir süreç icad edilir. ama süreci oluşturan 'nesnelerin kavramlarıyla' ''

    '' bilinç, tamamiyle dışta başlayarak 'izlenimlerin' bilinçli kılınması ve koordinasyonu olarak, zaten başlangıçta bireyin biyolojik merkezinden uzağa atılmasıdır. ama kendini derinleştiren, içleştiren bir süreçtir ki o merkeze sürekli olarak yaklaşır. ''

    '' bizim anladığımız gibi algılarımız, yani bilinçli olmasının bize bütün organik sürece bizden önce yararlı ve önemli olduğu algıların toplamı: şu halde denileblir ki bütün algıları kapsamaz bu. bu demektir ki biz algıların seçimi için duyulara mâlikiz. '' güç istenci sf. 258

    şimdi bu söylevlerine bakarsak nietzsche'nin, mantıkta oluşan mimetik birbirileştirmelerin uzamını oluşturan, yani yatağı oluşturan, bilinçsiz organikliğin kendiliğindenliğindeki natural yaşama güdüleridir. antonin artaud'nun ve tortuları deleuze ve guattari'nin yıllar sonra söyleceği gibi 'organsız bir beden'in güdüleri.

    bunu açımladıktan sonra ise postmodernizmin kısıtlı kaldığı dil çıkımsızlığını serimliyor nietzsche. şöyle diyor;

    '' ilkin hayallerin-imgelerin zihinde nasıl meydana geldiğini açıklamak gerekmektedir. bundan sonra imgelere uygulanan sözcükler, sonunda eğer sözcükler varsa, ancak o zaman kavramlar oluşur. birçok imgelerin görülemez olan, tersine işitilebilir olan altında bir araya getirilmesi yani sözcük, sözcükte ortaya çıkan bir parçacık heyecan, kendileri için bir sözcüğün orada bir sözcüğün var olduğu benzer imgelerin buna göre bakılmasında da bu zayıf heyecan ortak olandır. kavramın temeli bu zayıf heyecandır. zayıf heyecanların eşit diye hissedilmesi ana olgudur. buna göre tamamen komşu olan hislerin bu duyumların tespitinde birbirine karıştırılması,(birbirileştirilmesi) inanmaktır. ama bunu kim tespit eder?
    inanmak duyu izlenimindeki ezeli başlangıçtır. bir tür evet demek ilk zihni etkinliktir. başlangıçta 'doğru telakki etmek'.
    buna göre açıklanacak olan husus şudur: bu 'doğru telakki ediş' nasıl oluşmuştur?
    doğru'nun ardında nasıl bir sansasyon bulunur? ''

    hakikaten de bu bahsolunan 'doğru'nun ardında nasıl bir sansasyon bulunur. o güdülenimin onayı, güdülenimin 'yatağı'nın malzemesi nedir?