1. aile büyüklerimizin hayattan edindiği tecrübeleri yansıtan ama atasözü olmayan cümleler ya da tavsiyelerdir.
    dedemin nenemin söylediklerinden aklıma gelenler:

    "keyfin kılığı olmaz"
    "yabancı yerde anan da paradır babanda"
    "mat ettirme methettir kendini millette"
    "büyüğün sözüne bak ta gittiği yoldan gitme"

    buna benzer küçük aforizmalardır.

    edit: daha iyi başlık fikri olan varsa değiştirebiliriz.
    gamit
  2. babaannem tarafından özlü sözler vasıtasıyla yetiştirilmiş biri olarak ilgimi hayli çeken bir konu. babaannem bir şey öğretmezdi, bir söz söylerdi sen öyle düşünür hayataına düstur edinirdin. bazı sözlerin anlamını da yıllar sonra hmm demek o buymuş diye kavradım. birkaçını da buraya yazalım bari.

    "gezme itiyle av avlanmaz" bilikte iş yapacağın kişiyi özenli seçmeni öğütler.
    "ekin göveldek biçilir" açgözlülükle daha iyisini beklemeyi bırakıp ilk sonuçları toplamaya yarar.
    "bunun sonu yok" (televizyon için söylerdi) postmodernist aydınlanma.
    "tarhana-bulgur, lafın sonu budur" bunu tam anlamadım ama sus da yemeğini ye demek istiyor olabilir.
    abi
  3. atasözleri ve deyimlere bayılırım. açıp açıp okurum. "dam üstünde saksağan vur beline kazmayı", " ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur." "ölü evinin yasçısı, düğün evinin tefçisi" en sevdiklerim.

    büyüklerimizin her sözü de "başım üstüne" diyilebilecek sözler değil bence. insan torununu "yavrumun yavrusu, yarısı da yılanın yavrusu" diye sever mi? sonra da "bu gençler bizi hiç saymıyorlar" diye yakınırlar.

    değerli büyüklerimizin aşka, sevdaya, karşı cinsle yakınlaşmaya dair "aman ha!" nevinden sözlerine ne demeli? "bakış gülüşü, gülüş öpüşü, öpüş sevişi getirir." derler seni aşktan soğuturlar. ben "büyük" olunca "sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz" demek istiyorum.

    bütün bunlar bir tarafa bana göre sözlerin şahı şudur:

    "geçme namert köprüsünden, ko aparsın su seni.
    yatma tilki gölgesinde, ko yesin aslan seni."
  4. "varsa pulun, herkes kulun; yoksa pulun, dardır yolun."