• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.43)
goriot baba - honore de balzac
gerçeklik akımının kurucularından balzac, goriot baba'da bir babanın kendinden vazgeçmeye varan fedakârlık öyküsünü büyük bir duyarlılıkla anlatır. hukuk öğrenimi için paris'e giden rastignac, madam vauquer'in kırk yıllık pansiyonuna yerleşir. çeşitli hayatların bir arada aktığı bu pansiyonda, goriot baba diye hitap edilen, yaşlı bir adamla karşılaşır. ömrünü iki kızına adayan ihtiyar, yaşlılığında, evlatları tarafından yapayalnız bırakılmıştır. damatları tarafından istenmeyen goriot'un aynı pansiyonda kaldığı eugene de rastignac, babanın kızlarına ulaşması için elinden geleni yapacaktır. (tanıtım bülteninden) (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. balzac’ın en bilinen eserlerinden birisi ve insanlık komedyası adlı yapıtının ilk kitabıdır goriot baba. bu kitabı okuduktan sonra balzac’ın neden en büyük romancılardan birisi olarak anıldığını anlarsınız. kitaptaki yer ve karakter tasvirleri o kadar güzel ve detaylı ki kendinizi olayın geçtiği vauquer pansiyonun bir müşterisi gibi hissetmeniz çok normal.

    kitap dört bölümden oluşuyor. ilk bölümün büyük bir kısmında olayın geçtiği pansiyonun ve pansiyonda yaşayan insanların tasvirleri yer alıyor. özellikle pansiyona ait her detay kitapta var. ben naçizane kitabı sakin bir kafayla ve sakin bir yerde okumanızı tavsiye ediyorum. çünkü oldukça detaylı olarak olarak yapılan tasvirler insanı zaman zaman yorabiliyor. ayrıca kitapta kullanılan uzun cümleler, uzun diyaloglar ve fransızca isimler de ilk başlarda beni biraz zorlamıştı. ama bunlara zamanla alışıyorsunuz.

    kızlarını “tanrı’nın dünyayı sevdiğinden daha fazla seven” bir babanın hayatını anlatır kitap. yani işlediği en belirgin konulardan birisi babalık duygusudur. bunun yanında paranın, gücün ve başarı hırsının insan hayatına etkilerini anlatır bize balzac. bunları anlatırken de goriot baba'nın pansiyondaki komşusu olan rastignac karakterini kullanır. kitaptaki en orijinal ve gizemli karakter bence vautrin adındaki pansiyonerdi. özellikle rastignac ile olan diyalogları oldukça ilginçti.

    !---- spoiler ----!

    “dün madam vikontes de beauseant’ın balosundaydım. akrabamdır kendisi, çok güzel bir evi, ipekler içinde salonları vardır. neyse, çok güzel şenlik düzenlenmişti bize, ben de krallar gibi eğlenmiştim…”
    vautrin hemen sözünü kesti, “kuşlar gibi,” dedi.
    eugene sinirlendi, “mösyö, ne demek istiyorsunuz?” diye atıldı.
    “kuşlar gibi diyorum, çünkü kuşlar krallardan daha çok eğlenir.”

    !---- spoiler ----!

    sonuç olarak goriot baba, balzac'ın insanlığa armağan ettiği en büyük eserlerinden birisidir. çünkü okuyan herkes bu kitapta kendisi için bir ders bulabilir. zaten klasiklerin özelliklerinden birisi de bu değil midir?

    son bir alıntı:

    kurumuş yürekler görmek mi daha ürkütücüdür, boşalmış kafatasları görmek mi, kim karar verebilir?
  2. bu kitabı lisedeyken okudum önce...
    eugene'e hasta olmuştum, çok karizmaydı filan...
    yıllar sonra yeniden okudum ve goriot dışında kitapta insan gibi insan yokmuş dedim...
    hele kızları ayrı dangalaklar, damatlar kumarbaz filan...
    değişik...
  3. goriot baba çok saf.bu kadar saf olamaz insan diye düşünüyordum kitabı okurken