• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
l'inconnu du lac - alain guiraudie
fransa'da bir yaz mevsimi, sadece eşcinsel erkeklerin girebildiği bir göl kenarı, gizli saklı bir yer. franck, ilk görüşte michel'e aşık olur. ancak michel, tüm karizma ve çekiciliğinin altında tekinsiz bir gizem taşıyan tehlikeli bir adamdır. franck bu güçlü adama aşık olduğunda, başına gelecekleri, en azından çok üzüleceğini tahmin etmektedir. ne va ki her şeye rağmen "an"ı yaşamak daha önemlidir. franck ve michel arasındaki tutku, sırların kök saldığı ve herkesi sarıp sarmaladığı gerilimli bir atmosferde vücut bulur.
  1. pek fransız filmleri izleyen biri değilim, dolayısıyla bu ülkenin sineması nasıldır bilmiyorum, ancak yine de yorum yapmak istiyorum. çünkü filmi çok beğendim.

    tek mekânlı bir ffilm olarak, hem şehveti, hem aşkı, hem de gerilimi ve gizemi bir arada barındırıyor. bu bakımdan benzersiz bir konusu var diyebiliriz. ayrıca filmin öncesi ve sonrası belli değil. sadece belli bir zaman diliminden kesit izliyoruz. karakterlerin önceki hayatının hiçbir önemi yok.

    ayrıca bu filmde sanki biraz fazla ucu açık bırakılan noktalar var. biraz daha ayrıntı olsa hoş olurdu diye düşünüyorum.

    filmde yer yer seyirciye fazlasıyla erotik gelebilecek sahneler var ancak bu sahneler rahatsız etmiyor. çünkü tamamen doğal bir cinellik gösteriliyor. (yani salt cinsellik gözümüze sokulmuyor; senaryonun doğal akışı içinde geçiyor, bu da rahatsızlık vermiyor) öyle filmler var ki, az bir cinsellik içermesine rağmen fazlasıyla rahat edicidir. (örnek shortbus - john cameron mitchell)

    !---- spoiler ----!

    film, çoğunlukla orta yaşlı gey erkeklerin “dating” mekânı olan bir göl kenarında geçiyor. filmin ana karakteri olan franck de 35 yaşında ancak diğer erkeklere nazaran daha genç. ve daha duygusal. (belki de hâlâ genç olduğu için, duygusal ilişkilere sıcak bakıyor? bunu bilmiyoruz)

    franck, sahile geldiğinde esmer, yakışıklı, (freddie mercury’yi andıran), 45 yaşındaki michel’li görüyor ve ondan hoşlanıyor. ancak michel’in yanında bir başka genç olduğu için başlangıçta yaklaşamıyor.

    ancak sonradan franck, yanındaki erkek olmadığı zaman michel’le konuşmaya başlıyor ve tanıştıkça daha çok hoşlanıyor, aşık olmaya başlıyor. aynı zamanda michel’de garip bir tehlike, ya da hafif bir ifadeyle huzursuzluk, tekinsizlik var. ancak franck’in duygusal yönü ağır basıyor ve korksa da daha fazla tanışmak istiyor.

    bu sırada herkesten ayrı takılan, yalnız başına sahilin bir ucunda oturan (denize bile girmeyen) bir adam daha var; henri. franck, onun yanına gidiyor ve bundan böyl arkadaşça sohbet ediyorlar. hatta bromance denilen bir tür ilişki doğuyor aralarında.

    bir akşam, herkes gölü terk edip evine döndükten sonra franck sahile inmek ister. ancak tam o sırada, michel'in suda sevgilisi olan gen erkekle beraber yüzdüğünü görür. onları izlemeye başlar. aniden michel ve sevgilisi dururlar, michel, sevgilisini suyun içine doğru itmeye başlar. başlangıçta bir tür oyun* oynadıklarını sanarsınız, oysa michel onu boğmaya çalışmaktadır. kısa süre sonra genç erkek sudan çıkamaz, michel tarafından öldürülmüştür. sonra michel soğukkanlılıkla gölden çıkar ve hiçbir şey olmamışçasına yürür, sahilin gerisindeki ormanda kaybolur gider.

    bu cinayetin her saniyesine tanık olan franck ise o gün hiçbir şey yapmaz. ertesi gün sahile eldiğinde ölen erkeğin eşyalarına bakar; ayakkabısı ve havlusu öylece sahilde durmaktadır.

    franck, aşık olduğu adamın cinayet işlediğini bilmesine rağmen ondan kopamaz. görüşmeye devam eder. o sırada cinayeti aydınlatmak için dedektif gelir, herkesi sorgular. cinayet yavaş yavaş çözülecektir ancak michel sürekli inkâr etmektedir. franck de bunun konusu hiç açmaz.

    ancak filmin sonuyla ilgili fazla spoiler vermek istemiyorum. sadece ekşi'deki bir yorumu alıntılayacağım:

    ***
    frank sonunda "michel" diye bağırırken ses tonundaki o "tamam gel sana güveniyorum, kimi öldürürsen öldür yeter ki benimle ol. beni bile öldürebilecek olma riskine aldırış etmeyecek kadar seviyorum seni" tınısı...
    bana mı öyle geldi bilemiyorum.
    ***

    !---- spoiler ----!