1. 1770-1827 yılları arasında yaşamış, klasik batı müziği denince akılda oluşan ilk isimlerden olan ve hiç unutulmayacak melodileri bestelemiş alman besteci. müzik tarihinde bir çığır açmış, müziğin klasik dönemini kapatıp romantik dönemini yaptığı bestelerle başlatmıştır.

    re minör opus 125 senfonisini * ve sonrasında yaylı dörtlüler için bestelediği yapıtları tamamen sağır olduğu halde oluşturmuştur. bu bakımdan emsalsiz ve aşmış bir besteci denilebilir.

    bestelediği senfoniler ile özellikle piyano sonat ve konçertoları çağının çok ilerisindedir. kendisinden sonra gelen hemen hemen tüm bestecileri etkilemeyi başarmıştır. klasik müziğin geçmişten gelen kalıplarını yıkmış, dönemine kadar hiç duyulmayan tarzda besteler yapmıştır.

    yapıtları arasında piyano sonatları ve piyano konçertoları çok daha fazla öne çıkar. keman sonatları bambaşka güzelliktedir. belleklere kazınan ve bir çırpıda adları sayılabilen pathetique, ayışığı sonatı, tempest, appassionata, hammerklavier gibi piyano sonatlarının, kreutzer sonat gibi mükemmel bir keman sonatının, grosse fuge gibi bir yaylı dörtlü eserinin sahibidir.
  2. hayatını eksik, biraz hatalı, ancak izlemeye değer kılan güzel bir film olan 1994 tarihli (bkz: immortal beloved) isimli filmi vardır. söz konusu şahıs, gerçekten aksidir. doğrusunu isterseniz, müzikle ilgilenen dikkate değer insanların deyimiyle "bach'tan bile aksi" bir şahıstır. elbette barok müzisyenin kör, beethoven'ın ise sağır olmasının bu aksilikle ilgisi olabileceğini belirtmeyi isterim.
    ama insandır sonuçta. ne tür hastalıkların ne tür sonuçlara yol açacağının, tedavilerinin ne olduğunun bilinmediği bir dönemde, 7. senfonisini yazmıştır. ümitle dolu, o zamanın müzikten anlayanlarına göre "iki nota" ile yapılmış senfoni. sonra tüm karamsarlığında, yıllardır mırıldanıp durduğu 9. senfoni çıkar ortaya. aslında devrimcidir biraz. inanmıştır napoleon'un aristokrasiyi yıkacağına. dönemin aristokrasisine yumruk sallar, yüzlerine yüzlerine hem de, sizin döneminizin sonu geldi diye.
    bizim sürekli hitler ile bildiğimiz ama aslında hitlerin çok ötesinde olan ( örneğin, (bkz: arthur schopenhauer) , (bkz: johann wolfgang von goethe) , (bkz: friedrich schiller) alman geleneğinin bir ürünüdür.
    her klasik müzik sanatçısına yapıldığı gibi "ortamlarda" göklere çıkarılmasına gerek yoktur. beethoven romantiktir, o yüzden aslında anlaşılmaz, yaşanır. size hitap ettiği sürece övmekte sorun olmasa bile sırf beethoven diye övmek onun kemiklerini biraz sızlatmaktır.
  3. özellikle son dönem eserleri kolay dinlenebilen eserler değildir. stravinsky, beethoven'ın son büyük eserlerinden grosse fugue için "çağdaş müzik için bile çağdaş kalıyor" demiştir. kolay dinlenilebilinen diyebileceğiniz ünlü 9. senfoni'nin 3. kısmı dışındaki bütün bölümlerde fügal bölümler bulunur. öyle iki üç dinlemede anlaşılabilen bir besteci değildir, kendisinin müziği üzerine çokça kafa yormak gerekir bestelerini anlamak için. ciddi bir beethoven dinleyicisi olmak istiyorsaniz, 3. senfoni 'eroica' ile başlayın derim. bana göre beethoven'ın müziğini en güzel özetleyen eser budur.
  4. bana göre en iyi müzik insanı ve en iyi klasik türküler bestekârı....